Çevre Sağlığının Önemi

Son güncelleme:
  • çevre sağlığını korumak - çevre kirliliği - gürültü kirliliği - çevreyi kirleten etkenlerTabiatta bütün canlıların yaşamasına imkan veren bir denge vardır. Bütün canlılar solunum yaparken oksijen alır ve karbondioksit, bitkiler ayrıca özümleme esnasında oksijen verirler. Özümlemede bitki proteini, yağ, nişasta, şeker, mineraller ve vitaminler meydana gelir. Hayvanların bir kısmı bitkilerle beslenirken, bir kısmı da hayvanlarla beslenirler. Hayvanlar ve bitkiler ölünce, leş yiyiciler ve bakteriler tarafından parçalanıp, tüketilir ve ayrıştırılarak bitkilerin kullanıldığı toprak besi maddelerine dönüştürülür. Bu olaylar tabii bir denge içinde tekrarlanır.Çevre şartlarında meydana gelen fiziki', kimyevi ve biyolojik değişikliğin canlı ve cansız varlıklar üzerinde oluşturduğu zarara "çevre kirlenmesi" diyoruz.

    Çevre kirlenmesini, su ve deniz kirlenmesi, hava kirlenmesi ve toprak kirlenmesi olarak sınıflandırabiliriz.Tabiatın yaratılışındaki var olan denge sebebiyle çevre kendi kendini temizlemektedir. Fakat son asırda, tabii dengeyi bozan kirlenme oranı dünya çapında kendini hissettirmektedir. Çevre sağlığı, tabiattaki tabii dengenin mükemmel olmasıdır. Çevre kirlenmesi, bu dengenin bozulmaya yüz tutmasıyla başlar ve önlem alınmazsa, artmaya devam eder. Çevre kirlenmesi insan ve toplum sağ-lığını tehdit eder.Su kirlenmesinin başlıca sebepleri şunlardır: kanalizasyon atıkları, sanayi atıkları, her türlü çöp ve tarım ilaçları.Hava kirlenmesi, atık bırakılan yakıt kullanılmasından, havaya karışan kirletici gazlardan ve sıvı zerreciklerden ve yangınlardan kaynaklanır.Toprak kirlenmesi, tarım ilaçlarından.

    suni gübrelerden, sanayi atıklarından, radyoaktif maddelerden, beton,asfalt, kalay, demir, kurşun, alüminyum, polietilen gibi maddelerden, petrol ve diğer katı ve sıvı maddelerden ileri gelir. .Bilerek veya bilmeden meydana getirilen olumsuzluklar havayı, suları ve toprağı kirletmekte ve çevre sağlığını ciddi olarak tehdit etmektedir. Çevre sağlığının bozulması, başta kanser olmak üzere birçok hastalıklara sebep olmaktadır.Çevre sağlığının korunmasında iki ana nokta vardır.Birincisi, bozulmamış maddeyi bozulmaktan, yani dış etkilerden korumak; ikincisi de bozulmuş maddeyi işlemlerden geçirerek zararsız hale getirmektir. Bunun için kirleticiler, daha kaynaklarında iken yayılmadan önce tamamen veya kısmen tutulur. Mesela, hava kirlenmesinde gaz Çıkış yerlerine filtreler takılır.

    Fabrika atıkları ve kanalizasyon suları, arıtma tesislerinde çökeItme, havalandırma,süzme, nötrleştirme ve dezenfeksiyon gibi işlemlere tabi tutulduktan sonra tabiata terk edilir. Tarım ilaçları yerine alternatif metodlarla zararlılara karşı mücadele ve suni gübre yerine tabii gübre tercih edilir. Denizlerde, kıyılarda ve nehir deltalarında çeşitli tedbirler alınır. Gemilerin atıklarını rastgele boşaltmaları, denizlere, göllere ve akarsulara veya toprağa, arıtılmadan kanalizasyon suları, fabrika atıkları ve çöp verilmesi, nehirlerin erozyon toprağı ile yataklarını doldurmaları, havanın, suyun ve toprağın, radyoaktif maddelerle kirlenmesi önlenir.Gürültü, çevre sağlığını bozan önemli bir unsurdur.Gürültü, "istenmeyen ses" olarak tarif edilir.

    Başlıca gürültü kaynakları; klakson, egzos, motor ve makine sesi,arabaların alarm sesi, yüksek sesle konuşma, şarkı, müzik,teyp, radyo, televizyon v.b. araçlar, gürültülü oynayan çocuklar ile insanları ve özellikle komşularını gürültü ederek rahatsız edenlerdir.Gürültü sinir sistemini, kalbi ve diğer organları menfi olarak etkiler. Mesela, gürültülü yerlerde çalışanlarda ağır işitme, kalp ve sinir hastalıkları, yüksek tansiyon ve mide rahatsızlıkları daha çok görülür. Bunun için her türlü gürültü ile mücadele edilmelidir.Bir zamanlar köylerden şehirlere akın eden insanoğlu, bugün sanayileşmenin ve çarpık şehirleşmenin olumsuzluklarından kurtulup köylere, sakin yerlere gitmek ve sağlıksız çevre şartlarından kurtulmak istemektedir. Bilim,meslek ve ticaret ahlak: çevre sağlığını korumayı gerektirir. Ancak ahlak, kişilerin keyfine bırakılırsa, ahlak olmaktan çıkar. Ahlaki değerlerin korunması için caydırıcı yasaların yanı sıra, insanların eğitilerek, çevre sağlığı bilincine sahip kılınmasına ihtiyaç vardır. Bu, bütün ülkeler için geçerlidir. Ancak bu takdirde, çocuklarımıza miras olarak sağlıklı bir çevre bırakabiliriz.

    alıntı
0 0 0