tanımadığım bir sonbaharda
sesim düştü toprağa
ve bedenim buz kesti
ayak parmaklarımdan yukarıya..
içimde sakındığım çiçeğim
düştü mezara
ölüm sessizliğine büründü gece
duyamıyorum artık
rüzgarın esintisinde kalan yaprağın
kıpırdama sesini de
içime attığım senli cümleler
şimdi kanserli bir hücre bende
yenildim...
başaramadım
içimden atmaya...
şiirler de kurtaramaz artık beni..
Ellerinize,emeklerinize,yüreğinize sağlık Vildan Hanım.Herzamanki gibi yine çok güzel bir sunum ve sunumun güzelliğinin üzerine çıkmış bir şiir...Eğer şiirler kurtarsaydı insanın yüreğini her sabah doğan güneş ile kaybolurdu yarin kalbimizdeki gölgesi.O gölge ki gündüzü gece gibi karartıp geceyi gözlerden süzülen gel yaşlarıyla yangınlara salan bir hayal dünyası kurmamızı sağlar ve her alınan nefeste umut sağarız (u)mutsuz yüreğimize...Bırakın şiirler kurtarmasın ve her kelimesi kalpteki sevgiliye can versin,seven ruha can olsun...