Aura Nedir - Aura Özellikleri - Aura Hakkında
Canlı bir bedenden yayılan radyasyonla oluşan ve gitgide genişleyen tesir kuşaklan tarzında kendini gösteren alana verilen ad.
Metapsişikçilerin eflüv adını verdiği partiküllerin radyasyonuyla oluşan bu alan, kimi araştırmacılara göre yaşamsal enerji” denilen bir tür enerjinin, organizmalardan insan gözünün göremediği bir frekans düzeyinde titreşen ışınlar tarzında yayılmasıyla (deşarjıyla) oluşan elektromanyetik bir alandır.
Auranın (Fransızcada “ora” okunur) bedeni bir zarf gibi saran, ışıklı ışınlar ve renkli haleler tarzında kendini gösteren, bedene yakın kısımları kimi medyumlar, hassas veya somnambül’ haldeki kişiler tarafından görülebildiği gibi, kirlian fotoğrafçılığı aygıtlarıyla da saptanabilmektedir. Auranın fotoğrafının çekilebildiği bölümüne korona” (taç) adı verilir. İnsan aurasının kişinin zihin düzeyine, sağlık durumuna ve heyecan hallerine bağlı olarak değişik renklerde kendini gösterdiği saptanmıştır. “Beşeri atmosfer” de denilen insan aurasının oval bir biçim oluşturan, bedene yakın kısımları, erkeklerde baş ve omuz hizasında genişler. Aura, İslami tasvir ve minyatürlerde tüm bedeni kapsar biçimde, Hıristiyan mozaik ve fresklerinde ise genellikle, baş kısmındaki bir hale ile temsil edilmiştir.
İnsan aurasının bedene yakın kısımlan iki bölümden oluşur:
1- Yapışık aura: Yaklaşık 0,5 cm. kalınlığında koyu bir bölgedir. Kimilerine göre bu, seyyal ikiz, esiri (etherik) beden, duble gibi adlarla ifade edilen kısımdır. İnsan hastalanınca bu kısım genişler.
2- İç Aura: Yapışık aurayı çevreleyen bölgedir; genellikle
3–8 cm. arası bir genişliktedir.
Parapsikolojide “aura” denilince, auranın yalnızca bedene yakın bu kısımları anlaşılır. Ancak kimi araştırmacılara, okült ve ezoterik bilgilere göre aura, daha doğrusu bedenden yayılan radyasyonun tesir sahası bu kadar değildir; auranın bir de varlığın tekamül durumuna göre değişen dış bölgeleri vardır. Bunlardan birine “dış aura”, sınırsız olan diğerine ise “tam dış aura” adı verilir. Dış aura Rudolf Steiner’e göre insan bedeninden yaklaşık iki kez büyük (yükseklik bakımından), dört kez geniştir. Dolayısıyla, “aura” teriminin, kimi zaman (parapsikolojide) yalnızca yapışık ve iç aura bölgelerini, kimi zaman (ezoterizmde) ise dış aura bölgelerini de kapsayacak şekilde bedenden yayılan radyasyon alanının tümünü belirtmek üzere kullanıldığı görülmektedir.
Dış aura ve tam dış aura bölgelerinin varlığı da kabul edildiği takdirde aura denilen radyasyon alanının başlıca dört bölgeden oluştuğu söylenebilir. Kimilerine göre teozofların esiri–astral–mantal–kozal bedenler dedikleri, auranın bu farklı kısımlarının ifade edilmesinden başka bir şey değildir. (Fakat aura yalnızca bedenli varlıklara özgü bir olgudur.)
Aura, eflüv ve radyasyon terimlerinin sık sık karıştırıldığı görülmektedir; buna bir açıklık getirmek üzere, bu terimlerin arasındaki ilişki şöyle ortaya koyulabilir:
Bedenden yayılan ışınıma ve bu ışınımın yayılması olayına ‘radyasyon’, bu ışınlara ve bu ışınları oluşturan partiküllere ‘eflüv’, bu yayılma olayının meydana geldiği güç ve etki alanına ise aura adı verilmektedir.
Aura teriminin spiritüalist terminolojide kimi zaman “auranın kurulması”, “auranın bozulması” gibi deyimlerle de kullanıldığı görülmektedir. Terim burada ise, bir ‘seans’ nedeniyle birçok insanın bir araya gelmesi sırasında oluşabilen tesir, sempati, ahenk ve anlayış birliğini ifade eder, Ancak kimilerine göre böyle bir birlik halinin oluşumunda, gerçekten, auralar–arası bir sempatizasyon ve ahenk söz konusudur.
Kimi tebliğlere göre, ortak veya birbirine yakın unsurlar taşıyan auralar arasında sürekli bir irtibat, etkileşim ve karşılıklı tesir beslenmesi söz konusudur ki, bu şekilde oluşan kuşaklar için “tesir kuşakları” ifadesi kullanılmaktadır. Kimilerine göre, duygu, düşünce vb. bakımından birbirine yakın ya da aile, işyeri, semt ve kent gibi ortak unsurların söz konusu olduğu insanlar arasında da, kendiliğinden oluşan bu tür tesir kuşaklan ya da sahaları vardır.
“Sadıklar Planı” adlı ruhsal tebliğlerde ise aura, ‘bilinç sahası’ olarak ifade edilmiştir.