“Bir atı zorla suya götürebilirsiniz, ama zorla su içiremezsiniz”.
Bu Kızılderili atasözünde olduğu gibi, iş hayatında çalışana zorla görev yaptırıldığında, çalışmalarının ne kadar verimli olacağı tartışma konusudur. Modern çağın getirdikleriyle birlikte artık “komuta etme” yöntemiyle iş yaptırmak anlamını oldukça yitirdi. Şirketler daha profesyonel yönetiliyor; yapılan işin verimlilik düzeyini artırmak için bir çok yöntem uygulanıyor.
Bu yazımda sizlerle paylaşmak istediğim konu ise bu yenilenmenin farkında olmayan ve çalışanlarına baskıcı bir tutum sergileyeyerek, mobing uygulayarak, zorla iş yaptıran kuruluşlar. Bu baskının en sık görüldüğü alan ise “fazla mesai” konusu.
Kanunlar, fazla mesai tanımını ve sürelerini çok açık bir şekilde belirtmiştir. 4857 sayılı iş kanununun 63.maddesinde tanımlama yapılmış (a) Fazla çalışma: İş Kanununda yazılı koşullar çerçevesinde haftalık 45 saati aşan çalışmaları,b) Fazla sürelerle çalışma: Haftalık çalışma süresinin sözleşmelerle 45 saatin altında belirlendiği durumlarda bu çalışma süresini aşan ve 45 saate kadar yapılan çalışmaları ifade eder.), bu sürenin toplamının bir yılda 270 saatten fazla olamayacağı belirtilmiştir.
Bu maddeye göre özellikle altını çizmek istediğim nokta, fazla mesainin işçinin rızasını ve yazılı onayını almadan yaptırılamayacağıdır. (Elbette zorunlu ve olağanüstü haller dışında)
Özel sektörün gereklilikleri ya da günümüz koşulları fazla mesaiyi kaçınılmaz kılıyor olabilir. Ancak fazla mesai yerine normal mesainin verimli olması ve işlerin düzene girmesi için; iş planlaması, zaman yönetimi, çalışan verimliliği ile ilgili bir çok farklı yöntem uygulanabilir.
Çalışan psikolojisinin çok önemli olduğunun anlaşıldığı bu dönemde, madalyonun diğer yüzüne beraber bakalım mı? İzin gününde mesai yapmak zorunda olan bir çalışan sizce neler düşünür?
“Yarın Cumartesi yine mi geleceğiz; ama olmaz ki planlarım vardı. Sanki gelince ne yapıyorum. Bir saatte bitireceğim işi tüm gün bitiremiyorum, isteğim yok ki. Ne zaman anlayacaklar merak ediyorum. Buna hakları yok. Gelmek zorundaysam gelirim, ama vakit öldürürüm. Niye kendimi hırpalıyorsam… Bugün de iş bitmesin, nasılsa yarın geleceğim.”
İşte bu sebeple fazla mesailerin çok iyi planlanması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü çalışanın istekli olarak yapmadığı hiçbir iş; kaliteli,doğru ve verimli olmayacaktır. Eğer fazla mesai yapılması gerekiyorsa, bunu çalışanın haklarına saygı duyarak ve motive ederek yapmak gerekiyor. Aksi takdirde işleri erken bitirmek adına yapılan bu uygulama, vakit ve enerji kaybından başka bir şey olmayacaktır.