Mantar Bizi Ne Kadar Besliyor?

Son güncelleme: 11.11.2014 21:36
  • mantarın beslenmemizdeki yeri - mantarın besin içeriği - kültür mantarlarıİlk önceleri sadece doğada tabii olarak yetişen mantarların toplanıp yenmesi, daha sonra yerini suni ortamlarda yetiştirilen kültür mantarlarına bırakmıştır. Günümüzde doğadan toplanıp yenen mantar miktarı giderek azalmaktadır. Tat ve aroma bakımından zengin olan doğa mantarları karşısında, kültür mantarlarının üstünlüğü, her şeyden evvel zehirsiz olmalarındandır. Ayrıca kültür mantarları, doğa mantarlarlarından daha temiz ve istendiği an, istendiği miktar bulunabilmesidir.

    Dünyada nüfusun giderek artması, hayvansal ürünlerdeki protein açığının bir türlü kapatılamaması, insanları değişik arayışlar içerisine sokmuştur. Uzay çağında, kitlesel yoğunluğu olan besin maddelerinden çok az miktarda alınması ile insan beslenmesine katkıda bulunacak yiyeceklerin aranmasına başlanmıştır. Kısıtlı olanaklar içinde bir uzay gemisi ve istasyonunda, bir tabletle günlük beslenmenin giderilmesine çalışılmaktadır. Besin miktarının hacmen küçültülmesi, çok sürekli yolculuklarda depolama ve taşıma açısından oldukça önemlidir.

    Bir gezegenden diğerine koşarken, besin maddelerinin kısıtlı üretim alanlarında günlük çoğalmasını sağlamak, ancak özel üretim olanakları yaratılması ve besin değeri her yönden yüksek bitkisel ve hayvansal ürünlerin bulunması ile mümkündür. Bu yüzden yosunlar ve mantarlar, bu konuda ilk ele alını üzerinde çalışma yapılan bitkilerdir. Fazla yer kaplayan şapka kısmının üretiminden vazgeçersek, çok küçük kaplarda mantar misellerinin rahatlıkla üretilmesi ve misellerin içerdiği protein kadar, diğer hayati önem kazandıran vitaminleri, mineralleri, enzimleri, antibiyotikleri ve hormonları bir arada bulundurması ve insan beslenmesinde sakıncasız kullanılması, mantarın önemini bir kat daha arttırmaktadır.

    Bugün için yukarıda belirtilen düşünce, bazı insanlara fazla iyimser ve ilginç gelmeyebilir. Bu bakımdan geleceğin parıltısını bir tarafa bırakırsak, mantar geçmişte ve günümüzde insanlığın besin kaynağı olmuştur.

    Mantar besin içeriği oldukça ilginçtir. 100 gr mantarda %75-90 su bulunmakta, kuru madde miktarı %10-25 arasında değişmektedir. Bu değişim farklı mantar tür ve çeşitlerine göre olacağı gibi, bir çeşidin yetişme dönemlerine, klimatik değişimlere ve mantarın büyüklüğüne göre de farklılık gösterebilmektedir. Nitekim, sadece agaricus’u ele aldığımızda araştırmacılara göre su oranı %87,4 ile %91 arasında oynarken, kuru madde oranı %12,6 ile %9 arasında kalmaktadır. Kuru madde içinde mantarda en önemli öğe proteindir. Protein insan beslenmesinin vazgeçilmez besin unsurudur. Bununla beraber protein, beslenmesinde dikkatsizce yer alırsa, sağlık sorunlarını beraberinde getirir.

    Günümüzde koşulları stres, sinir, damar, kalp hastalıklarını kamçılamaktadır. Yoğun iş temposu içinde çabuk yemek, fazla miktarda hayvansal gıdanın alınmasına sebep olmakta, buna ilave masa başında uzun süreli oturma ve hareketsiz kalma, alınan besin maddelerinin yakılmadan vücutta depolanmasına sebep olmaktadır. Ayrıca yemek dışı günlük ev toplantıları, çeşitli koktyl ve ziyafetlerdeki yiyeceklerden alınan total yağ, bunun yanında kolesterolü, alkolü, şekeri fazla bulunan besin maddeleri, kandaki lipitlerin artmasını hızlandırır.

    Kanda artan lipitler kan damarlarının iç cidarında yoğunlaşarak, damar daralmasına, kanın damarlar içinde rahat akmamasına, bu yüzden kalbin hızlı çalışmasına, yani kalp ritminin bozulmasına, tansiyonun yükselmesine, kalp etrafındaki damarların tıkanmasına, kalp beslenmesinin zayıflamasına ve bütün bunların sonunda kalp krizine neden olur.

    alıntı
#11.11.2014 21:36 0 0 0