''Sahi;
var mıdır güllerin de kederi..? ''
...
Dokunup serçelerin kanat yarasına
besmeleyle yüzüme sürdüğüm şiir bunun adı...
Ağzımda kırılına dek son lehçe
Göğsümden kuşlar uçana dek
'DEM' de gül olup açar sinemde 'AŞK'
Ey kalem!
Ey kadîm yârim!
Bir duâ gibi dökül dilimden
Bembeyaz yağmur sûretinde
Ağarak kırmızıya
Yağarak öylece saçlarımın gazeline
Şâyet bir gün düşerse bu kent
Şükür ki; gülün kan renginden soracaklar beni
Bir ben olacağım bir nûn
Sükût ile yetmişiki söz bırakan mezar taşına
Şâd olsun gözlerim
Ağlar yanarsa eğer
Gökte dört rivâyet beşincisi kırgın mesel
Suyun sırrında yıllanırsa toprak bir nebze eğer
Su ve gülleri; gülleri nilüfer
Su ve elleri; elleri zambak
Su ve dilleri; dilleri kalem!
Yazıversin seni bana sudan ve gülden kalem
Ah!
Gülden sîneme 'AŞK' diyerek bandım ya ben sûretini
Harlara düşüp ağlayı ağlayı yandım ya 'ah' lar ile
Zirâ sen su ve güllere illâ gözlerim diyerek yanmaktaymışsın meğer
Yazılsa da adımız sahrâda güllere Ölümü de seveceğiz biz seninle biliyorum
Ben zaten bütün şiirleri canı yanmışlara bağışladım
O yüzden kanamaktayım gözlerimden binlerce bulutla beraber
Sahi siz güller!
Koynunuzda uyutun ikimizi
Bir gün gülmedik âhir ömrümüzde
Okuyunda gömün bizi
Avuç içimizde bir duâ
'AŞK' ile....!
...Yüzümde dolaşıyor hâlâ sıcak nefesin,
Gitmiyor kulağımdan o hüzün kokan sesin.
Sen, benim yüreğimde yarım kalmış bestesin.
Şarkılar öksüz kalmış, sazlar artık çalmıyor;
Olmuyor be güzelim, inan, sensiz olmuyor....
Çok güzel ellerine emeğine yüreğine sağlık - EliF.