Eşler Arası Farklılıkları Mutluluk Vesilesi Kılmak

Son güncelleme: 27.08.2013 10:27
  • Aileyi içerisinde barındıran ev ya cennet köşelerinden bir köşe ya da cehennem çukurlarından bir çukurdur. Evi cennetten bir köşe yapan aile bireylerinin evdeki huzuru, cehennemden bir çukur yapan eşlerin huzursuzluğudur. Evin kapısını kapadıktan sonra dışarıda kalan dert hiçbir şeydir. Dışarıda ne kadar mutlu olursan ol evin içindeki dert gerçek derttir.

    Allah (c.c.), insan neslinin devamını sağlamak ve mutluluğu kazanmak için her iki cinse de maddî ve manevî, fizyolojik ve psikolojik farklılıklar ve özellikler vermiştir. Bunlar sonradan kazanılan değil, doğuştan getirilen özellik ve farklılıklardır. Bu farklılıklar, karşıt cinslerin birbirlerine tahakküm kurmaları için verilmemiştir. Aksine, sahip oldukları değerleri birleştirerek mutluluğun harcını birlikte karmaları için verilmiştir. Çünkü hayatı inşa ile görevlendirilen insanoğlu, bu yükümlülüğünü kadınlar ve erkekler olarak ancak işbirliği, güç ve yetenek ortaklığı sayesinde başarabilir.

    Eşler birbirlerini değiştirmeye çalışmamalı, anlamaya ve tamamlamaya çalışmalıdır. Eşinizi değiştirmek isteseniz de değiştiremezsiniz, çatışırsınız. Çatışma yerine bu farklılıkları fırsat bilmeli ve hayat mücadelesinde avantaja çevirmelisiniz. Yaşamda en büyük mutluluk sevildiğini bilmekten gelir. Yapılan bir araştırmaya göre, 25 yıl ve daha üstü evli olan ailelerde 'Yine aynı insanla evlenirdim' diyen kişilerin yüzde 84'ü, eşlerini oldukları gibi kabul eden çiftlerden oluştuğu anlaşılmıştır.

    Eşler birbirlerinin duygusal ve yapısal farklılıklarını bilmeleri gerekir; Kadın, konuşulmak ve dinlenilmek, erkek ise gazete ve televizyon izleyerek yorgunluğunu atmak ister. Erkek kızdığı zaman yalnız kalmak, kadın ise küstüğü zaman üstüne gidilsin konuşulsun ister. Kadınlar günlük 25 bin kelime konuşurlar, erkekler ise 12 bin kelime konuşur, kadınlar, eşleri (işten) gelene kadar sadece 5 binini kullanırlar. Geri kalan 20 bin kelime için eşlerini beklerler. Çatışma buradan çıkar eşinizin sizinle nitelikli konuşmasını istiyorsanız yapacağınız, eşiniz eve geldiğinde 15-20 dakika rahat bırakmaktır. Kadınlar duygusaldır, “Evlilik yıl dönümü gibi özel günlerde hediye beklerler.” Ancak erkekler bunu anlamayabilir. Hediye almayı önemsiyorsanız bunu eşinizle paylaşın. Küçük ya da büyük he-diyenin önemi olmadığını, hatırlanmak istediğinizi söyleyin

    Michigan Üniversitesi tarafından 5 bin kişi üzerinde yapılan araştırmaya göre, eşler arasında dokunmanın sihirli bir gücü olduğu tespit edilmiştir. Eşler birbirleri ile konuşurken mutlaka saygılı olmanın yanında gözlerinin içine bakmalıdır. Bunu en güzel Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.) açıklamıştır: 'Kişi hanımının yüzüne baktığı zaman, hanımı da onun yüzüne bakarsa Allah (c.c.) her ikisine de rahmet nazarıyla bakar. Erkek hanımın ellerini avucuna alınca o da kocasının ellerini tutarsa günahları parmaklarının aralarından dökülür gider." buyurmuştur.

    Rasülullah: “Mü'min bir erkek, mü'min bir kadından tiksinip nefret etmesin. Çünkü onun bir huyundan hoşlanmayacak olsa dahi, bir diğer huyundan razı olur.” buyurmak suretiyle aile içi hayatta “olumsuzluklar” yeri-ne, “olumluluğa” odaklanmayı emretmektedir. Erkek, daima bardağın dolu tarafına bakarak, eşinin hep iyi hallerini görmeli, hoşlanmadığı hallere göz yum-malıdır. Ailede sorun çıkarıcı değil, sorun çözücü olmalıdır.

    Eşlerin birbirini olduğu gibi kabul edip, farklı özelliklerine karşı saygı göstermesi mutluluğun anahtarıdır. Kabul etmeniz gereken en önemli mesele; bü-tün dünyayı dolaşsanız dahi tamamen kendinizle uyuşacak birisini bulamayacağınızdır. Dün-yada hiçbir zaman aynı özelliklere sahip ve değişik zevkleri olmayan iki insan bulamazsınız. Bu yüzden mutlu ve kalıcı bir evlilik için eşinizin tüm farklı yönlerini olduğu gibi kabul etmeniz gereklidir.

    Emine Bulut Karadağ
#27.08.2013 10:19 0 0 0
  • Ellerin dert gormesin tatlim
#27.08.2013 10:23 0 0 0
  • teşekkür ederim. seninde okuyan gözlerine sağlık olsun kardeşim :)
#27.08.2013 10:27 0 0 0