Ölülerle İlgili Hurafeler - 2

Son güncelleme:
  • d. Mezarla ilgili hurafeler:

    Kabristanlıklar hurafelerle dolu, ölüler dirilerden bir şeyler beklerken, diriler ölülerden çok şey bekliyor. Mezarlıklarda çare aranıyor. Ziyaret edip sevap kazanalım derken, günaha giriliyor.

    Kabirler dua yerleri, namaz kılma yerleri, adak yerleri değildir. Onların beze, çaputa, mersine ihtiyacı yok, Yasine ihtiyacı vardır.

    Mezar taşları hurafelerle dolu, mezar taşında şiirler, fotoğraflar, intikam anıtı haline gelenler, kaynana-gelin çekişmeleri ile dolu. Bazılarında ‘Fatiha’ ya bile yer kalmamış.

    Kabirler İslâm’a uygun değil, yüksek yüksek, masraflı kabirler üzerleri kapalı, yatana ağırlık veren türbeler…

    Peygamber (as) Hz. Ali’ye “Putları ve yüksek kabirleri yık!” demiştir. –Müslim,Cenaiz:93

    Kabirde işlenen bazı hurafeleri şöyle sıralayalım:

    - bir kucak mersinle gitmek, çevreyi kirletmek.

    - Mezarlar üzerine oturmak, üzerlerine basmak.

    - Mezarda yatandan bir şey istemek.

    - Mum yakmak, mendil, yazma, çaput bağlamak.

    - Kurban kesmek.

    - Namaz kılmak.

    - Mezar taşını, toprağını öpmek.

    - Para ile Yasin hatm satın almak veya para verip birine okutturmak.

    - Ağlayıp sızlamak.

    - Mezar toprağını büyü malzemesi yapmak.

    - Mezara büyü yapıp, tahta kaşık saplamak.

    - Bayanların tesettürsüz gitmesi, mezardakine eziyet vermesi… vb.

    d. Kabir Ziyaretlerinde İşlenen Hurafeler:

    - Kabir ziyareti ölümü hatırlamak, ölenden ibret almak için yapılmıyor. Ölüm düşünülmüyor, ahret hatırlanmıyor. Maksat ölenin ruhuna bir Fatiha, bir Yasin okumak olmalıdır.

    - Kabir ziyaretinin sevaba dönüşmesi için adaba uygun yapılmalıdır ki, hayra vesile olsun.

    - Dost ziyaretine, düğün eğlencesine gider gibi güle oynaya kabir ziyareti yapılmaz.

    - Kabir ziyaretine giden bir kucak mersin alıyor, kabir başında somurtuyor, selam vermiyor.

    - Kabir başında ağlanıp, sızlanmaz. Peygamber (as) kadınların bu tür davranışları yüzünden başta kadınların kabir ziyaretini yasaklamıştır.

    - Kabrin içi ile değil dışı ile ilgileniliyor.

    - İyilik yapınca kabirdekilerin sevindiği, kötülük yapınca üzüldükleri düşünülmüyor.

    - Mezar başında saygı duruşunda durmak.

    - Mezarın etrafında dönmek.

    - Çelenk, çiçek götürmek.

    - Kabirdekine şikayette bulunmak, ondan bir şey istemek.

    - Mezarın üzerine pirinç buğday koymak; yiyecek, giyecek koymak hurafedir.

    - Kabir ziyaretinin belirli günü, saati yoktur.

    - Kabire başı ile selam vermek, bir şeyler söyleyip izin alıyor gibi yapmak, ayrılırken geri geri gidip ayrılmak yabancıların âdetidir.



    Peygamberimiz: “Ey Allah’ım! Kabrimi tapınılan yer yapma” diye dua etmiş, kabir üzerine bina, kubbe yapılmasını men etmiştir. (Riyaz üs Salihın:1799)

    Hz. Ömer zamanında Hz. Peygambere biat edilen ağaç, Peygamberin ölümünden sonra saygı ile ziyaret edilir hale gelince, bunu gören Hz. Ömer ağacı kökünden kestirmiştir.

    f.Ölenin ardından gün saymak hurafedir

    Ölen için yapılacak hayır ve sevaplı işler için gün beklenmez. Hatta cenaze mezara konmadan ne yapılacaksa yapılmalıdır.

    - Eti kemiğinden şu gün ayrılır deyip 7. 40. 52. gün saymak doğru değildir. Belki o bedeni Cenab-ı Allah toprağa haram kılmıştır. Sonra cenaze kabre konduğu an sorgu başlar. İşte yangında başlamış olur ki, ne yapılacaksa hemen yapılmalıdır.

    - Ölenin ardından 3 gün sonra helva dağıtılacak diye bir şey yoktur.

    - Ölüm yıldönümünde mevlit okutma mecburiyeti yoktur.

    - 7. 40. 52. gün ve yıldönümünde bir şeyler yaparak sorumlulukların bittiği zannediliyor. Mevlit okutmak dini bir görev değildir. Hele günümüzde para karşılığı okutulduğu için günaha bile girilebilir.

    g. Kabirler kurban kesmek, adak adamak:

    Kurban, bir ibadettir. Bunun ölülere yapılması asla uygun değildir. Allah’tan başkasına kurban kesilmez. Kesilirse o hayvanın eti yenmez. (Mâide:3)

    “Şu işim için veya şu işim olursa; falan yatıra kurban keseğim.” denmez. Yardım Allah’tandır. Allah’tan başkasından yardım dilemek şirktir.(Mâide:11 + Tâlak:3)


    Mezarlıkta horoz kesmek, kanını mezar taşına sürmek veya adak adamak günahtır.

    Adakta sevap yoktur. Adak olmayacak bir şeyi oldurmaz. Adak, kaderi değiştirmez.

    Adak adamak, borcu yokken borçlu kılmak olur. Adağın yerine getirilmesi vaciptir. (Hac:29) adak yerine getirilmediği zaman sorumluluk doğar.

    Araplar dileklerimiz, işlerimiz olsun diye putlara adak adar, kurban sunarlardı. Kanlarını putlara sürerlerdi. Adak adamanın, mezarlıkta kurban kesmenin cahiliye âdeti olduğu bilinmektedir.



    İçinde bir Bektaşi’nin de bulunduğu gemi Karadeniz’de fırtınaya tutulur. Yolcular birer evliyaya adak adada kurtulalım derler. Bektaşi elini açarak:

    -Bu fırtınadan kurtulursam adını bilmediğim evliyanın türbesine bir adağım olsun, der.

    -Hiç ismini bildiğin yok mu? Derler.

    -Pek çok var ama, hepsini birer kere aldatmıştım da!… der.

    Araştırmacı Yazar
    Mustafa Öselmiş

    alıntı

    https://www.main-board.com/ayet-hadis-ve-dini-bilgiler/759223-olulerle-ilgili-hurafeler-1-a.html#post5086243
    https://www.main-board.com/ayet-hadis-ve-dini-bilgiler/759225-olulerle-ilgili-hurafeler-3-a.html#post5086247
0 0 0