bening karaciğer tümörü - iyi huylu karaciğer tümörleri - karaciğer kanseriKaraciğerin içinde hepatosit olarak adlandırılan hücreler ve safra kanalları ile kan damarları içeren hücreler vardır. Safra kanalı karaciğerin dışına doğru uzanıp, safrayı safra kesesine veya bağırsaklara ulaştırır. Karaciğerin içindeki hücreler kötü huylu malign ve iyi huylu bening tümörlerini meydana getirir. Bu tümörler farklı etkenlerle oluşmakta ve farklı etkiler göstermektedir. Bu nedenle farklı tedaviler uygulanır.
İyi huylu (bening) karaciğer tümörleri
İyi huylu tümörler bazı durumlarda sorunlara yol açabilecek kadar büyüyebilir. Yakınındaki dokulara yayılmazlar. Cerrahi müdahaleyle tedavileri tamamlanır.
Hemanjiyom: Bu iyi huylu tümör türü kan damarlarında oluşur. En sık rastlanılan iyi huylu tümör türüdür. Bu tümörlerin büyük bir kısmı tedavi gerektirmeden iyileşebilir. Fakat kanamaya neden olan tümörler ameliyatla alınır.
Hepatik adenom: Bu türler ana karaciğerin kendi hücrelerinde başlayan tümörlerdir. Çoğunlukla belirti göstermezler ve bu sebeple tedavi edilmeleri gerekmez. Bir bölümü karın ağrısı ve kütle hissi gibi etkiler gösterebilir. Anormal derecede kanamaya sebep oldukları zaman, karaciğer kanseri oluşma riski taşıyacaklarından, cerrahi müdahaleyle alınırlar.
Fokal nodüler hiperplazi: Bu tümör türü farklı hücre türlerinden oluşur ve tümöre benzer bir şekilde büyüme oluşumu gösterir. Bunlar iyi huylu tümördür, fakat karaciğer kanserinden ayrılmaları kolay olmadığından cerrahi müdahaleyle alınırlar.
Karaciğer tanısında risk faktörleri nelerdir?
Karaciğer kanseri genelde 60 yaşından sonraki kişilerde daha yaygın olarak görülür. Karaciğer kanseri, risk faktörü taşıyan kişilerde daha yaygın olarak görülmektedir. Bu faktörlerin içinde sigara kullanımı gibi hastaların elinde olan faktörlerde bulunmaktadır. Ama genetik faktörler gibi insanın kendi elinde olmayan, değiştirilemeyecek olan risk faktörleri de vardır. Fakat risk faktörlerinin bulunması illa kansere yakalanılacak anlamına gelmemektedir. Bu risk faktörleri;
Yaş
Genetik etkenler ve metabolik hastalıklar
Viral Hepatitler
Siroz
Sigara ve alkol kullanımı
Etnik köken
Cinsiyet
Obezite
Tip 2 diyabet
Karaciğer kanserinin erken dönemde teşhisi
Karaciğer kanserin belirtileri erken dönemde kolay olarak anlaşılamadığından dolayı ileri aşamaya kadar ortaya çıkmaz. Bu yüzden hastalığın erken dönemde teşhisi oldukça zordur. Karaciğer göğüs kafesinin iç kısmında olduğundan, küçük olan tümörlerin muayene ile anlaşılması çok zordur. Bu tümörler fark edildiğinde genellikle büyümüş olurlar. Uzun süreli siroz hastalığına maruz kalan kişilerde genellikle karaciğer kanseri görülür. Sirozun ileri aşamasında, karaciğer kanseri değişik tarama testleriyle değerlendirilir.
Karaciğer kanserinin belirtileri
Karaciğer kanserinin belirtileri ileri aşamalara kadar fark edilmez. Belirtiler hastalığın erken dönemde etkisini göstermeye başlayabilirler. Sıkça görülen belirtiler;
Diyet dışında yaşanan anormal kilo kayıpları
İştahsızlık
Yemeğin yeterince alınmasına rağmen tokluk hissi
Mide bulantısı ve kusma
Ateş
Karaciğerdeki büyüme
Dalağın büyümesi
Karın ağrısı veya sağ kürek kemiğinin yakınında hissedilen ağrı
Şişkinlik hissi veya karında su toplanması
Kaşıntı
Cilt ve göz aklarının sararması
Karın bölgesindeki ciltten beliren damar genişlemesi
Kronik hepatit ve siroz tipi hastalıkların daha da kötüye gitmesi
Karaciğer kanserinin tedavisi
Karaciğer kanserini hastalığının tedavi süreci hangi evrede olduğuna bağlı olarak değerlendirilir. Bazı durumlarda bazı bölgelere cerrahi işlem yapılırken, bazılarında ise müdahale edilmeye ihtiyaç duyulmaz. Karaciğer kanserinin tedavi seçenekleri;
Cerrahi müdahale (kısmi hepatektomi ya da karaciğer nakli)
Ablasyon ya da embolizasyon tedavileri
Radyoterapi ve kemoterapi uygulamaları
Hedefe yönelik tedavi
Karaciğer kanserinin tedavisinde bu tedavi yöntemleri ayrı olarak uygulanabileceği gibi, bazı hastalarda beraber de uygulanabilir. Ayrıca bazen hastalara bu tedavi yöntemlerinin yanında alternatif tedavilerde uygulanabilir. Bu alternatif tedavilere örnek olarak psikoterapi, ozon terapisi, beslenme yöntemleri, ısı tedavisi, yogayı sayabiliriz.