Op. Dr. Nesrin Bozkurt: Glokom hastalığı halk arasındaki daha kolay anlaşılır tabirle göz tansiyonu hastalığıdır. Gözün içindeki basıncın normal değerlerin üzerine çıkması halinde, gözün içindeki görme siniri bu basınçtan etkilenmeye başlamakta ve zaman içinde de görme sinirindeki lifler harab olmaktadır.
Kişinin başlangıçta görme alanını daralmakta çok ilerleyen zamanlarda ise görmenin tamamen kaybolmasına neden olmaktadır. Bu durumu toplumda oldukça sık olarak görmekteyiz.
En önemli özelliği bizim açık açılı glokom dediğimiz, 40 yaşın üzerinde sıklıkla görülen göz tansiyonu hastalığının her hangi bir ağrı, sızı yapmaması, hastalığın başında görme kaybı yapmaması, sadece görme alanı kayıplarının oluşması nedeniyle kişinin bunu anlaması mümkün değildir.
Yani göz tansiyonun bir belirtisi yoktur. Dolayısıyla burada altını çizmemiz gereken en önemli şey 40 yaş üzeri kişilerde göz muayenelerinin düzenli bir şekilde yapılmasının sağlanması gerekliliğidir.
Marketlerde satılan yakın gözlüklerini doktor denetimi olmaksızın satın alan kişiler göz doktoruna gelme şanslarını yitirip bir hastalıkları varsa bunun teşhisini geciktirmiş oluyorlar veya hiç teşhis edilmiyor.
40 yaş üzeri bütün hastaların ailelerinde glokom öyküsü yoksa 2 yılda bir, glokom öyküsü varsa her yıl göz tansiyonunu ölçtürmelerinde fayda var.
Peki glokom genetik olabilir mi?
Op. Dr. Nesrin Bozkurt: Eğer ki ailede göz tansiyonu görülmüşse, ikinci üçüncü kuşaklarda göz tansiyonunun görülme olasılığı artmaktadır. Görülmesi şart değildir ama olasılığı ailesinde göz tansiyonu olmayanlara göre daha fazladır.