Görüntünüzle barışık olmamak ve bunun getirdiği mutsuzluk; ilişkilerinizden işinize kadar hayatın her alanına yansıyacaktır. Bu durumdan kurtulmak için; kendinizi olduğunuz gibi kabul edin, spor yapın ve dengeli beslenin.
Kadın dergilerinin kapaklarına dikkat ediyor musunuz hiç? Birbirinden ince, güzel vücutlu kadın fotoğraflarıyla dolu bu dergiler. Yani, sokakta gördüğümüz türden kadınlara asla rastlamıyoruz dergi kapaklarında. Ne de olsa medyanın işi bu; mükemmeli pazarlamak! Amerikan Psikoloji Derneği’ne göre Amerikalıların yüzde 30 - 40’ı görüntülerinden memnun değilmiş. Diğer bir yüzde 45’lik bölüm de, görüntülerinden dolayı bunalım ve depresyon yaşıyormuş. Bizde bu konuda yapılmış bir araştırma var mı bilemiyoruz ama, eminim ki bizde de durum çok farklı değildir.
Hiçbir şey yolunda gitmez
Görüntümüzle barışık olmamak ve bunun getirdiği mutsuzluk, yaşadığımız tek duygu da değil. Bunun üzerine bir de kendimizi cezalandırıyoruz. Ne zaman mutsuz hissetsek; ilişkilerimizde, işimizde ya da hayatımızda yolunda gitmeyen bir şeyler olsa, suçu bedenlerimize yüklüyoruz. Öyle manken gibi değiliz ya, tüm problemler bundan kaynaklanıyor. Ne yazık ki, çoğumuz vücutlarımızdan, ya da en azından vücudumuzun bazı bölgelerinden nefret ediyoruz. Bu da düşüncelerimizi olumsuzlaştırıyor, genel imajımızı zehirliyor. Ama hepimizin kabul etmesi gereken bir şey var; kendimizle barışık olmadan etrafımızla barışık olmamız mümkün değil.
Olduğunuz gibi kabullenin
İşe; kendinize karşı dürüst olmak ve kendinizi olduğunuz gibi kabul etmekle başlamayı deneyin! Genetik ve vücut tipleri açısından, herkesin incecik ve harika vücutlara sahip olması zaten beklenemez. Bunun için size sunulan ve gerçeği yansıtmayan imajı bir kenara bırakıp, aynaya bakın. Kendinize nasıl davrandığınızı sorun. İyi besleniyor musunuz? Vücudunuzun ihtiyacı olan egzersizleri yapıyor musunuz? Kendini kabul etmek demek, kendiniz hakkındaki olumsuz düşüncelerden kurtulmak ve bedeninize iyi davranmak demektir. Bu konudaki toplum standartları ne olursa olsun!