İçtikçe zamanı yokluğunun ellerinden
Sensiz avuntuların teninde yanıyor
Kahroluşlar...
Yüreğim yangın yeri
Sönmedim daha
Küllendikçe sızım
Savruluyor yalnızlıklara
Kervan geçmez yollarda şimdi adımlarım
Senden başka hiç kimseyi
Sevmedim,sevemedim yar
Gittin
İki damla yaş düştü
Ayrılığın gözlerinden
Duvaksız hayallerin
Umutsuz bekleyişlerinde ağladı vuslat.
Bu kaçıncı gönderemediğim mektubum sana
Ucu yanık mısralarda tüterken hasret...
Yüreğimin namlusunda bir atımlık kurşundu sevda
Sen gideli kendini vurdu kalbinden
Ağır yaralı...
Aşka değen her söz senden geçerdi
Susturdum şimdi içimdeki tüm çığlıkları
Sensizlikten daha derindi
Yüzümdeki ölümsüz hüzün
Sûreti sen...
Yokluğun aktı gözlerimden
Sensiz doğan her güne ağladım ben
Ört gözyaşlarımı üzerine
Hangi uykumun rüyasında saklısın
Hangi şafakla doğacaksın yeniden...
Yokluğuna düşürülmüş hasretimin öyküsü
Yüreğimin ağlayan kayıp türküsü
Yarım bir beste olup kaldın dudaklarımda
Dinledikçe acımı sızlatan...
Hasretin parmak uçlarında çizildi sensizliğim
Bir vedanın tuvaline...
Yokluğunun resmidir şimdi
Zamanı çivilediğim duvarlarımda asılı duran
Hâlâ aklım almıyor
Yüreğim inanmıyor
Beni benden nasıl alıp gittiğine...
Dünya cehenneminde yaktın ya beni
Mahşere bırakma ne olur gözlerinin cennetini
Geri vermek için ruhumu
Dön!
Dön ne olursun yar..