Hayvan sağlığı endüstrisinde dünya lideri olan Pfizer, son dönemde bu alanda önemli gelişmelere imza atıyor. Pfizer Hayvan Sağlığı Bölümü, Aralık ayında Bayer'in Bayovac IBR-Marker aşısı, Baypamune adlı biyolojik ürünü ve biyolojik araştırma projelerini satın aldı. Ayrıca Avustralya merkezli CSL firmasının (ABD'de Biocor adıyla bilinmektedir) hayvan sağlığı bölümünü de bünyesine kattı.
YEPYENİ ÜRÜNLER
Pfizer Hayvan Sağlığı, çiftlik ve pet hayvanlarına yönelik yenilikçi ürünler geliştirerek, hayvansal besinlerde güvenlik, kalite ve verimliliği arttırmayı ve pet hayvanlarının daha sağlıklı ve uzun yaşamasına yardımcı olmayı hedefliyor. Hayvan sağlığı endüstrisindeki en büyük Ar-Ge yatırımına sahip olan Pfizer, önemli hastalıklara karşı koruma sağlayan biyolojik ürünlerin geliştirilmesini öncelikli bir alan olarak kabul ediyor
Yüksek tıp teknolojisi hayvanların hizmetinde
Doktorlar insanların acılarını dindirmek ve ömrünü uzatmak için yüksek teknoloji aracılığıyla ellerinden geleni yaparken, veterinerler de aynı çabayı hayvanlar için gösteriyorlar. Günümüzde insanları iyileştiren yüksek teknoloji yöntemlerinin hemen hemen hepsi hayvanlara da uygulanıyor. Avrupa'da hayvan sağlığı için ‘yok’ yok olan en önemli merkez ise Almanya'nın Hannover kentindeki Hayvan Doktorları Yüksek Okulu (TİHO).
Bünyesinde 289 bilim adamı ve 2.346 öğrenci bulunan okulun 6 enstitüsü, 16 kliniği var. 1778'de kurulan okulda balık sağlığı üzerinde geniş kapsamlı incelemeler, psikolojik bozukluğu olan papağanlar için özel tedavi yöntemleri uygulanıyor. İstenmeyen hamilelik sonucu düşük yapan kedi ve köpekler tedavi ediliyor, böbrek nakli yapılıyor, dizi tutmayan hayvanlara yapay kemik takılıyor, at kliniğinde gırtlağında daralma olan atlar lazerle tedavi ediliyor...
Hasta hayvanları iyileştirmek için en gelişmiş insan hastanelerinde kullanılan röntgen, tomografi, sonografi gibi yüksek teknolojinin nimeti olan cihaz ve bilgisayar sistemleri kullanılıyor; lazerle ameliyat ve tedavi olanakları bulunuyor, endoskopi yapılıyor.
KEMOTERAPİ YAPILIYOR
Merkezde, kanserli hayvanlara kemoterapi bile uygulanıyor. Veterinerler hayvanlarda, kemoterapinin insanlarda görülen yan etkilerinin görülmediğini söylüyorlar.
Tabii, tüm bunlar oldukça pahalıya mal oluyor. Örneğin organ nakillerinden sonra vücut yeni organı reddetmesin diye her ay kullanılan ilacın fiyatı bile 500 mark (yalaşık 60 milyon). Bazen yüksek teknolojinin hayvanlara sunduğu sağlık hizmetleri o kadar pahalıya patlıyor ki toplam masraflar ‘hastanın fiyatı’nı geçiyor. Maliyeti yüksek olmasına rağmen, hayvanlar için uygulanan yüksek teknolojik yöntem arayışları sürüyor. Veterinerler, insanları iyileştiren meslektaşları gibi hergün yeni bir yöntemle ortaya çıkıyor; bir köpeğin, bir kedinin, bir kuşun ya da herhangi bir başka hayvanın daha hayatını kurtarıyor, uzatıyorlar. Ve, tabii veterinerlerin insanlarla haşır neşir olan doktorlardan önemli bir farkları var: Yüksek teknolojiyle bile sorunu çözemezlerse hastalarının acısını dindirmek için ötenazi uygulama yetkisine sahipler.