Seven sevdiğini cehenneme gönderir mi?..Bu cümle biraz garip görünüyor farkındayım ama bir düşünelim istedim.Sevdiğini cehenneme gönderen kaç kişi var acaba…
Okullar- liseler ve bazı üniversiteler- açıldı ve yaz aşklarından lise ve üniversite aşkları dönemine geçiş yaptık.Belki şu ana kadar yazdığım yazı biçimlerinin de biraz dışına taşarak, cümleleri toparlamakta zorlansam da bu konuyu ele almak istedim…”Aşk” kavramının kutsallığına yüreğinin en derininde büyük bir inanç taşıyan biri olarak bu kavramı nasıl basitleştiriyoruz düşünelim istedim..Liseli,üniversiteli, ya da mesleğini icra eden güzel yürekli, ince ruhlu kardeşim insan flört aşk ile neler yaşıyor aslında düşünelim mi?
Toplumumuzun dizileri değişik televizyon programları, modernleşme adına İslamî anlayışı kendimize göre yorumlayıp yumuşatmamız, iki taraf da dini hassasiyetlere sahip ilişkide ölçülü olunur anlayışı(ki Hz. Yusuf Aleyhisselam dahi nefsine güvenmemişti ve Allah’a sığınmıştı) ve daha farklı bir çok sebep seni, bizleri olması gerekenden olmaması gerekene sürüklüyor.Her yerden harama maruz kalma durumumuz nefsimizi şahlandırıyor ve şeytanın da sağdan yaklaşmasıyla en zor savaşımızı kaybediyoruz.Efendimiz Sallallahu Aleyhi Vesellem Tebük Seferinden dönerken “Küçük cihâddan büyük cihâda dönüyoruz” diyerek nefs ile savaşın zorluğunu mükemmel bir şekilde ifade buyurmuştur.
Ah kardeşim ”ama aşk güzel şey” diyeceksin(ya da diyeceğiz).Elbette aşk güzel şey…Aşk ünlü psikolog ve yazarın da şu cümlelerde belirttiği gibi bir mucize “Kadın ve erkek arasındaki bağ, kâinattaki en kıymetli bağların başında gelir. Birbirini daha önce tanımamış, bilmemiş iki insan arasında yaratılan bağ -genellikle aniden olur- mucizeden başka nedir ki?” birçok ünlü şaire en güzel dizleri yazdıran en kıymetlilerinden biri olan Nurullah Genç ‘e “sükût bulmaktansa yerinde/koy beni assınlar kirpiklerinde” dizelerini yazdıracak kadar derin, günümüz söz ustalarından ünlü şair Kahraman Tazeoğlu’na “ gel birlikte olalım demek kolay, benimle hiç olur musun” cümlesi ve benzer cümlelerin bulunduğu birçok kitap yazdıracak kadar insanın canının içinin içine işleyecek bir güzellik.Sevmek değer vermek elbette güzel.Ama o söz” İnsan sevdiğini cehenneme gönderir mi?”…Sen sevgini nefsanî boyutta yaşayıp, sürekli sevdiğinle vakit geçirme keyfini yaşarken o yaşadığın duygunun güzelliğinin o duyguyu Veren’in güzelliğinden geldiğini unutuyor, o duyguyla ilgili imtihanını Allah’a yaklaşma vesilesi yapabilecekken Allah’tan uzaklaşma sebebin yapıyorsun.O sevgide Allah’ın emirleri dışında hareket edip kalbindeki güzelliğin nurunu yavaş yavaş azaltıyorsun…Kendini de “sevdiğini” de cehenneme sürüklüyorsun…Bu cümleleri okuyunca “ama çok seviyorum, ama onsuz yapamam ya da o bensiz yapamaz,hem ikimiz de dikkat ediyoruz, zaten evleneceğiz, o beni kendime getirdi, denedim onu çok özlüyorum….vs” birçok cümleler söylediğini duyar gibiyim.Bunları söyleyen biri olarak bu sözlerin nefsin oyunu ve şeytanın sözleri olduğunu algılayabilecek bir ruh ve kalp inceliğine de sahip olduğunu hissediyorum.
Kendimizle savaşımızda kurduğumuz cümlelerle ilgili küçük değerlendirmeler yapalım ve ilk cümlemiz “onu çok seviyorum” dan başlayalım.Seven sevdiğinin gözlerinde küçük bir hüzün tanesine, acı ifadesine bütün dünyayı kurban eder öyle değil mi?Peki sevdiğinle bir flört dönemi yaşadığında o, gözlerinde bir tek hüzün ve acı ifadesi görmeye dayanamadığın kişinin bırak bu dünyasını( vicdanının sürekli onu sıkması nedeniyle bu dünyasını mahvedersin) ahretini de mahvedip onu yersiz yurtsuz bıraktığının farkında mısın?...”Ama onsuz yapamam ya da o bensiz yapamaz!” İnsan Rabbi’siz yapamaz arkadaşım.Biri olmadığında yaşayabilmek de ölmek de insanın kendi iradesi dahilinde olan bir durum değildir Rabb’in takdiridir ve görülür ki intihar da edilse(bu imanî bir sıkıntı durumudur maalesef) Allah seni onsuz onu da sensiz yaşatır…İnsan asıl Rabbi’siz yaşayamaz.Bak Allah inancı olmayan Allah’ın onlara kendini unutturma derdini verdiği insanlara, içlerindeki boşluğu doldurmaya çalışırken yaşadıklarına ne demek istediğimi anlarsın….! “Hem ikimiz de dikkat ediyoruz ve zaten evleneceğiz.”Şöyle bir dönüp yaşadığın ilişki ya da muhabbete bir bak istersen, nereye kadar dikkat ediyorsun.Nefsinle ilgili ölçütün hala başladığın nokta da mı yoksa yavaş yavaş değişmiş mi?Unutma Yusuf Aleyhisselam bile nefsine güvenmemiş Allah’a sığınmıştı. Ünlü yazar Nazan Bekiroğlu’nun ifadesiyle “ Rabbim, diye devam etti Yusuf duasına.İstemeyi istemek kadar, istememeyi istemek de zor.Benim tedbirim senin takdirinden küçüktür.” Diğer cümle “zaten evleneceğizéde ise bir saniye sonrasında ne olacağını bilmediğin hayatın için bir garanti biçtiğini fark etmen durumu algılaman açısından yeterli olur galiba… “O beni kendime getirdi.” Cümlen ile ilgili güzel şeyler vesile olan birinin sevgisini sadece nefsî boyutta yaşayıp şeytanın işni kolaylaştırmak ona haksızlık olmaz mı?Gelelim “Denedim onu çok özlüyorum.” cümlesine…Özlemek, uzaklık varolan sevgiyi büyüten en önemli lütuflardan biri belki de insana.Denediğinde,resimlerine bakarak hayaliyle uyuyor, hayaliyle uyanıyor hatta ağlıyorsun belki de.Merak ediyorsundur elbette…Gönlünde muhabbetini taşıdığı yurtdışında olan biri için bir tanıdığım “ ne yiyor, ne içiyor, hasta mı, iyi mi duramıyorum” demişti.Şunu düşün arkadaşım senin merhametinin derecesiyle Allah’ın merhamet derecesini karşılaştırmak mümkün mü?...Onu seviyorsan, özlüyorsan Allah’a sığınıp onun için dua etmek, onu Allah’ın sonsuz Rahmet’iyle kucaklamasını istemek, en güvenilire emanet etmek daha akıllıca olmaz mı?...
Tüm bunlara rağmen “Ama bizi bu şekilde yönlendiriyorlar.” dersen orada da sana söyleyeceğim şey “Sen inancına göre mi yaşıyorsun yoksa topluma, çağa göre mi yaşıyorsun ya da kendini dinine uydurmaya mı çalışıyorsun kendini ve dinini çağa, topluma uydurmaya mı çalışıyorsun?”bunları düşün ve kendin ile dinin sıkışma olur mu?
Yazdıklarımda haklılık payını fazla gören kardeşlerim, arkadaşlarımdan sevdiklerine sözler…
“Seni Allah sevdirdiği için seviyorum ve seni güzel görmemin sebebi, Allah’ın bu duyguyu yaşattığı duygudaki güzellik (duyguya yansıyan Zat’ındaki güzellik) ve en güzel isimleriyle senin üzerindeki tecellileri.Seni çok sevdiğim için cehenneme sürüklemek istemiyorum zamanı gelinceye kadar önce Allah için sonra senin için senden vazgeçiyorum.Özleyeceğim ve özleyeceksin biliyorum.Ama “Allah sabredenlerle beraberdir.”(Bakara suresi 153. Ayet) bunu da biliyorum.Seni nefsimle, bedenimle sadece bu dünyamla değil, kalbimle, ruhumla, ahretimle sevmek istiyorum.”
Allah bu hassasiyetlere sahip her insanı hayırlısıyla yine bu hassasiyetleri taşıyan insanlarla karşılaştırsın.Amin
alıntı