Yolumuzdaki Taşlar

Son güncelleme: 14.11.2013 19:54


  • Ruh
    Acelecidir yaratılış gereği
    Emeklemeden koşsun diler bedeni
    Tekâmül basamaklarını
    Hızla tırmanmak ister
    Elest bezm-in de verdiği sözü hatırlamaz
    Bedeninle kavgaya tutuşur

    Bir damla
    Nutfeden yaratıldığını unutur
    Kibirle gökyüzüne bakarken
    Ayakları basmaz toprağa
    Yol kenarında ki levhaları okumaz
    Yürüdüğü sokakların adını karıştırır
    Döner durur kendi ekseninde kaybolur
    Yanlış okuduğunu da kabul etmez
    Ömür duraklarında şaşırır aklı

    Oysa

    ''Ölüm'' kendini hatırlatmak adına
    Sayısız işaretler bırakmıştır yoluna

    Bel bükülmüş
    Aklar düşmüştür saçlarına
    Göğüs kafesini sıkınca buzdan bir el
    Kum saatini devreye sokar YARADAN

    Melekler dokunur yavaşça omuzlarına
    Nurdan kanatlarınla
    Fısıldar ismini kulağına
    -Çok zamanın kalmadı arın günahlarından -

    Sırlı bir gecenin koynundan
    Karlar düşünce yastığına
    Ses verir yitik yıllar derinden
    Deftere kayıtlı günâhlarının sayfası açılır
    Dolar Ömür torbası

    Hesaplaşmanın ağırlığından
    Çöker yüzüstü yere
    Ayak parmaklarının ucuna kadar kırılır
    Sancıyla kıvranır bedeni

    Tövbeye durur aniden
    Pişmanlıkla sıkışınca göğsü
    Öyle yüksek sesle inler ki

    Geçmişin karanlığından
    Cümle günâhlar yuvarlanır kıyılarına
    Kendi yoluna engel koyanın
    'nefs -i 'olduğunu anlar sonunda

    Kirpiklerinden
    İki damla acı düşünce avuçlarına
    Tebessümü donar dudak kıvrımlarında
    Alnı tahtaya vurmadan
    Melekler bir kez daha yetişir imdadına
    'çok geç artık çok geç' diye duyulmadan o nida

    Hadi dön aslına

    Gönülden et tövbeni
    Biz de amine duralım omuzlarında


    alıntı

#30.10.2013 10:25 0 0 0
  • Hadi dön aslına

    Gönülden et tövbeni
    Biz de amine duralım omuzlarında
#14.11.2013 19:54 0 0 0