gramer bilgisi - dil bilgisi nedirBir dili bütün aynntılanyle inceleyip, kurallarını belirten bilim.
Bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyip kurallarını tespit eden bilim, gramer.
Çeşitli düzeydeki okullarda, Türkçenin ses, şekil ve cümle yapısı ile cümlenin ögeleri arasındaki anlam ilişkilerini öğreten bilgi dalı; bu bilgileri veren dersin ve kitapların adı.
Dilbilgisi bir dilin ses, biçim ve cümle yapısını inceleyen özellikleriyle kurallarını saptayan bilim dalı. Bu amaca erişme yolunda dilin doğuş, gelişme, yapı özelliklerini, çeşitli niteliklerini de konu edinir.
Dilin doğru, düzgün kullanış yollarını gösteren bilgileri içerir. Ufuk genişliği açısından bütün diller için geçerli kurallan arayan Genel Dilbilgisi, yakın diller arasındaki uygunlukları inceleyip kaynak ortaklıklarını saptayan Karşılaştırmalı Dilbilgisi, dil kurallarının genel doğrularını araştıran Kuramsal Dilbilgisi vb gibi çeşitleri vardır.
Bir dilin (ya da dil grubunun) geçmişteki köklerinden başlayarak gelişimini inceleyen Tarihsel Dilbilgisi ile belli bir dönem ve durumdaki özelliklerini sergileyen Betimleyici Dilbilgisi aslında birbirini tamamlarsa da öğrenim ve eğitim aşamasındaki dilbilgisi, doğru konuşma ve yazmayı amaçlayan bir disiplin toplamı olarak öncelikle en geçerli olgulara dayanır, yorumlara gerek görmez.
Dilin genel kurallarını izler, onları öğretir, belletir, yazılı ve sözlü sanatsal ürünlerin örnekliğinde vazgeçilmez bir dikkat titizliğine dönüştürmeyi amaçlar. Dilbilgisinin öğrenim sırasında birbirinin önüne geçmemesi gereken temel konuları :
Ses-bilgisi (fonotik; sesbilimi fonoloji);
Biçimbilimi (yapıbilimi, morfoloji),
Tümce (cümle) yapısını inceleyen Söz-dizimidir (tümcebilgisi; sentaks).
Bu ana bölümlerin yanı sıra dilin doğuşu ilke olan özellikleri, dillerin çeşitlenmeleri (lehçeler, ağızlar), sözcük kökleri, türeme yolları, anlambilgisi (semantik), deyimler, argo, noktalama imleri, yazım (imla) kuralları da dilbilgisinin içerdiği başlıca dallardır.
Dilbilgisi çalışmalarının Hindistan’da ve Eski Yunan’da başladığı kabul edilir. Sanskritçenin kurallarını saptamayı amaçlayan çalışmalar (M.Ö. 4. yüzyıl, Panini) yanı sıra mantığa dayalı ilk dilbilgisi eserini veren Aristoteles (M.Ö. 384-322) öncü sayılır. M.Ö 1. yüzyılda Trakyalı Dionysios’un yazdığı Dilbilgisi Sanatı eserleri de eldedir.
Romalıların Yunan gramerlerinin yöntemlerini Latinceye uyarlama çalışması yaptıkları (M.S. 4. yüzyıl Donatus), uygulanan yolun bütün Ortaçağ için geçerli olduğu bilinir. Yerel ve yöresel dillerin Kilise Latincesi’nin gölgesinde yeşermeye çalıştığı yüzyılardan sonra uyanan ulusal bilinç, ulus dillerini ortaya koymaya Rönesans’dan sonra başlar (örnek: Antonio de Nebaija’nın Castilla Grameri, 1942). Bundan sonrası günümüze kadar her ülkede ulusal dilin özellik ve kurallarını saptama ve koruma, doğru kullanımını öğrenme ve yaygınlaştırma yolunda gelişti.