Kingdom Online Hakkında bilinmesi gerekenler - Kingdom Online de aç nedir
Lord Klein önünde duran şeyin ne olduğuna baktı.
Tam önünde, kocaman bir hisar vardı. Belto lejyonunun yönettiği kalelerden biriydi.
Bundan kısa bir süre önce Ruben Lejyonu, topraklarını istila etmekten vazgeçmesi için Belto Lejyonu ile anlaşmaya çalışmış fakat bu çaba Belto Lejyonu tarafından reddedilmişti.
Bunun üzerine General Brigade, Belto Lejyonunu cezalandırmak için karşı istila hareketi başlatmaya karar verdi ve Ruben Lejyonu'nun Lordlarını çağırdı.
Belto Lejyonu'nun onlarca süvarisi Hisar kapısı önünde dizilmiş Ruben Lejyonu'nun kamplarına doğru bakıyorlardı.
Lord Klein sol tarafına döndü ve dehşet saçan mancınıklar ve koç başlarının önünde dizilmiş olan yüzlerce askerine baktı.
Aynı anda General Brigade'nin sesi yankılandı;
"Saldırın!"
Bütün askerler hep birlikte düşmana doğru koşmaya başladı.
Tabi baltasını tutan Klein'de.
Süvarilerin ve askerlerin çarpıştığı anda,
Klein baltasını göğsünün üzerinde tutup sallamaya başlamıştı.
Üzerinde taşıdığı Aere Taşı'nın parlaması ile birlikte Klein'in baltası hızlanmış ve 4 süvariyi safdışı etmişti bile.
Klein'in bu etkili saldırı gücü kısa sürede tüm süvarilerin ölümüne neden olmuştu.
Son süvaride yere düştüğünde General Brigade'nin sesi bir kez daha duyuldu;
"Mancınıklar ateş!"
Alev alev yanan kayalar kale kapısını ve duvarlarını dövmeye başladı.
Surların üzerindeki Belto Lejyonu okçuları durmaksızın ok yağdırıyordu.
"Koçbaşını getirin!" diye haykırdı General Brigade bir kez daha.
Büyücüler ve okçular savaşmakla meşgülken, ağır tekerlekleri üzerinde getirilen koçbaşı kale kapısının önünde belirdi.
Çok kısa bir süre sonra, kale kapıları büyük bir gürültü ile yıkıldı.
Klein'in önderliğindeki askerler kırılan kapıdan içeri girdi.
1 saat içinde kalenin tamamı Ruben Lejyonu tarafından ele geçirilmişti.
---
General Brigade yüzünde hoşnut bir gülümseme ile Lord Klein'i kutluyordu.
"İyi iş çıkardın Klein!"
"Elimden gelenin en iyisini yaptım General."
General masanın üstündeki haritayı Klein'in önüne açtı ve,
"Klein, yapmanı istediğim çok önemli bir görev var."
Klein dikkat kesilmiş ve gözlerini haritaya dikmişti.
"Sende bir Aere Taşı var ve bu taşın sahibine verdiği büyük gücü biliyorsun. Daha güçlü bir ordu olmamız için daha fazla Aere Taşı'na ihtiyacımız var."
Klein şaşırmıştı, General Brigade parmağını harita üzerinde bir noktaya koydu ve konuşmaya devam etti;
"Dağ Vadisi'nin güneyinde bir zindan var. Aere Taşı'nı oraya gömmüş olmalılar. Klein, o taşı Belto ve Asien Lejyonlarından önce bulmalısın! Böyle büyük bir gücün düşmanlarımızın eline geçmesine izin veremeyiz!"
Klein hiç tereddüt etmeden cevapladı;
"Merak etmeyin General Brigade, Aere Taşı'nı size getireceğim."
Doğruydu, Aere Taşı büyük bir güce ve paha biçilemez bir değere sahipti. Zafer ve yenilgi arasındaki ince çizgi savaşçının hangi Aere Taşı'nı taşıdığına bağlıydı.
Klein General'in bahsettiği zindana doğru hemen yola çıktığında beraberinde bir efsanede başlamak üzereydi.