Engelliliğe Bağlı Gelir Vergisi İndiriminden Kimler Yararlanabilir?

Son güncelleme:
  • Engelliliğe Bağlı Gelir Vergisi İndiriminden Kimler Yararlanabilir, Yararlanabilmek İçin Ne Yapmak Gerekir?

    Engelli hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan hizmet erbabı, Engelli serbest meslek erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu engelli kişi bulunan serbest meslek erbabı,

    Basit usulde vergilendirilenlerden, tüccar ve ücretli durumuna girmeksizin, imalat, tamirat ve küçük sanat işleri ile uğraşan, (ilk madde ve yardımcı malzeme müşteriye ait olarak faaliyet gösteren terzi, tamirci, marangoz gibi) engelliler yararlanmaktadırlar.

    Engellilik indirimi 01/01/2013 tarihinden itibaren;

    - Birinci derece engelliler (çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan) için 800 TL,

    - İkinci derece engelliler (çalışma gücünün asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan) için 400 TL,

    - Üçüncü derece engelliler(çalışma gücünün asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan) için 190 TL,’dir.

    Gelir vergisi indiriminden yararlanmak isteyen engelli hizmet erbabı, nüfus kağıdının örneği ve çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge ile birlikte illerde Defterdarlık Gelir Müdürlüğüne, bağımsız Vergi Dairesi bulunan ilçelerde Vergi Dairesi Müdürlüğüne, diğer ilçelerde Mal Müdürlüğüne bir dilekçe ile başvuracaktır

    Gelir Vergisi indiriminden yararlanmak isteyenlerin dilekçe ekinde bulunduracakları belgeler şunlardır:

    Engelli hizmet erbabı için:

    a)Çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge,

    b)Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf.

    Hizmet erbabının bakmakla yükümlü olduğu engelli kişiler için:

    a)Ücretlinin çalıştığı işyerinden alacağı hizmet erbabı olduğunu gösterir belge,

    b)Engelli kişilerin nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf

    c)Engelli kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge.

    Engelli serbest meslek erbabı için:

    a)Vergi kimlik numarasını gösteren belge,

    b)Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf.

    Serbest meslek erbabının bakmakla yükümlü olduğu engelli kişiler için:

    a)Serbest meslek erbabının vergi kimlik numarasını gösteren belge,

    b)Engelli kişilerin nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf,

    c)Engelli kişiye bakmakla yükümlü olduğunu gösteren belge.

    Gelir Vergisi indiriminden yaralanma hakkına sahip basit usulde vergilendirilen engelliler için:

    a)Vergi kimlik numarasını gösteren belge,

    b)Nüfus cüzdanı örneği ve üç adet fotoğraf.

    Soru; Engellinin Sahip Olduğu Konutta Vergi Muafiyeti Var mıdır?

    29.7.1970 tarihli ve 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununun 8 inci maddesi gereği, 200 metrekareden küçük tek konutu olan engelliler emlak vergisinden muaftır.

    Emlak Vergisi muafiyetinden yararlanmak isteyen engelliler, “www.gelirler.gov.tr” adresinde örneği bulunan bir dilekçe ve aşağıda örneği sunulan “Tek Meskeni Olan (İntifa Hakkına Sahip Olanlar Dahil) Engellilere Ait İndirimli Bina Vergisi Formu”nu düzenleyerek konutun bulunduğu yer belediye başkanlığına verecektir. Özür durumunu belgeleyen tam teşekküllü Devlet hastanesinden alınan sağlık kurulu raporunun aslı da dilekçeye eklenecektir.

    İndirimli vergi oranının uygulanması için meskende bizzat oturma şartı aranmamakta. Bu nedenle, sahip olduğu tek meskeni kiraya verip, kirada oturan engelli de diğer şartları taşımak kaydıyla emlak vergisi ödemeyecektir.

    Soru; Engelli Aylığı nedir, kimler alabilir, engelli aylığını almak için ne yapmak gerekir?

    Toplumda genellikle “engelli aylığı” olarak bilinen ve 2022 sayılı “65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanununun” ilgili maddelerince bağlanan aylıktır. Ekonomik yoksunluk içinde bulunan; 18 yaşından büyük engelli bireyler ve kanunen bakmakla yükümlü olduğu 18 yaşını tamamlamamış engelli yakını bulunan Türk Vatandaşlarına aylık bağlanmaktadır. Üç aylık olarak ödenen bir aylıktır. Özür oranına göre aylığın miktarı değişmektedir.

    2013'ün ilk 6 aylık Ocak ve Haziran dönemi için 2022 aylıkları aşağıdaki gibi:

    65 yaş ve üzeri yaşlılık aylığı: 125,59 TL (üç aylık 376,77 TL)

    %40 – 69 oranında özürlü aylığı: 251,18 TL (üç aylık 753,54 TL)

    %70 ve üzeri oranda özürlü aylığı: 376,77 TL (üç aylık 1130,31 TL )

    Yetkili hastaneden alınmış engelli sağlık kurulu raporuna göre “engelli”(özür oranı %40-%69) ve başkasının yardımı olmaksızın hayatını devam ettiremeyecek derecede engelli (özür oranı%70 ve üzeri) olan,

    -Kanunen bakmakla yükümlü kimsesi bulunmayan,

    -Sosyal güvenlik kurumlarından her ne ad altında olursa olsun bir gelir veya aylık hakkından yararlanmayan,

    -Nafaka bağlanmamış veya bağlanması mümkün olmayan,

    -Mahkeme kararıyla veya doğrudan bir mevzuat gereği bağlanmış herhangi devamlı bir gelire sahip bulunmayan,

    -Her türlü gelirleri toplamının aylık ortalaması, kanunla belirlenen muhtaçlık sınırının (2013 yılının ilk 6 ayı için 119,61 TL’dir.) altında olan kişiler ile;

    Yukarıdaki koşullara sahip olup kanunen bakmakla yükümlü olunan 18 yaşını tamamlamamış engelli yakını bulunanlar, bakımının fiilen gerçekleşmesi ve aylık ortalama gelirinin kanunla belirlenen muhtaçlık sınırının altında olması kaydıyla bu aylıktan faydalanabilir.

    Sosyal güvenlik kurumundan, yetim aylığı almakta olan engelli bireylerin aylık veya gelirleri, alacağı engelli aylığından az ise aradaki fark ilgili sosyal güvenlik kurumu tarafından karşılanmaktadır.

    Aylık bağlanması için ikamet edilen yerlerdeki defterdarlık veya malmüdürlüğüne başvurmaları gerekmektedir. Gerekli işlem ve belgeler şunlardır.

    -Yönetmeliğin (6 Kasım 2010 tarih ve 27751 sayılı Resmi Gazetede yayınlanmıştır) EK-1 ve EK-2’sinde yer alan başvuru formu,

    -Engelli olduğuna dair sağlık kurulu raporu

    -Aylık talebinin vasi tarafından yapılması hallerinde mahkemeden alınmış vasilik kararı,

    -Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi üzerinden alınacak yerleşim yeri ve diğer adres bildirim formu,

    -Engelli olduklarını yetkili hastanelerden alacakları “engelli sağlık kurulu raporu” ile kanıtlayan 18 yaşını doldurmuş ve herhangi bir işe yerleştirilememiş olan engelli bireyler için Türkiye İş Kurumuna doğrudan kendilerinin veya yazılı talepleri üzerine kaymakamlıklar ya da mahalli (mal müdürlükleri-defterdarlıklar) maliye teşkilatları tarafından adlarına başvuru yapıldığına dair belge,

    -Mahallî maliye teşkilatlarınca aylık bağlanması için istenilen ilgili Yönetmeliğin ekindeki belgeler Kurum internet sayfasından temin edilir.(www.sgk.gov.tr) Bu formlar için ilgililerden herhangi bir ücret talep edilemez. Yerleşim yeri ve diğer adres bildirim formu ilgililerden talep edilmez, ilgili Kurumca temin edilir. Başvuru formunda yer alan aylık istek dilekçesi ile mal bildirim belgesi aylık talebinde bulunanın kendisi veya gerekli hallerde kanuni temsilcileri tarafından doldurulup imzalanır.

    -“Engelli sağlık kurulu raporunun” aslı, ilgili hastane başhekimliği tarafından mühürle onaylanmış örneği veya Kurumca kabul edilmiş elektronik ortamda temin edilen örnekleri kabul edilir. Ayrıca, “engelli sağlık kurulu raporunun” aslının getirilmesi halinde, belgenin fotokopisi, aslına uygunluğu kontrol edildikten sonra mahalli maliye teşkilatlarında birim amiri, Kurumda ise görevlendirilecek personel tarafından isim ve unvan yazılmak suretiyle tasdik edilerek kabul edilir.

    Soru; Muvazzaf askerlik görevimi yapmakta iken engelli olduğum zaman herhangi bir hakkım varmı dır?

    5434 Sayılı Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sandığı Kanunu gereği “Muvazzaf, yedek ve gönüllü erlerin silah altında bulundukları esnada veya celp ve terhislerinde (Serbest sevkler dahil) sevkleri sırasında, Yedek Subay okulu öğrencilerinin gerek okulda, gerek okuldan evvelki hazırlık kıtasında vazife malulü olmaları halinde, kendilerine, öğrenim durumlarına göre, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 36 ncı maddesinde tespit edilen giriş derece ve kademe tutarlarının, daha önce Devlet Memuriyetinde bulunmuş olanlardan kazanılmış hak aylıkları veya emekli keseneğine esas aylıkları, sözü edilen giriş derece ve kademe tutarının üzerinde olanlara bu aylıkları emeklilik gösterge tablosunda karşılığı olan derece ve kademe tutarının,% 70'i üzerinden aylık bağlanır.”

    Ayrıca “Harp okulları ile astsubay meslek yüksekokullarında veya üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Türk Silahlı Kuvvetleri hesabına öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekteyken askeri öğrenci olanlar, Polis Akademisi ile Polis Meslek Eğitim Merkezlerinde veya üniversitelerin fakülte ve yüksekokullarında Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görenler veya kendi hesabına öğrenim görmekte iken Emniyet Genel Müdürlüğü hesabına öğrenim görmeye devam edenler, Türk Silahlı Kuvvetleri, Emniyet Genel Müdürlüğü veya Milli İstihbarat Teşkilatı hesabına açılan okullarda öğrenim görenler ile Türk Silahlı Kuvvetleri veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına öğrenim görmek üzere temel ve intibak eğitimine tabi tutulanlardan; 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı sayılmamış olup da bu öğrenimleri veya eğitimleri nedeniyle 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu kapsamındaki terör eylemlerinde hedef alınarak hayatını kaybedenlerin, hak sahibi yakınları veya engelliliğinin derecesi itibarıyla bu Kanun hükümlerine göre malul olduğuna karar verilenler birinci fıkra hükümlerinden aynı şekilde yararlandırılırlar.”

    Soru; Malûlen emeklilik ve engelliliğe bağlı emeklilik ne demektir. İkisi arasında ne tür farklar vardır?

    Malûlen emeklilik; 5510 Sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanununa göre, “Sigortalının veya işverenin talebi üzerine Kurumca yetkilendirilen sağlık hizmeti sunucularının sağlık kurullarınca usûlüne uygun düzenlenecek raporlar ve dayanağı tıbbî belgelerin incelenmesi sonucu, kanunun 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün veya iş kazası veya meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücünün en az % 60'ını, (c) bendi kapsamındaki sigortalılar için çalışma gücünün en az % 60’ını veya vazifelerini yapamayacak şekilde meslekte kazanma gücünü kaybettiği Kurum Sağlık Kurulunca tespit edilen sigortalı, malûl sayılır.”

    Bu şartlara haiz kişilerin malûlen emekli olması için;

    -En az on yıldan beri sigortalı bulunup, toplam olarak 1800 gün veya başka birinin sürekli bakımına muhtaç derecede malûl olan sigortalılar için ise sigortalılık süresi aranmaksızın 1800 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olması,

    -Malûliyeti nedeniyle sigortalı olarak çalıştığı işten ayrıldıktan veya işyerini kapattıktan veya devrettikten sonra Kurumdan yazılı istekte bulunması gerekir.

    Engelliliğe bağlı emeklilik; Sigortalı olarak ilk defa çalışmaya başladığı tarihten önce 5510 sayılı kanunun 25 inci maddenin ikinci fıkrasına göre malûl sayılmayı gerektirecek derecede hastalığı veya engelliliği bulunan ve bu nedenle malûllük aylığından yararlanamayan sigortalılara, en az onbeş yıldan beri sigortalı bulunmak ve en az 3960 gün malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primi bildirilmiş olmak şartıyla yaşlılık aylığı bağlanır.

    İkisi arasındaki en önemli fark malûlen emekli olanlar bir daha çalışamazlar. Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir. Ayrıca, Emekli aylığı hesaplanmasında sigortalı başka birinin sürekli bakımına muhtaç ise tespit edilen aylık bağlama oranı 10 puan artırılır.

    Engelliğe bağlı emekliler ise özel sektörde tekrar çalışabilirler. Aylıklarının kesilmemesi için yazılı istekte bulunanların yaşlılık aylıklarının ödenmesine devam edilir. Bunlardan, almakta oldukları aylıklarının % 15’i oranında sosyal güvenlik destek primi kesilir. Normal emeklilik gibidir. Herhangi bir aylık farkı olmaz.

    Engellilerin emeklilik işlemleri diğer çalışanlarda olduğu gibi ilgili SGK tarafından yapılmaktadır. Engelliler erken emeklilik ya da malûlen emeklilik işlemlerini SGK'a müracaat ederek başlatabilirler.

    Soru, ÖTV muafiyetinden yararlanarak araç nasıl alınır?

    ÖTV Kanununun 7 nci maddesinin 2 numaralı bendi ile bu Kanuna ekli (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan;

    a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından,

    b) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,

    c) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bu bendin (a) ve (b) alt bentlerinde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu G.T.İ.P. numaralarında yer alan malları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından,beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı ÖTV'den istisna edilmiştir.

    Özel Tüketim Vergisi Kanununda 5228 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu malül ve engellilere sağlanan ÖTV istisnasının kapsamı genişletilmiş ve engel derecesi % 90 nı aşanların herhangi bir mekanik ilave veya tadilat yapılması şartı olmaksızın yurt içinden veya yurt dışından iktisap ettikleri taşıt araçlarından ÖTV tahsil edilmemesi sağlanmıştır. Engel sebebinin önemi bulunmamaktadır. Görme, işitme, konuşma veya ortopedik olabileceği gibi zihinsel engellilerde yasadan yararlanabilmektedir.

    Engellilik derecesinin %90 ve üzerinde olduğu, “Engellilere Verilecek Sağlık Raporları Hakkında Yönetmelik” uyarınca Sağlık Bakanlığının belirlediği sağlık kuruluşlarından (tam teşekküllü Devlet Hastanesi) alınacak rapor ile belgelendirilmesi şartıyla, yukarda motor silindir hacmi belirtilmiş olan araçlardan birisinin engelliler tarafından ÖTV ödemeden satın alınması veya ithal edilmesi imkan dâhilindedir. Bu şekilde yurt içinden taşıt aracı iktisap edecek veya ithal edecek olanların motorlu taşıt kullanma ve ehliyet alma imkânları olmadığı için bunlar adına alınan taşıtlar başkaları tarafından kullanılacaktır. Bu kişilerde, Gümrük Vergilerinden Muafiyet ve İstisna Tanınacak Haller Hakkında Karar ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde tanımlandığı üzere, araç sahibinin üçüncü dereceye kadar kan ve sihri hısımlarından birisi veya noterce düzenlenmiş iş akdine bağlı olarak istihdam edilen bir sürücü olacaktır.

    Araç ithal etmek için Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğüne başvurulması gerekmektedir. Bilgi için: Ankara Naklihane ve Bedelsiz İthalat Gümrük Müdürlüğü: İstanbul Yolu 6.km. TCDD Gümrük Ambarları Behiçbey/ANKARA Tel:0(312) 3971527- 0 (312) 3977547 www.gumruk.gov.tr

    Soru; Engelli kimlik kartı nedir, kimlere verilir, ne tür kolaylıklar sağlar?

    19.07.2008 tarihli ve 26941 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren “Engelliler Veri Tabanı Oluşturulmasına ve Engellilere Kimlik Kartı Verilmesine Dair Yönetmelik” gereği engellilere tanınan hak ve hizmetlerden yararlanmada kullanılmak üzere engelli kişilere verilen kimlik kartıdır. Ezürlü kimlik kartı Valilikler (Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri) tarafından düzenlenmektedir.

    Engelli kimlik kartı, doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle meydana gelen bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini yüzde kırk veya daha yüksek bir oranda kaybeden ve Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan özürlü bireylere verilmektedir.

    Engelli kimlik kartı özürlü sağlık kurulu raporu yerine geçmez. Kimlik kartına sahip her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı, mevzuatta münhasıran engelli kişilere tanınan hak ve hizmetlerden yararlanır. Kimlik kartı alıp almamak engelli kişinin isteğine bağlıdır.

    Kimlik kartları; içerdiği bilgilerin değişmesi, kaybedilmesi, çalınması veya herhangi bir nedenle kullanılamaz hale gelmesi durumunda, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlükleri tarafından yeniden düzenlenir.

    Soru; Neden engelli hakları adıyla yeni bir sözleşme?

    Çocuk Hakları Söz[eşmesi, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve Uluslararası İnsan Hakları Sözleşmelerine rağmen engellilerin topluma katılımda engellerle karşılaşmaya devam ettikleri, haklarından tam olarak yararlanamadıkları, ortaya çıkan yeni haklar, mevcut hakların yeniden yorumlanması ihtiyacı, söylem değişimi ile birlikte hak sahibi, özerk bireyler olarak toplumun bir parçası anlayışı doğrultusunda,

    Engellilerin tüm insan hak ve temel özgürlüklerinden tam ve eşit şekilde yararlanmasını teşvik etmek, korumak ve sağlamak ve doğuştan sahip oldukları onura saygıyı güçlendirmek amacıyla yeni bir sözleşme hazırlanmıştır.

    Engellilere karşı ayrımcılığı ortadan kaldırmak ve onların yaşam standartlarını yükseltmek gibi yükümlülükler getiren BM Engelli Hakları Sözleşmesi; 13 Aralık 2006’da BM Genel Kurulu’nda kabul edilmiş ve Sözleşme Ülkemiz tarafından 28 Eylül 2009 tarihinde imzalanmıştır. Sözleşme, bir başlangıç kısmı ile 50 maddeden oluşmaktadır.

    Sözleşmeler ile birlikte Uluslar arası izleme imkânı sağlanmaktadır. Taraf devletler yükümlülüklerini yerine getirmeye dair ulusal düzeyli çalışmalarını ve sağlanan gelişmeleri açıklayan periyodik, kapsamlı bir rapor sunmak zorundadır. (BM Çocuk Hakları Sözleşmesi için her 5 yılda bir, BM Engelli Hakları Sözleşmesi her 4 yılda bir) Ülke raporları Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği aracılığıyla, BM Engelli Hakları Komitesine (m.35) sunulmaktadır.

    Sözleşmede diğer sözleşmelerden farklı olarak “Makul düzenleme” kavramı üzerinde durulmuştur. Makul düzenleme; engellilerin insan haklarını ve temel özgürlüklerini tam ve diğer bireylerle eşit şekilde kullanmasını veya bunlardan yararlanmasını sağlamak üzere belirli bir durumda ihtiyaç duyulan, ölçüsüz veya aşırı bir yük getirmeyen, gerekli ve uygun değişiklik ve düzenlemeleri ifade eder.

    Sözleşme’de Düzenlenen Haklar

    — Yaşama hakkı, kişi özgürlüğü ve güvenliği (md. 10 ve 14);

    — Yasa önünde eşit tanınma (md. 12);

    — Adalete erişim (md. 13);

    — İşkence yasağı (md. 15);

    — Sömürü, şiddet veya istismara maruz kalmama (md. 16);

    — Bedensel ve ruhsal bütünlüğe saygı (md. 17);

    — Seyahat özgürlüğü ve uyrukluk (md. 18);

    — Toplum içinde yaşama (md. 19);

    — Kişisel hareketlilik (md. 20);

    — Düşünce ve ifade özgürlüğü (md. 21);

    — Özel hayata saygı (md. 22);

    — Konut ve aile hayatına saygı (md. 23);

    — Eğitim hakkı (md. 24);

    — Sağlık hakkı (md. 25);

    — Çalışma hakkı (md. 27);

    — Yeterli yaşam standardı (md. 28);

    — Siyasal ve toplumsal yaşama katılım (md. 29);

    — Kültürel yaşama katılım (md. 30).

    Soru; Engelli Sağlık Kurulu Raporuna nasıl itiraz edebilirim?

    Engelli sağlık kurulu raporuna; engelli, velisi veya vasisi veyahut raporu isteyen kurum tarafından itiraz edilebilir. İlgililer itiraz dilekçesi ve ilk engelli sağlık kurulu raporunun tasdikli bir örneği ile birlikte, bulunduğu ilin sağlık müdürlüğüne başvurur. İl sağlık müdürlüğünce, engelli sağlık kurulu raporu alacak kişi en yakın farklı bir engelli sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneye gönderilir. İtiraz edilen engelli sağlık kurulu raporu ile itiraz üzerine verilen engelli sağlık kurulu raporundaki kararlar aynı yönde ise engelli sağlık kurulu raporu kesinleşir.

    Engelli sağlık kurulu raporlarının farklı olması durumunda, Sağlık Bakanlığınca belirlenmiş olan hakem hastanelerden, kişinin ikamet ettiği yere en yakın bir hakem hastaneye, kişi yeniden muayene edilmesi ve engelli sağlık kurulu raporu tanzim edilmesi amacıyla yine il sağlık müdürlüğü kanalıyla gönderilir. Hakem hastanenin engelli sağlık kurulunca verilen kararı kesindir.

    Milli Savunma Bakanlığına bağlı asker hastanelerince; Türk Silahlı Kuvvetleri personeline verilecek engelli sağlık kurulu raporlarına itiraz esas ve usulleri Türk Silahlı Kuvvetlerinin ilgili mevzuat hükümlerine tabidir. Türk Silahlı Kuvvetleri personeline verilecek özürlü sağlık kurulu raporlarına yapılan itirazlar, Gülhane Askeri Tıp Akademisi Eğitim Hastanesi ve Gülhane Askeri Tıp Akademisi Haydarpaşa Eğitim Hastanesi ile yetkilendirilecek hastanelerce kesin olarak karara bağlanır.

    Soru; Engelliler için ayrılmış park yerlerine usulsüz şekilde park etmiş araçlara bir yaptırım varmıdır?

    Evet vardır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunun 61/o bendinde “Engellilerin araçları için ayrılmış park yerlerinde, park etmek yasaktır. Bu madde hükümlerine uymayan sürücüler para cezası ile cezalandırılırlar. (o) bendinin ihlâli hâlinde para cezası iki kat artırılır ve yasaklara aykırı park edilmiş araçlar trafik zabıtasınca kaldırılabilir.” Denilmekte olup, Bu tür ihlali yapan engelli olmayan vatandaşlara ait park etmiş araçlara Kanunun 61./o Maddesi gereği iki kat para cezası uygulanır.

    Soru; Üçüncü dereceye kadar Kan ve sıhri hısımlık ne demektir?

    Kan ve sıhri hısımlık hususu Türk Medeni Kanunumuzun 17 ve 18. maddelerinde düzenlenmiştir.

    Buna göre;

    Kan hısımlığı; Kan hısımlığının derecesi, hısımları birbirine bağlayan doğum sayısıyla belli olur.

    Biri diğerinden gelen kişiler arasında üstsoy-altsoy hısımlığı; biri diğerinden gelmeyip de, ortak bir kökten gelen kişiler arasında yansoy hısımlığı vardır.

    Kayın hısımlığı; Eşlerden biri ile diğer eşin kan hısımları, aynı tür ve dereceden kayın hısımları olur.

    Kayın hısımlığı, kendisini meydana getiren evliliğin sona ermesiyle ortadan kalkmaz.

    ÜÇÜNCÜ DERECEYE KADAR KAN HISIMLARI ve SIHRİ (KAYIN) HISIMLAR

    KAN HISIMLARISIHRİ (KAYIN) HISIMLAR

    Birinci Derecede Kan HısımlarıBirinci Derecede Sıhri (Kayın) Hısımlar

    Kişinin;

    - Çocukları,

    - Annesi,

    - Babası.Kişinin;

    - Eşinin Annesi,

    - Eşinin Babası.

    İkinci Derecede Kan Hısımlarıİkinci Derecede Sıhri (Kayın) Hısımlar

    Kişinin;

    - Kardeşleri,

    - Torunları,

    - Büyük annesi,

    - Büyük babası.Kişinin;

    - Eşinin kardeşleri (kayın, baldız, görümce),

    - Eşinin büyük annesi,

    - Eşinin büyük babası.

    Üçüncü Derecede Kan HısımlarıÜçüncü Derecede Sıhri (Kayın) Hısımlar

    Kişinin;

    - Kardeşinin çocukları (yeğenleri),

    - Dayısı,

    - Amcası,

    - Halası,

    - Teyzesi.Kişinin;

    - Eşinin kardeş çocukları (kayın, baldız ve görümce çocukları),

    - Eşinin dayısı,

    - Eşinin amcası,

    - Eşinin halası,

    - Eşinin teyzesi.

    NOT: Evlatlık, öz çocukla aynı hükümlere tabidir

    Soru; Barışta güven ve asayişi korumakla görevli olanların, görevleri nedeniyle engelli hale gelmesi durumunda yararlanacağı haklar nelerdir?

    Bu kanunun ile; barışta güven ve asayişi korumak, kaçakçılığı men, takip ve tahkikle , trafik ve yol güvenliğini veya tutuklu ve hükümlülerin sevk ve nakillerini sağlamakla görevli olanların bu görevlerinden dolayı ya da görevleri sona ermiş olsa bile yaptıkları hizmet nedeniyle derhal veya bu yüzden maruz kaldıkları yaralanma veya hastalık sonucu ölmeleri veya engelli hâle gelmeleri halinde 2330 Sayılı Nakdi tazminat ve aylık bağlanması hakkında kanun hükümleri uygulanmaktadır.

    Kanun ile 3 hususta verilen haklar düzenlemektedir.

    1-Nakdi tazminat

    2-Aylık bağlanması

    3-Öğretim ve sağlık yardımı

    Nakdi tazminat

    Yaşamak için gerekli hareketleri yapmaktan aciz ve hayatını başkasının yardım ve desteği ile sürdürebilecek şekilde malül olanlara en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 200 katı, diğer engelli hâle gelenlere en yüksek Devlet Memuru brüt aylığının (Ek gösterge dahil) 100 katı tutarının % 25'inden % 75'ine kadar, yaralananlara ise % 20'sini geçmemek üzere engellilik ve yaralanma derecesine göre, nakdi tazminat ödenir.

    Aylık bağlanması

    · Engelli hâle gelerek bağlı oldukları sosyal güvenlik mevzuatına göre emekliye sevk edilenlere görev malullüğü aylığı bağlanır.

    · Emekli aylığı almakta iken engelli hâle gelenlerin almakta oldukları aylıkları görev malullüğü aylığına dönüştürülür. Bu madde gereğince ilgili sosyal güvenlik kurumlarınca kendi mevzuatlarına göre bağlanan aylıklar, (5434 sayılı Kanunun 18/1/1979 gün ve 2177 sayılı Kanunla değişik 64 üncü maddesinden yararlananlar hariç) % 25 artırılarak ödenir.

    · Herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmayanların engelli hâle gelmeleri halinde, öğrenim durumlarına göre 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesi hükümlerine göre belirlenecek giriş derece ve kademeleri üzerinden (Öğrenimi bulunmayanların ilkokul mezunu gibi) kendilerine, 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre T.C. Emekli Sandığınca görev malullüğü aylığı % 25 artırılarak bağlanır.

    · Bu Kanunda sayılanlardan görevleri veya yardımları sona erenlerin bilahare kendilerinin veya eş, füru, ana, baba ve kardeşlerin yaralanmaları, engelli hâle gelmeleri halinde, bu durumlarının evvelce ifa ettikleri görev veya yardımdan meydana geldiği tevsik edilenlere de nakdi tazminat ve aylık bağlanması hükümleri uygulanır.

    Öğretim ve sağlık yardımı

    · Bu Kanunda yazılı hallerde çalışamayacak derecede engelli hâle gelenlerin çocukları, devlete ait yatılı okul ve eğitim kurumlarında yönetmelikte tespit edilecek esaslara göre ücretsiz olarak okutulurlar. Bunlardan, yüksek öğrenim yapmakta olanlar Devlete ait yurtlar ile yüksek öğrenim kredilerinden (yürürlükteki mevzuata göre) öncelikle yararlanırlar.

    · Bu Kanunun kapsamında bulunanlardan, tedavi giderleri kamu kurum ve kuruluşlarınca karşılanamayanların tedavileri; Devlet, üniversitesi, Sosyal Sigortalar Kurumu hastaneleri ile askeri hastanelerde ücretsiz olarak yapılır.

    · Bu Kanun kapsamına giren yedek subay, erbaş ve erlerden askerlik yükümlülüğü sona ermiş olup, henüz vazife malullüğü maaşı bağlanmamış olanlardan tedavileri devam edenlerin; maruz kaldıkları hastalık, yaralanma ve engelli hâle gelmelerden dolayı tedavilerini sürdürmek üzere ilgili sağlık kuruluşlarına sevkleri, ikametgahındaki veya ikametgahına en yakın askerlik şubeleri tarafından sağlanır.

    · Sevk edilen hasta ile sevk edildikleri yerlere bir kimse refakatinde gitmesinin resmi tabip raporuyla belgelenmesi durumunda refakatçisine; gidiş ve dönüş yol ücreti ile gidiş ve dönüş süresi için gündelik, sevk eden askerlik şubesi tarafından peşin veya avans olarak ödenir.

    Soru; Tedavisi mümkün olmayan sağlık sorunları yaşayan yaşlılara yönelik herhangi bir hizmet varmıdır?

    Evet vardır. Yaşlı kişilerin yaşamlarını sağlık, huzur ve güven içinde sürdürmeleri amacıyla kendi kendilerini idare edebilecek şekilde rehabilitasyonlarının sağlandığı, tedavisi mümkün olmayanların ise sürekli olarak özel bakım altına alındığı Huzurevi ile Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezleri adı verilen yatılı sosyal hizmet kuruluşları mevcuttur.

    Merkezlerde bakım görmek isteyen yaşlılar;

    Yaşadıkları mahaldeki Huzurevi ve/veya Merkez Müdürlüğüne, İl/İlçe Aile ve Sosyal Politikalar Müdürlüğüne, Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bir dilekçe ile başvuruda bulunabilir.

    Mülki idare amirleri, muhtarlar, kolluk kuvvetleri, belediye başkanlıkları, diğer kamu kurum ve kuruluşları ile vatandaşlar tarafından il müdürlüklerine bildirilen acil durumdaki yaşlılar için, kabul süreci başlatılır. Basın yayın organlarındaki haberler de bildirim olarak kabul edilir.

    Merkezlere kabul koşulları :

    1) 60 yaş ve üzeri yaşlarda olmak,

    2) Bedensel ve zihinsel gerilemeleri nedeniyle süreli ya da sürekli olarak özel ilgi, desteğe, korunmaya ve rehabilitasyona gereksinimi olmak,

    3) Ruh sağlığı yerinde olmak,

    4) Bulaşıcı hastalığı olmamak,

    5) Uyuşturucu madde ya da alkol bağımlısı olmamak,

    6) Sosyal ve/veya ekonomik yoksunluk içinde bulunduğu sosyal inceleme raporu ile saptanmış olmak.

    Yapılacak olan inceleme ve araştırma sonucunda geliri ve mal varlığı olmadığı tespit edilen yaşlılar huzurevi bakım ve sağlık hizmetlerinden ücretsiz, ekonomik gücü yeterli olup da, sosyal yoksunluk içinde bulunan yaşlılar ise ücretli olarak kabul edilir.

    Yaşlılar huzurevi dışına alışveriş ve gezmeye gitmekte kuruluş yetkililerini haberdar etmek koşuluyla serbesttir. Ayrıca 1 yıl içinde sürekli bir ay olmak üzere toplam üç aydan fazla olmamak kaydıyla izne ayrılabilirler, zorunlu hallerde Kuruluş Müdürünün onayıyla bu süre uzatılabilir.

    Misafirler için düzenlenen bölümlerde yaşlılarını ziyaret edebilirler. Yaşlıların izni olmadan yaşadıkları bölümlere ziyaretçi kabul edilmez.

    Kendisinin ya da yakınlarının isteğiyle bir başka yerde yaşamını sürdürmek isteyen yaşlının dilekçe vermesi ve aylık bakım ücreti borcu bulunmaması durumunda sosyal servis görevlilerinin uygun görüşü, huzurevi müdürünün onayı ile huzurevi ile ilişkisi kesilebilir.

    Kuruluşlarda kapasite ve yer durumu uygun olduğu takdirde geçici, süreli ve gündüzlü bakım için yaşlı kabul edilebilir.
0 0 0