Çözüm Var Sorun Yok

Son güncelleme:
  • Çözüm Var Sorun Yok

    Çözüm Var Sorun Yok kitabının yazarı Emine Özdemir, okuyucularına çözümler noktasında önemli bilgiler paylaştı.

    noimage



    Çözüm Var Sorun Yok kitabının yazarı Emine Özdemir sorunlar ve çözümler üzerine konuştu.

    Soru: Emine Hanım öncelikle hayırlı olsun dileklerimizi iletiyoruz. İlk kitabınız çıktı. Duygularınızı öğrenebilir miyiz? Neler hissediyorsunuz?
    Cevap: Çok teşekkür ediyorum. Duygularımı tam anlamıyla ifade edecek bir kelimeyi henüz bulamadım. Çünkü pek çok duygunun karışımı bir durum yaşıyorum. Biraz mutluluk, biraz heyecan, biraz ümit ve biraz da endişe hissediyorum. Hepsini ayna yaşama durumu benimkisi.
    Yeni bir esere vesile olmanın verdiği mutluluk ve heyecan var.Bu kitap yeni çıkacak kitaplar için de ümit aşıladı bana. Endişemin sebebine gelince, beklentilere yeterince cevap verememe durumu.
    Soru: Kitabınızın ismi ‘Çözüm Var Sorun Yok’. Kitabın kapağında Bibliyoterapi Tekniği ile Sorun Çözme diye belirtmişsiniz. Nedir bibliyoterapi?
    Cevap: Bibliyoterapi, kısaca söylemek gerekirse kitapla terapidir. Yani sorun yaşayan kişiye, sorunu çözmesi için hikaye, masal veya deneme vb yazılar aracılığıyla istifade etmesini sağlama sürecidir. Örneğin kendini değersiz hisseden bir kişi, kitapta aynı sorunu yaşayan kahramanla özdeşim kuruyor ve çözüm için atılması gereken adımlar konusunda bilinçlendiriliyor.

    Soru: Bibliyoterapi tekniği yeni bir teknik mi?
    Cevap: Yeni olduğu söylenemez. İlk olarak 1916 yılında SamuelCrothers tarafından terapi süreçlerinde kullanılmaya başlanmıştır. Temeli eski yunana dayanmaktadır. Ruhsal hastalıkların tedavisinde kullanılan bu teknik zamanla yaygınlaşmış ve günümüze kadar gelmiştir.
    Her ne kadar bilimsel anlamda 1900’lü yıllarda kullanılıyor görünse de bizim tarihimizdeki en büyük değerlerimizden olan Mevlana, 1200’lü yıllarda bu teknikle pek çok kişiye yardımcı olmuş, bilimsel anlamda olmasa da bu tekniği kullanmıştır. Örneğin haksız eleştirilere maruz kalan bir kişiye söylediği şu sözler, kişinin rahatlamasını sağlamıştır.

    Ne fark eder ki kör insan için, Elmas da bir, cam da. Sana bakan kör ise; Sakın kendini camdan sanma.
    Ben bu sözleri danışma seanslarında sıkça kullanıyorum.

    Soru: ‘Çözüm Var Sorun Yok’ kitabını yazma düşüncesi nasıl ortaya çıktı?
    Cevap: Ben 13 yıldır Psikolojik Danışman olarak çalışıyorum. 2 yıl önce de Aile Danışmanlığı yapmaya başladım. Bu süre içinde gözlemlediğim bir durum var. Bizim toplumumuzda kişilerin psikolojik danışma sürecinden beklentileri oldukça yüksektir. Bir sorun yaşadıklarında ilk seansta sorunlarının tamamen çözüme kavuşmasını istiyorlar. Ancak bu gerçekçi bir beklenti değil. Tek seansta çözüm pek mümkün olmasa da çözümü hızlandırmak için ek bir terapiye ihtiyaç duyuluyor. Ben seanslarımda psikolojik rahatsızlıklarla ilgili hikaye ve sözleri sıkça kullanıyorum. Farkındalığı artırıyor, danışanın çözüm için adım atmasını kolaylaştırıyor ve rehberlik sunuyor.
    Özetle bibliyoterapi tekniğinin çözüm sürecine büyük katkı sunduğunu fark ettiğim için bu kitabı yazmaya karar verdim.

    Soru: Kitabınız nasıl bir okuyucu kitlesine hitap ediyor?
    Cevap: Kitap içerik olarak ergenlere ve yetişkinlere yönelik olarak hazırlandı.
    Bu kitap ayrıca psikolojik danışman olarak görev yapanlar için yardımcı bir kaynak, psikolojik destek gören, danışmanlık hizmeti alanlar için ek bir destek süreci ve takviye, çeşitli sorunlar yaşayan ama herhangi bir psikolojik destek alamayan kişiler için kısa süreli bir terapi hizmeti sunmak için okuyuculara yönelik hazırlanmıştır

    Soru: Kitabınızı diğer kişisel gelişim kitaplarından ayıran özellik nedir?
    Cevap: Kişisel gelişim kitaplarının büyük kısmı çeviri kitaplardır. Son yıllarda ülkemizde de bu tür kitaplarda artış olmakla beraber genellikle yabancı menşelidir. Kişisel gelişim kitaplarının en büyük özelliği kişinin egosunu yani benliğini ön plana çıkarmasıdır. ‘Sen her şeyi yapabilirsin’, ‘Yeter ki sen iste, olmaması imkânsız’ türünden inanışların altı çizilerek okuyucuya, müthiş bir ego empoze ediliyor. Oysa bizim kültürümüzde, inancımızda her gücün kaynağı insan değil, yaratıcıdır. İnsan ancak yaratıcının verdiği irade ile hedefine ulaşabilir, hayatı ile ilgili seçimler yapabilir ve mutlu olabilir. Manevi değerleri ile iradesini buluşturabilirse kendini geliştirebilir.
    Bu kitabı diğerlerinden ayıran en önemli özellik de budur. Yani kişinin iradesi ile manevi değerlerini buluşturması. İnsan ancak o zaman hem aklını, hem ruhunu doyurabilir. Aklını ve ruhunu doyuran kişi, bu şekilde sağlıklı bir kişiliğe sahip olur.
    Soru: Kitabınızın içeriğinden de biraz bahseder misiniz? Kitabınızda hangi konulara değiniyorsunuz?
    Cevap: Kitap 27 ayrı bölümden oluşmaktadır. Her bölümün başında konuyla ilgili terapi tesiri olacak sözler kullanılmış, bölümün içeriğinde ise konuyla ilgili bilgi verildikten sonra çoğunlukla konuyla ilgili mesnevideki hikayelerden yararlanılmıştır. Her bölümün sonunda ise terapi seanslarında kullanılan tekniklerden biri ve çözüm önerisi okuyucuların istifadesine sunulmuştur.
    Soru: Kitabınızın 27 ayrı bölümden oluştuğunu söylediniz. Bu bölümlerin konularını neye göre belirlediniz? Hangi konuları seçtiniz?
    Cevap: 13 yıldır danışanların sorun olarak gördüğü konuları belirleyip notlar alıyordum. En çok sorun yaşanan konuları belirleyerek bu konuları kitaba dahil etmeyi uygun gördüm. Kitaptaki bölümler de bu konular üzerinde şekillenmiş oldu.

    Kitapta yer alan konulara gelince, mükemmeliyetçilik, öfke, empati, kişisel sınırları çizebilmenin önemi, sabır vb. Diğer konuları da okuyuculara sürpriz olarak muhafaza edelim.

    Soru: Son olarak okuyucularınıza iletmek istediğiniz bir mesajınız var mı?
    Cevap: Ben öncelikle kitabı okuyanlara, okumak için tercih edenlere, seçimlerinden dolayı teşekkür ediyorum. Kitabı okuyanların veya okumak isteyenlerin beklentilerini bilmiyorum ama şunu söyleyebilirim; kitabı okumanın kendilerini daha iyi hissettireceğini, farklı bir bakış açısı kazandıracağını düşünüyorum.
    Okuyuculardan beklentim, kitapla ilgili duygu ve düşüncelerini iletişim adresimizle paylaşmaları. İkinci baskıdan önce yapıcı eleştirilerini bekliyorum. Böylece eksiklerimizi görme ve daha iyi bir eser ortaya çıkarma adına güncelleme yapma fırsatı yakalamış oluruz.

    Bu konuda tüm okuyucularımızdan desteklerini bekliyor, kitabın hayırlara vesile olmasını diliyorum.
    Soru: Biz de bu dileklerinize katılıyor, başarılarınızın devamını diliyoruz. Zaman ayırdığınız için size çok teşekkür ediyoruz.
    Cevap: Asıl ben teşekkür ediyorum kitabı tanıtma fırsatı sunduğunuz için.
0 0 0