Ekonomik kriz aile içinde sıkıntıların başgöstermesinin en büyük nedenlerinden biri. Aile içinde yaşanılan huzursuzluklar her ne kadar boşanmalarda artış olmasına neden olsa da, nafaka rakamlarının oldukça düşük olması kadınları boşanmaktan alıkoyuyor.
Psikologlar ve sosyologlar, ekonomik sorunların eşleri birbirinden uzaklaştırdığını ifade ederek, çiftlere birbirlerine daha hoşgörülü olmaları konusunda tavsiyelerde bulunuyorlar, fakat bunların hiçbiri boşanma sayısındaki artışa engel olamıyor. Yapılan araştırmalar, ekonomik çöküntülerle birlikte gelen aile içi huzursuzluklara rağmen ev kadınlarının boşanmayı tercih etmediğini gösteriyor. Ev kadınları, kendilerine ait bir gelirleri olmadığından boşanmak yerine yaşanılan sıkıntılara göz yummayı tercih ediyor.
Kadınların boşanmayı tercih etmemesinin bir başka nedeni de çocukların ruh sağlığının bozulacağı düşüncesi. Oysa ki uzmanlar, ailede tartışmaların, kavgaların yaşandığı bir ortamda büyüyen çocukların, anne babası ayrı olan çocuklardan, daha sağlıksız olduğunu bildiriyorlar.
Gaziantep Valiliği Kadın Komisyonu Başkanı Avukat Handan Koral, nafaka sorununa dikkat çekerek, rakamların çok düşük olmasından dolayı kadının boşanma konusunda çekimser davrandığını vurguluyor.
Hiçbir şekilde maddi bir geliri olmayan kadınları, yoksullukla birlikte tehlikeli bir hayatın beklediğine dikkat çeken Handan Koral, kendi başına yaşayabilecek geliri olmayan kadının, geçinebilmek için eşinin tüm kötü davranışlarına katlandığını söylüyor.
Boşanma olgusunun nafaka sorununu gündeme getirmesiyle ilgili açıklama yapan Koral, "Komik rakamları içeren nafaka, boşanmadan sonra eski kocadan alınacak gelir gibi algılanıyor. Çoğu zaman baba, nafaka vermemek için malını dahi gizliyor, yakınlarının üzerine aktarıp, “işsizim” diyerek nafakadan kaçma yolunu seçiyor. Nafaka miktarı, amaca uygun olmalı" diyor.
Ekonomik olarak kendine yetemeyen kadınlar için devletin harekete geçmesi gerekiyor. Kadın sığınma evleri'nin sayısını çoğaltmak, halk eğitim merkezlerini yaygınlaştırıp, kadınları kişisel becerilerini ortaya çıkarmaya teşvik etmek, oldukça yararlı olacaktır. Böylece kadın hem birey hem de bir anne olarak yaşamda daha sağlam duracak ve sağlıklı bir neslin temellerini atabilecekdir.