Tabiatın uyandığı bahar ayları, salon bitkileri için de yeniden doğuş anlamına gelir. Kışın dinlenen ve daha az yaprak veren çiçeklerinizin saksılarını ve topraklarını yenilemek için en uygun ay nisan ayıdır ve bu aylarda çiçeklerinizin daha fazla besine ihtiyacı vardır.
Evinin önünde küçük de olsa bir bahçesi olmayanlar, toprağa ve yeşile olan özlemlerini saksı içinde yetiştirdikleri çiçeklerle gidermeye çalışıyorlar. Kadınların, neredeyse evin tavanını delip geçecekmiş gibi duran kauçuk ağaçları, deve tabanları, aşk merdivenleri, duvarları boydan boya saran sarmaşıklar, dua çiçekleri, afrika menekşeleriyle evde bir vaha oluşturma çabalarını anlayışla karşılamak gerekiyor. Çiçeğin sararmış yapraklarını temizlemek, toprağını havalandırmak, sulamak, yeni bir yaprağın, yeni bir çiçeğin peşine düşmek, çiçekteki ve yapraktaki dokuya, renge hayran kalmak ve o güzelliklerde Yaratıcı’yı bulmak, ‘ben hastayım’ diyen çiçek için telaşlanıp konu komşuyu aramak insani yönlerimizi canlı ve diri tutan meşguliyetler elbette. Her bir çiçeğin tek tek özelliklerini, yetiştirilme şartlarını bilmek isteyen ve hangi çiçek pencere kenarında durmalı, hangisi loş ışıktan hoşlanır, hangisi nemli ortamı sever, hangisi sıcaktan bunalır? gibi soruların cevabını almak isteyenler için Erdem Çiçekçilik’ten Hüseyin Erdem önemli bilgiler veriyor. Nisan ayının çiçeklerin toprağını ve saksısını değiştirmek için en uygun dönem olduğunu söyleyen Erdem, topraktaki besinler zaman içinde azaldığı için çiçeklerin toprağının senede bir değişmesi gerektiğini belirtiyor. Eğer salon bitkilerinizin kökleri saksı dibinden çıkıyorsa ve toprak çok çabuk kuruyorsa saksının değiştirilme vakti gelmiş demektir. Saksıyı değiştirirken, toprağı hafifçe nemlendirmek köklerin saksı kenarından ayrılmasını kolaylaştırır. Saksının akıtma deliği üzerine küçük bir saksı kırığı koymak ya da saksının dibine çakıl taşları koymak akıtma deliğinin kapanmasını önleyecektir. Akıtma deliği olmazsa, sulama sonucu çiçeklerin kökleri çürür. Toprak değiştirildikten sonra sulanmalı ve bitki güneş ışığını seviyor olsa dahi, biraz gölgeli bir ortamda bekletilmeli. Oda çiçekleri genel olarak aydınlık yerlerde bulundurulmalı; ancak aydınlık ile güneşli arasında da fark var. Çünkü çiçeklerin pek çoğu direkt güneş ışığına karşı dayanıklı değil. Yazın fazla güneş, çiçeklerin yaprağında yanıklar meydana getirebiliyor.
Craton:
Ana vatanı Doğu Hindistan olan bu çiçek de aşırı sıcak ve direkt güneş ışığından hoşlanmıyor. Ani ısı değişikliklerinden korunması ve az; ama sık sık sulanması gerekiyor. Yapraklarına su püskürterek çiçeğin nem ihtiyacını karşılayabilirsiniz.
Spathiphyllum:
Yarı gölgeli bir ortamı seviyor. Çok dayanıklı bir çiçek olduğu için, uzun zaman susuz kaldığı durumlarda içi su dolu bir kova içinde bir iki saat bekletildiğinde tekrar aynı canlılığına kavuşabiliyor. Bolca sulanmayı seviyor. Beyaz çiçekleri fazla uzun ömürlü olmasa da sürekli yenilenebiliyor.
Benjamin:
Boyu 15 santimetreden başlayıp 10 metreye kadar yükselebiliyor. Ağaç türü bir çiçek; ama iç mekan bitkisi olarak oldukça rağbet görüyor. Anavatanı Hindistan olan bu çiçek dengeli ışığı seviyor. Az ama sık sık sulanmak istiyor. Çok sulandığı zaman yaprakları önce sararıp sonra dökülüyor ve çoğu zaman çiçeği kurtarmak mümkün olmuyor.
Dieffenbachia: Geniş yapraklarıyla sevilen salon bitkileri arasında yer alan bu çiçek yarı gölge ortam ve bol nem istiyor. Nem ihtiyacını toprağına dengeli su vererek ve yapraklarına su püskürterek karşılayabilirsiniz. Çiçek en çok mart ve ağustos ayları arasında suya ihtiyaç duyuyor. Ayrıca aşırı sıcak ve direkt güneş ışığından korunması gerekiyor.
Massangeana: Düzenli sulanmaktan ve yarı gölge ortamlardan hoşlanıyor. Yapraklarına su püskürtebilirsiniz. Soğuk sevmeyen bu çiçeğin oda sıcaklığının altında kalması yaprak uçlarının sararmasına sebep olur. Yapraklar koyu yeşilliğini kaybediyorsa ve gövde yumuşamaya başlamışsa çiçek ölüyor demektir. Böyle bir durumla karşılaşmamak için ısıya dikkat etmek gerekiyor.
Bunlara dikkat etmelisiniz
Bitkinin toprağını ara sıra hafifçe karıştırmak köklerin de hava almasını sağlar.
Kışın havadaki su buharı miktarını artırmak için radyatörlerin üzerine içi su dolu kaplar konmalı ve bitkilerin yapraklarına sık sık su püskürtülmeli. Çünkü bitkilerin pek çoğu neme ihtiyaç duyar. Ancak tüylü bitkilere (menekşe gibi) su püskürtmek, yaprakların çürümesine sebep olabileceği için yaprakları yumuşak bir fırça ile temizlemek gerekir.
Fazla sudan dolayı çürümeye başlayan bitki, toprağın havalandırılması, yeni toprak eklemek ve sulamayı azaltmak yöntemiyle kurtarılabilir.
Yaprakların üzerini ayda bir nemli bir bezle silerek temizleyin.
Bitkinin yaprak uçlarının sararması toprağının kuru bırakılması veya kireç içermesinden kaynaklanır.
Çiçekli bitkilerin tomurcuklarının açılmaması, nem azlığını, kötü ışık şartlarını, su veya besin maddeleri noksanlığını akla getirmeli.
Bitkinizin tek yönlü gelişmesini istemiyorsanız, saksıyı ayda bir defa ışık yönünde çevirin.
Saksı çiçeği yetiştirmenin püf noktaları
Çiçeklerin çoğu 10 derecenin altında hastalanıyor. 40 derecenin üzerinde ise ölmeye başlıyor.Bu nedenle çiçeğinizi 10-40 derece arasındaki sıcaklıkta muhafaza edin.
Bitkiler kökleri ile suda erimiş olan besin maddelerini alıyor. Bitkinizi bir defada saksı toprağını tamamen rutubetli hale getirecek şekilde sulayın. Toprağın yüzeyden 1-2 santimetrelik kısmı çok kuru değilse, sulamayın.
İç mekanlardaki saksı çiçekleri genellikle ışık aldıkları yöne doğru yapraklarını çeviriyor. Bu nedenle bitki tek yönlü gelişiyor. Bunu yüzden saksılarınızı ara sıra çevirin.
Bitkinizin su, hava ve besin maddelerini sağlamak için saksı harcı kullanın. Saksı harcındaki maddeler şunlardır: Toprak torf, yaprak çürüntüsü, ahır gübresi ve perlit kum.