cenazede yapılacaklar- cenaze duası arapça yazılışı - kadın için kefen nasıl olur - erkek için kefen cinsi - kabirde sorulacak sorular
Cenâze Bahsi
Vefat etmek üzere olan müslüman sağ tarafı üzerine yatırılarak yüzü kıbleye çevrilir. Yanında Kelime-i Şehâdet getirilir ve Yâsîn sûresi okunur.
Vefat edince, bir bez ile çenesi başı üzerinden bağlanır. Gözleri kapatılıp elleri iki tarafına uzatılır. Şişmemesi için karnı üzerine bir demir parçası konulur. Yıkanıncaya kadar yanında Kur’ân okunmaz. Yıkanılacağı zaman, ayakları kıbleye gelecek şekilde teneşir üzerine yatırılır. Avret yeri açılmadan elbisesi çıkarılır ve ısıtılmış su ile yıkanır.
Vefat eden, namaz kılmakla mükellef birisi ise, yıkayıcı eline bir bez sararak örtüyü açmadan taharet yaptırır. Ağzına, burnuna su vermeden abdest aldırır. Cünüp olduğu biliniyorsa ağzına ve burnuna da su verilir. Cünüp değilse; dudaklarının içini, dişlerini, burnun deliklerini ve göbeğinin çukurunu meshetmek kâfidir.
Başı ve sakalı sabunlu su ile yıkanır. Fakat saçları taranmaz. Yıkayıcı daha sonra cenâzeyi sol tarafı üzerine yatırıp sağ tarafını, sağ tarafı üzerine yatırıp sol tarafını yıkar. Sonra, belden yukarısını doğrultup, kendisine dayayarak karnını mesheder. Cenâzeden necâset çıkarsa su ile temizler, yeniden abdest vermesi icâbetmez. Temiz bir bezle kurulayıp kefenler.
Kefen
Kefen; vefat eden müslümanın, sarılıp kabre konulduğu bezdir.
Kefen; erkekler için, kamis, izar, lifâfe; kadınlar için ise, kamis, izar lifâfe, baş örtüsü ve göğüsler üzerine bağlanan bezden ibarettir.
Kâfi miktarda bez bulunamayacak olursa, erkekler için izar ve lifâfe, kadınlar için de izar, lifâfe ve baş örtüsü kafi görülür. Bu kadar da bulanamazsa, cenâze bir beze sarılıp gömülür. Kefenin beyaz ve pamuk kumaştan olması efdaldir.
Cenâze Nasıl Kefenlenir
Cenâze, kamis ile boynundan ayağına kadar, izar ile de başından ayağına kadar kefenlenir. Lifâfe ile de baştan ayağına kadar sarılıp dürülür ve iki ucu bağlanır.
Kefende, sol taraf sağ taraf üzerine dürülür. Cep ve yaka yapılmaz ve kenarları dikilmez.
Kadınlarda; baş örtüsü kamisin üzerine, lifâfenin altına gelecek şekilde örtülür.
Cenâze Namazının Kılınışı
Cenâze namazi dört tekbir ve kiyâmla edâ edilir. Bu namazda secde ve rükû yoktur.
Imam, ölünün gögsü hizasinda durur. Cemâat da arkasinda saf tutar. Cemâata ölünün erkek veya kadin oldugu duyurulur, ona göre niyet edilir. Yâni “Allâh için namaza, meyyit için duâya, er kisi (veya hâtun kisi) niyetine uydum hâzir olan imâma” diye kalben niyet edip imamin arkasindan tekbir alinir. Ilk tekbiri alirken eller kulak hizâsina kadar kaldirilip göbek altinda baglanir, Sübhâneke, “ve celle senâüke” ile okunur.
Bundan sonra eller kaldirilmadan ikinci bir tekbir alinir. Bu tekbirleri imam âsikâr, cemâat ise gizli alir. “Allâhümme salli ve Allâhümme bârik…” okunur. Bundan sonra üçüncü tekbir alinir ve cenâze duâsi okunur.
Cenâze duâsini bilmeyenler burada “Allâhümme innâ nesteiynüke…” yi yâni kunut duâsini veya duâ niyeti ile Fâtiha-i serîfeyi okurlar. Daha sonra dördüncü tekbir alinir, eller yan tarafa birakilip selâm verilir.
“Allâhümmagfir lihayyinâ ve meyyitinâ ve sâhidinâ ve gâibinâ ve kebîrinâ ve sagîrinâ ve zekerinâ ve ünsânâ. Allâhümme men ahyeytehû minnâ feahyihî alel islâmi ve men teveffeytehû minnâ feteveffehû alel îmâni ve hussa hâzelmeyyite (*) birravhi verrâhati verrahmeti velmagfireti verridvân. Allâhümme in kâne muhsinen (**) fezid fî ihsânihî ve in kâne müsîen fetecâvez anhü ve lakkihil’ emne velbüsrâ velkerâmete vezzülfâ birahmetike yâ erhamerrâhimîn.” (***)
(*) Kadin ise “hâzihil meyyite” denir.
(**) Kadin ise “in kânet muhsineten fezid fî ihsânihâ ve in kânet müsîeten fetecâvez anhâ ve lakkihel’emne” denir.
(***) Mânâsi: Allâh’im! Bizim dirilerimizi, ölülerimizi, hâzir ve gâib olanlarimizi, büyüklerimizi ve küçüklerimizi, erkeklerimizi ve kadinlarimizi afv ü magfiret buyur. Yâ Rabb! Bizden yasattiklarini Islâm üzere yasat. Bizden öldürdüklerini iman üzere öldür. Bilhassa bu ölüyü kolayliga, rahatliga, magfirete, rizâna erdir. Yâ Rabb! Eger bu ölü, muhsin ise ihsanini artir; ve eger yaramaz bulunmus ise affet. Kendisine emniyet, besâret, kerâmet ve kurbaniyet nasib buyur, rahmetinle, ey erhamerrâhimîn.”
* * *
Cenâze erkek çocuk ise, yukaridaki duâ “alel îmâni” den itibaren söyle okunur: “Allâhümmec’alhü lenâ feratan vec’alhü lenâ ecran ve zuhrâ. Allâhüm-mec’alhü lenâ sâfian ve müseffean.”
Cenâze kiz çocuk ise, yukaridaki cenâze duâsi “alel îmâni” den itibâren söyle okunur: “Allâhümmec’alhâ lenâ feratan vec’alhâ lenâ ecran ve zuhrâ. Allâhümmec’alhâ lenâ sâfiaten ve müseffeaten.”
Mühim Hatırlatma
1. Bir çok kimseler, cenâze namazının dördüncü tekbirinde, ya hiç ellerini bırakmadan selâm vermekte veya sağ tarafa selâm verince sağ elini, sol tarafa selâm verince de sol elini yana bırakmaktadır.
Bu hareketlerin her ikisi de yanlıştır. Doğrusu, dördüncü tekbiri aldıktan sonra her iki eli yana bırakıp selâm vermektir. Çünkü kendisinde sünnet olan bir zikrin bulunduğu kıyamlarda eller bağlanır. Sünnet olan bir zikrin kalmadığı kıyamlarda ise, eller bağlanmaz, yana salınır. (Dürer, 1/ 53)
2. Cenâze namazı içinde imam açıktan “Allâhü Ekber” diye tekbir aldıkça bazı kimseler kafalarını kaldırmaktadırlar. Bu da yanlış ve tehlikeli bir harekettir. Doğrusu, ne kafa ile ve ne de başka bir azâ ile namaz müddetince hiçbir harekette bulunmamaktır.
3. Cenâze namazı kılınıcak yer veya ayakkabı temiz değilse, ayakkabıyı çıkarıp üzerine basmalıdır.
Kabir ve Defin
Cenâze namazı kılındıktan sonra, tabutun dört ayağından tutup götürmek sünnettir. Mümkünse kırk adım taşımalıdır. Taşıyanlar sür’atle ve sallamadan götürürler. Cenâzeyi takip ederken yüksek sesle zikir yapmak, mezarlıkta cenâze yere konmadan oturmak mekruhtur.
Kabir en az yarım adam boyu derinlikte ve cenâzenin rahatça girebileceği genişlikte kazılmalıdır. Daha derin kazılması daha iyidir. Kabrin kazılması tamamlanınca yer sert ise lahit yapılır. Yâni kabrin kıble tarafı, cenâzenin sığabileceği kadar oyulur ve cenâze oraya konulur. Cenâze kabre kıble tarafından indirilir. Kabre koyan kimse, cenâzeyi, sağ tarafı üzerine koyarak yüzünü kıbleye çevirir.
Koyarken de, “Bismillahi ve alâ milleti Resûlillâh” der. Kefenin baş ve ayak tarafındaki bağlar çözülür. Lahdin içindeki cenâzenin üzerine toprak dökülmemesi için kerpiç konulur. Kerpiç kolay temin edilecekse, onun yerine kuru odun parçası veya kiremit gibi şeyler koymak mekruhtur. Kabrin üzeri toprakla örtülür. Aynı yerden çıkan topraktan olması şartı ile, bir karış kadar yükseltilir, deve hörgücü gibi yapılır. Uzunca veya dört köşe yapılmaz.
Kabir sahibinin eseri kaybolmaması için taşlarına yazı yazmakta beis yoktur. Cenâzeyi ev içine gömmek mekruhtur. Ev içine gömülmek peygamberlere mahsustur. Sahibinden zorla alınan yere defnetmek de câiz değildir.
Cenâze sahiplerine tâziye yani başsağlığı dilemek üç gündür. Üç günden sonra tâziye mekruhtur.
Ölüyü bir şehirden diğer bir şehire götürmek faydasız ve mekruhtur.
Ölen kimsenin rûhu için Kelime-i Tevhîd ve Kur’ân-ı Kerîm hatimleri yaptırılıp ruhuna hediye edilmelidir. Bu ve benzeri hatimlerde ölü için çok büyük ecir, sevap ve fâide vardır. Yine ölünün rûhu için sadaka verip hayırlar yapmalı, fakirlere yardım ve ikramda bulunulmalıdır.
Kabir Suâli
İnsan öldükten sonra kabre konulunca ona iki melek gelip; rabbinden, dininden, peygamberinden, kitabından, suâl sorarlar. Îman, itaât ve iyi amel sahiplerine Cenâb-ı Hakk orada meleklerin suâline cevap verecek bir kudret verir. Böylece meleklerin suâllerini cevaplandırmaya muktedir olurlar. Fakat kâfirler ve isyan ehli, Münker ve Nekir adlı suâl meleklerini görünce, heybetlerinden korkarak tutulup kalırlar, cevap veremezler.
Melekler, suâllerine cevap verebilen mü’minleri cennetle müjdeler ve o andan itibaren bu mü’mine ilâhi ihsan ve mükâfatlar başlar.
Cevap veremeyen kâfirlere ve günahkârlara ise: “Vah, yazıklar olsun sana” derler. Ve o kimsenin vücûduna cehennemden derhal mânevi bir hat bağlanır. Artık kabrinde sıkıntı içinde âzâb çekmeye başlar.
Kabirde Suâl ve Cevapları
- Rabbin kimdir?
Rabbim, Allâhü Teâlâ.
- Dinin nedir?
Dinim, Din-i Islâm.
- Peygamberin kimdir?
Peygamberim, Muhammed aleyhisselâm.
- Kitabin nedir?
Kur’an-i Azimüssândir.
- Kiblen neresidir?
Kiblem, Kâbe-i Muazzama.
- Kimin zürriyyetindensin?
Hz. Âdem aleyhisselâmin zürriyetindenim.
- Hangi millettensin?
Milletim, Millet-i Ibrahim aleyhisselâm,
Mü’minim Hakkâ, Müslümanim Elhamdülillah.
Kabirleri Ziyâret
Erkek ve kadınlar için kabirleri ziyâret menduptur. Zi-yaret esnasında, 1 Fâtiha, 11 İhlâs-ı Şerîf okunur ve hediye edilir. Bununla birlikte Yâsîn-i Şerîf ve Elhâkümüt-tekâsür sûrelerini de okumak müstehabdır. Okumak için kabirler üzerine oturmakta kerahet yoksa da, okumaksızın geçmek, üzerlerinde uyumak veya kirletmek mekrûhtur. Eğer kabirlere basmak zarûreti varsa, 1 Fâtiha,11 İhlâs-ı Şerîf okunup, o kabristanda yatan müslümanların ruhlarına hediye edildikten sonra basılıp geçilebilir. Kabir üzerindeki otları yolmak ve ağaçları kesmek mekruhtur. Çünkü ağaç ve otlar yaş olarak devam ettiği müddetçe, altında yatanların günahlarına keffârettir. Kurumuş olan ağaçları kesmek ve otları yolmakta beis yoktur. Evlâ olan, ondan da kaçınmaktır. Bilhassa insan kendi evine götürüp yakmamalı buna çok dikkat etmelidir.