Dua, mü’minin alemlerin Rabbi olan Cenab-ı Allah’tan yardım istemesidir. İnsanlar istediklerini dua ile elde ederler. Sıkıntılardan, üzüntülerden dua ile kurtulurlar. Kaza belalardan dua silahı ile korunurlar.
Dua kulun Allah’la arada kurduğu bir köprüdür.
Cenab-ı Allah:
- “Bana dua edin ki size cevap vereyim,duanızı kabul edeyim “buyuruyor. (Mü’min:60)
Bir ayette de:
- “Dualarınız olmasaydı Allah nazarında ne değeriniz olurdu” (Furkan:77) buyrularak duanın önemi belirtilmiştir.
Dua sadece Allah’a yapılır.
Dua etmek için önce;
- Bir miktar sadaka verilirse.
- Allah’a hamd,Resulüne salavat getirilirse,
- Günahlar için istiğfar edilirse,
- Acele edilmez, gönülden yapılırsa,
- Büyükler vesile kılınırsa,
- Mübarek zamanlarda, mekanlarda yapılırsa,
- Abdestli olunur,namazlardan sonra yapılırsa, o zaman duanın önü açık olur inşallah.
Kur’an’da ve Hz.Peygamberin hadislerinde nasıl dua edeceğimiz, nasıl korunup ve nasıl kurtulacağımız konusunda bilgiler ve uyarılar vardır. Bu konuda Kur’an’da şöyle bildirilmiştir:
- “Rabbimiz! Bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; Kalplerimizde iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma. Rabbimiz! Şüphesiz sen çok şefkatli ve çok merhametlisin. (Haşr:10)
- “Ey Rabbimiz! Bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik ver. Bizi cehennem azabından koru!” (Bakara:201)
- “Müslüman bir adam, üç kere cenneti Allah’tan isterse, Cennet onun için: “Allah’ım! onu cennete koy” der ve üç defa cehennemden uzak kalmayı Allah’tan isterse,cehennem onun için:”Allah’ım!onu benden uzaklaştır ”der.” (Ramuz:375/6)
Allah Kutsi hadiste şöyle buyurur:
“Kulumun defterine bakın, kimi ki cenneti benden istemiş görürseniz, onu kendisine veririm. Kim de cehennem den bana sığınmışsa, onu ondan korurum.” (Ramuz:517/4)
Kendisini cennete götürecek iş yapan cennete gider. Kendisini cehenneme götürecek iş yapan da cehenneme gider.
Allah günahtan ve haramdan korunan ve kaçınanın vücudunu toprağa da,ateşe de haram kılmıştır.
Cenab-ı Allah mü’mini şöyle tarif ediyor:
“Mü’minler,meleklerin “size selam olsun.Yapmış olduğunuz iyi işlere karşılık cennete girin” diyerek tertemiz olarak canlarını aldıkları kimselerdir.” (Nahl:32)
Kabirdeki cennetlik veya cehennemlik olduğunu bilir mi? Bilir:
Hz.Peygambere:
- Ölen kimse cennetlik veya cehennemlik olduğunu bilir mi?
- “Evet, bilir. Zira ona sabah akşam cennetteki veya cehennemdeki yeri gösterilerek sonra oraya gideceği söylenir.(Müslim Cennet 65-66)
Ebu Hüreyre (ra) den nakledildiğine göre Rasulullah (sa) şöyle buyurmuşlardır:
“Allah cenneti yaratınca Cebrail’e: Git, cennete bak bakalım dedi. Cebrail de gidip baktı ve: Ey Rabbim! İzzetine yemin ederim ki, bu cenneti işiten herkes oraya girer, dedi. Sonra Yüce Allah cennetin etrafını nefsin hoşlanmayacağı şeylerle çevirdi.Sonra Cebrail’e: Şimdi git bak bakalım, dedi. Cebrail gidip baktı. Dönünce dedi ki: Ey Rabbim! İzzetine yemin ederim, korkarım ki bu cennete hiç kimse girmez. Rasulullah devamlı Allah cehennemi yaratınca yine Cebrail’e: Git, cehenneme bak bakalım dedi. Cebrail gidip baktı ve: Ey Rabbim! İzzetine yemin ederim ki, bu cehennemi duyan hiç kimse oraya girmez. Sonra Yüce Allah cehennemin etrafını nefsin hoşlanacağı şeylerle çevirdi. Sonra Cebrail’e: Şimdi git bak bakalım, dedi. Cebrail gidip baktı,dönünce şöyle dedi: Ey Rabbim! İzzetine yemin ederim, korkarım ki herkes bu cehenneme girer” (Ebu Davud,2/538)
“O gün herkes, yanında bir sürücü ve bir şahitle birlikte gelir. Allah: Ey sürücü ve şahit! Her inatçı inkarcıyı, iyiliklere engel olan saldırgan şüpheciyi atın cehenneme der. Yanındaki şeytan ise: Ey Rabbimiz! Ben onu azdırmadım. Fakat o derin bir sapıklık içindeydi, der… Cennet, kötülüklerden sakınanlar için yaklaştırılır. Zaten uzakta değildir. Onlara denir ki: İşte bu cennet, Allah’a yönelen, onun buyruklarına riayet eden, görmediği Rahmandan korkan ve hakka yönelmiş bir kalple gelen kimseler içindir. Şimdi esenlikle oraya girin. İşte sonsuzluk günü budur.” (Kaf,21-32)
“Bana bir dua öğret de namazımda okuyayım” diyen Hazreti Ebu Bekir’e Efendimizin öğrettiği şu duada gönül harareti ne kadar da canlıdır:
Çünkü affı sonsuz,merhameti nihayetsiz olan yalnız sensin.”
“Allah’ım!
Bütün işlerimin başı olan dinim konusunda hataya düşmekten beni koru!
Yaşadığım şu dünya işlerimin yolunda gitmesini sağla!
Dönüp varacağım ahiretimi kazanmama yardım et!
Hayatım boyunca daha çok hayır yapmama imkan ver!
Her türlü kötülükten kurtulmamı sağlayacak bir ölüm nasip et!” (Müslim,Zikir 71)
Efendimizin şu duası bunun en güzel örneklerinden biridir:
“Allah’ım!
Günahlarımı, bilgisizlik yüzünden yaptıklarımı, haddimi aşarak işlediğim kusurlarımı, benden daha iyi bildiğin bütün suçlarımı bağışla!
“Allah’ım!
Ciddi ve şaka yolu yaptıklarımı,yanlışlıkla ve bilerek işlediğim günahlarımı affeyle!
Bütün bu kusurların bende bulunduğunu itiraf ederim.
“Allah’ım!
Şimdiye kadar yaptığım, bundan sonra yapacağım, gizlediğim ve açığa vurduğum, ölçüsüz bir şekilde işlediğim ve benden daha iyi bildiğin günahlarımı bağışla!
Öne geçiren de sen ,geride bırakan da sensin.
Senin gücün herşeye yeter.”
- Peygamberimiz şöyle dua etmiş ve edin buyurmuş: Bilhassa farz namazlardan sonra:” Allahümme ecirna minennar” Allah’ım, bizi cehennem azbından koru.”
- Ashab: – “Peygamber bize:”iki büyük şeyi unutmayın: cennet ile cehennemi” dedi ve gözünden yaşlar aktı, devam etti.
- Allah’a yemin olsun ki ahiretle ilgili bildiklerimi bilseydiniz, ağlayarak yollara düşer, evlerinizde durmaz, başınızı oraya buraya vururdunuz. dedi. (Et-Tergıb ve’t Terhip:4/457)
- Hz.Peygamber (as) bir cenaze için şöyle dua eder:
- Allah’ım! Onu bağışla. Ona rahmet et.Onu azaptan kurtar. Kusurlarını affet. Kabrini genişlet, onu günahlarından arındır. Onu cennetine koy. Kabir azabından cehennem azabından koru.”
Bir Müslüman bu duayı duyunca: “keşke ölen ben olsaydım” der. (Müslim,Cenaiz:85)
Hayat boyu hüsn-ü hatime için dua edilmeli.” imanını kurtaranlardan et Allah’ım!”diye dua edilmelidir.
Ölenler içinde onları hayırla anmak ve “Allah’ım! Bu kulunun günahlarını bağışla, kabrini nurla doldur.” Gibi dualar edilmelidir.
SONUÇ OLARAK
Başı boş değiliz.Sorumsuz da değiliz.
- Hz.Peygamber:”Kıyamet gününde öncelikle beş şeyin sorgulaması yapılacaktır:
1. Hayatını nerede nasıl geçirdin?
2. Bilgini nerede kullandın?
3. Malını nereden kazandın?
4. Malını nereye harcadın?
5. Gençliğini sağlığını ne şekilde yıprattın? (Tirmizi Kıyamet: 2532) buyurarak sorumlu bir varlık olduğumuzu bildirmiştir.
- Allah soracak:
- Farzları, vacipleri yani emirlerimi yerine getirdin mi?
- Haramdan , şüpheli şeylerden kaçındın mı?
- Gönderdiğim peygamberime mi uydun, yoksa başkalarına mı uydun?
- Benim için ne yaptın?
- Kullarım için ne yaptın?” diyecek.
- “Kabirde ilk melek gelip soracak?
- Rabbin kim?
- Dinin ne?
- Peygamberin kim? Mü’min cevap verir, Kafir: “bilmiyorum” der cevap vermeye gücü yetmez” (Hamd Döndüren, İslam ilmi hali:116)
- Şimdi soruyorum:
- Nasıl bir hayat yaşıyorsun?
- Hayatın hesabını vermeye hazır mısın?
- Nasıl bir ölümle ölmeyi düşünüyorsun?
- Kabir hesabına hazır mısın?
- Mahşer günü Allah’ın affına peygamberin şefaatine kendini layık görüyor musun?
- Amel defterinin sağından mı, solundan mı verileceğini tahmin ediyorsun?
- Sıratı geçerek, cennete girerim mi diyorsun, yoksa ben hesabımı veremem, cup diye cehenneme düşerim mi diyorsun?….
Fırsat kaçmış değil. Her eksikliğin giderilmesi için zaman geçmiş değil. Nefsinin şeytanın, dünyanın cazibesinden kurtulup Allah’a kul olup kurtulman zor değil. Gel, Müslüman ol, Müslüman gibi yaşa, Müslüman olarak öl, selametle cennete gir. İş bu kadar basit.
Gelip geçici olanı, baki olana tercih etmemeliyiz.
Yaptığımızı sadece cennet arzusuyla değil, Allah rızası için yapmalıyız. “Cennet cennet dedikleri birkaç köşkle birkaç huri isteyenlere ver onları. Bana seni gerek seni” diyor Yunus.
Bakara suresi 82. ayetle “iman edip yararlı iş yapanlar cennetliktir. Orada devamlı kalacaktır.” buyruluyor.
Rasulullah vefat döşeğinde şu ibretli ve manalı sözleri söylemişti:
“Ey insanlar! İyi biliniz ki ben sizden önce gidecek, sizi bekleyeceğim. Sizde gelip bana kavuşacaksınız. Buluşacağımız yer, Havz-ı Kevser başıdır. Ancak yarın benimle havuz başında buluşmak isteyen elini ve dilini günahlardan çeksin.”
Biz küçük günahlardan kaçınırsak, Cenab-ı Allah bizi büyük günahlardan koruyacaktır. Eğer büyük günahlardan kaçınırsak, Allah küçük günahlarımızı bağışlayacaktır.
Şöyle dua ederek kitabı bitirelim:
- “Allah’ım! Bizi Dünyada da ahirette de iyilik ver.Dünyada Müslüman’ca yaşayan Müslüman olarak can veren kullarından eyle. Ölümün acılarından koru.Bizlere iman nasip et. Kabrin darlığından, karanlığından ve azabından bizi koru. Sıratı kolay geçenlerden ,amel defteri sağ tarafından verilenlerden eyle. Mahşer günü bizi rezil ve zelil etme. Peygamberimizin sancağı altında toplanan, havz-ı kevserinden içen ve şefaatine nail olanlardan eyle. Allah’ım! Bizi affet ve cennetine giren, nur cemalini görenlerden eyle. Amin.