'Elimden gelse hiç konuşmazdım' der Konfüçyüs. 'İyi ama o zaman nasıl anlatacağız insanlara?'
diye endişe eder öğrencileri. 'Göğün
kendisi konuşuyor mu ?' diye devam eder Üstat. 'Ama dört
mevsim pekala birbirini izliyor ve bütün varolanlar çoğalıyor.'
Göğün ve aşkın konuşmaya
ihtiyacı yok.
Halden bilene ihtiyacı var. Hali okuyabilene. Halden
anlayabilene.
Oysa günümüz aşkları nasıl da bağırgan: 'Beni sev! beni sev!'
Gerçek aşk sevilme ihtiyacının
üstündedir talep etmemeyi de
bilmektir. Aşkın hakikati aşığın susuşundadır çektiği çilede düştüğü çöldedir.
Gönle düşen dile düştüğünde bazen yere düşer. 'Sevdiğimi
söylemez isem sevmek derdi beni boğar' diyen Yunus'a ne
demeli o halde?
Söylemek hep kelimelerle olmaz ya sevgili dost hal de söyler.
Gönülde olanı yere düşürme.
Sessizce sev. Usulca. Kainatı
telaşa vermeden.
Melekleri ürkütmeden sev.