sen;
ağustosumda güneş,
şubatımda kar,
denizlerimde yağmur,
iklimlerimde zamansız açan bir gülsün
sen;
kaçırdığım son sefer sayılı tren,
eyvah! ! ! ... diyemeyeceğim son pişmanlık,
ecelimden sonra gelen nefessin
senin için;
yapraklar hala yeşil,
çiçekler hala kırmızı,
duygular hala ıslak,
düşler hala pembe.
hani bak,
bunlardan eser kalmış mı bende?
sevmenin kralını bilirdim,
ama
zamansız geldin yüreğime,
zamansız geldin işte! ..
bilmem ki;
nesini beğendin bu çirkin adamın!
sahi, neyimi sevdin ya! !
anlayamıyorum.
şiir se herkes yazar,
duygusallık sa herkeste var.
senden öncekiler kör müydüler?
neden beni, görmediler...
bak küçüğüm;
sevda bir alev,
sevda bir ateş.
sen daha yanmamışsın!
sen daha kanmamışsın!
sen sevdayı, yaşamamışsın!
sen daha onu tanımamışsın
masum, masum bakıp ta yüzüme,
asma suratını öyle.
istemem, yaşlar dolmasın,
üzüm karası gözlerine...
ne olursun kızma bana,
ben artık beklemiyorum ki;
ikinci bahar.
seni yüreğime almamın ne anlamı var?
aha geldim aha da gidiyorum
şunun şurasında ne var.
hiç ama hiç gerçekleşmediler ki,
ertelediğim, umutlar
oysa, seni sevecek
bir sürü insan var.
hadi canım;
git hadi! lütfen git!
bana hüzün,
bana gözyaşı,
sana, mutluluklar.
güle güle güle güle