fidan aşılama yöntemleri - kalem aşısı nasıl yapılır - kalem aşısının özellikleriGöz aşılarından başka aşı yöntemleri de var. Siz eğer, benim ağacım artık verimsizleşti, yaşlı ve eskisi gibi değil diyorsanız, onu çeşitlendirerek gençleştirmek elinizde. Bunu da kalem aşılarıyla gerekse dönüştürebiliyorsunuz. Örneğin yaşlı William armut ağacınızı Ankara armut ağacına dönüştürme olası. Bunun için de Ankara armudundan hazırlayacağınız ince kalemlere gereksinimiz var. Bu kalemlerin yaşlı ağacınıza uygulanma tekniğine gelince.
Hani çobanlar ağaç dallarını alıp oturdukları yerde uçlarını yontarak kalem dallar elde ederler ya, siz de aşı bıçağıyla, yeni çeşitten, dip taraflarından, uç tarafı sivri, yontulmuş kalemler yapacaksınız. Bunun için kalemin dip tarafında yaklaşık 45 derecelik verevine bir açıyla ucunu sivrildin ve bu kalemlerin üzerinde en az 3-5 arasında göz bulunmasına dikkat edin. Ancak kullanılacak kalemin tomurcuklarına uyanma başlamış olmalı. Bu nedenle aşı kalemlerini dinleme dönemine alacak, aşı zamanına kadar uygun koşullarda saklayacaksınız.
Her aşamada anaçtaki kambiyum dokularıyla kalemdeki kambiyum dokularının birbirine temas etmesi gerekiyor. Bu iki noktadaki hücreler birleşecekler, yani birbirlerini tanıyıp bağlanacaklar ve aşınız böylelikle tutacak. Kambiyum dokusu, kabuğun altında ama odun kısmının da dışında olan, bölünebilir diğer söylemle merismatik hücrelerden oluşan bir doku. Ağacın dışa doğru genişleyip büyümesini sağlayan bir yapı bu. Bölünebilir olması da bu iki dokunun kaynaşmasını sağlayan faktör.
Aşılamayı en uygun zamanda yapmanız da çok önemli. Kalem aşılarının çoğu ilkbaharda, anaçta su yürümenin başlayacağı dönemde yapılırmış.
Aşılama bittikten sonra, nem kaybını önlemeniz gerekiyor. Bunun için de aşı yüzeylerini aşı macunu adı verilen bir malzemeyle kaplayacak ve sonra bağlayacaksınız. Aşı macunuyla da işiniz bittikten sonra belirli bir süre aşılarınıza dikkat edin. Örneğin kalemle de oluşacak sürgünler çok kuvvetli gelişecekleri için kırılmalarını önlemek, bunun için de sürgünleri bağlamanız gerekebilirmiş.
Anacın üzerinde açılan yerlerin tipine göre, kalem aşılarınızın da tipi ortaya çıkıyor. Kabuk, yarma, kakma gibi. En çok kullanılan kalem aşısıysa kabuk aşısı adını alıyor. Buna aynı zamanda kalem aşıları içerisinde uygulanması en kolay olması nedeniyle çoban aşısı da deniyor. Bu aşının uygulanmasına gelince.
Çeşidini değiştireceğiniz ağacın üzerindeki ince dalları kesmeniz gerekiyor öncelikle. Bu dal budama işlemine kabaklama deniyor. Kabaklama işlemini düşünün. Bu budamada ince dallar gider ve yalnızca ana dallar kalır. İşte kabaklamada böyle olacak ve çeşidi değiştirilecek ağaç üzerinde yalnızca ana dallar kalacak. Sonra çapı yaklaşık olarak 25-30 cm olan bu ana dallar üzerinde işlem yapacaksınız. Eğer dalların çağı 30 cm in üzerindeyse bu yöntemle aşılama yapılmaması öneriliyor.
Kabuk aşısında uygulama kabuğun odundan ayrılması bağlı olduğundan bu aşı ilkbaharda, ağaçta büyüme başladıktan sonra yapılıyor. Aşı kalemlerinizse dinlenme döneminde alınanlar olmalı. Her kalem için, dalın ucunda, kabuktan oduna kadar inen yaklaşık 5 cm uzunluğunda yukarıdan aşağıya doğru çizgi halinde bir kesim yapın. Sonra kalemi yerleştirmek için kabuk her iki kenarı boyunca hafifçe kaldırın. Sonra da hazır hala getirdiğiniz kalemleri anaçtaki bu açılan noktalara, kabuk ile odun arasına yerleştirin.
Her kalem için ince ve başsız bir çiviyle kalemi anaca çivilemenizin aşı başarınızı arttıracağını uzmanlar belirtiyorlar. Kalemleri anaca bağlayabilirseniz de. Ancak aşı bağının aşıyı boğmaması için bir süre sonra kesilip alınması gerekiyor. Bu işlemler bittikten sonra da aşınızı macunlayacaksınız. Macunlama sayesinde kesilen büyük yüzeyden meydana gelecek su kaybını önleyeceksiniz. Bu macunu, pazarlarda kolaylıkla bulabilirmişsiniz. Zift gibi, parafin gibi organik bir madde bu. Isıtıldığı zaman eriyor, sıcaklık düştüğü zaman da macun kıvamına dönüşüyor.
Unutmayın kalem aşılarının durgunu olmazmış. Yani aşı yapıldıktan sonra hemen o yıl içerisinde kalemlerdeki gözlerin sürmesi bekleniyor. Zaten sürgün yoksa aşınız da tutmamış demek.
Kalem aşılarının yarma ve kakma gibi türleri olduğunu da vurgulamıştık. Bu aşılar da değişik bitki türlerinde, anaçlara göre değişiyor. Birbirlerine olan farklılıkları da kalemin ve anaçta açılan yerin şekline göre oluşuyor. Örneğin çoban aşısında kabuğu kaldırıyorduk, daha kalın dallara yapacağımız uygulamadaysa, yani kabuğu kolayca kaldıramadığımız dallardaysa anacın tam orta yerinden aşağıya doğru balta gibi bir aletle yarık açmamız gerekiyor. Bu yarıkların içerisine kalemler yerleştiriliyor. Yarma aşı denilen bu uygulamanın yanı sıra oyuk açma durumunda kalıyorsak bu da kakma aşı yapmamızı gerektiriyor.
Anlattığımız bu işlemlerin hepsi birer teknoloji, ama teknoloji bizler tarafından da rahatlıkla uygulanabilen türden. Bir de aşılamada yaklaşık 10 yıldan beri masa başında uygulanan yöntemler varmış. Bu masa başı yöntemi asma fidanlarının üretiminde kullanılıyor. Bu üretimde devreye özel aletler giriyor. Anaç olarak da Amerikan asma anacı kullanılıyor. Bu anaca kalecik karası, çavuş, sultani, çekirdeksiz gibi yediğimiz çeşit üzümlerden alınan bir yıllık dalların aynı çapta olanları bir aletin içerisine takılarak otomatik olarak aşılanıyor. Bunların içerisinde en çok kullanılan aşı tipide omega aşısı adını alıyormuş.
Anaçta omeganın tersine bir delik açılıyor ve kalem de ona tam uyacak biçimde, çıkıntı bir biçimde omega oluşturuluyor. Bunlar birbirine tam birleştirildiğinde ikisi birbirine giriyor ve sera koşullarında, yani belirli sıcaklık, nem koşulları sağlanarak kaynaşmaları için bekleniyor. Ardından köklendirme işlemi yapılıyor. Bu işlem de plastik tüplerin içerisinde gerçekleştiriliyor. Bu aşılama kontrollü koşullarda yapılan bir uygulama siz bende yaparım derseniz bir hayli zorlanabilirsiniz. Ama bu yöntemle elde edilen asmalar bağların baş belası olan filoksera adı verilen parazitlere hiç aldırmadan, istenen çeşitte üzümlerin elde edilmesini sağlıyor. Kalecik, sultani, çekirdeksiz.
Bütün bu anlattığımız geleneksel aşılama yöntemleriyle bağcılıkta uygulanan makineli aşılama ve sebzelerdeki aşılı fide kullanımından başka bir aşılama yöntemi var ki, işte buna tüp bebek gibi tüp aşı desek hiç de yanlış olmaz. Yaşadığımız bilim ve teknoloji çağında bütün bilim dallarında olduğu gibi uygulamalı biyoloji alanında da yenilikler ortaya kondu. Biyoteknolojik uygulamalar ve bunların önemli bir bölümünü oluşturan bitki doku kültürleri, çok değişik amaçlarla bitki ile uğraşan bilim insanlarına çeşitli zulümler sunuyor. İşte mikro aşılama tekniği bunlardan biri.
Prof. Dr. Ellialtıoğlu bu konuda bize özetle şu bilgiyi verdi: 0,1* 0,8 mm arasında değişen sürgün ucu parçasının, stereo mikroskop altında, yine tüp içerisinde yetiştirilmiş ve tepesi kesilip uzaklaştırılmış, bu bölgeye değişik biçimlerde kesit açılmış anaçlar üzerine, steril koşullarda yerleştirilmesi işlemine mikro aşılama adı verilmekte. Sürgünün en uç kısmındaki meristem dokusunun virüs bulundurmuyor olması, mikro aşılama yönteminin kullanılmasının başlıca nedeni. Böylece portakal, mandalin, limoni gibi turunçgillerde, zümde, şeftali ve kayısıda, çoğaltmada kullanılacak damızlık parsellerin virüs etmenlerinden arındırılmış temiz materyalle kurulması ve üretiminde hastalıksız fidan kullanımı mümkün olabilmekte.
Siz aşılarınızın yalnızca meyve ağaçlarınıza değil bahçenizdeki çalı formunda olmayan ağaçlara, örneğin gül ağacınıza, leylaklarınıza kısaca süs bitkileriniz de uygulayabilirsiniz. Bir dalı mor, bir dalı beyaz leylaklar sizi bekliyor.
İlk başlarda yapacağınız aşılamalarda tutma oranı oldukça düşük olabilirmiş. Ayrıca günde birkaç aşılama ancak yapabilirmişsiniz. Bu durum canınızı sakın sımasın. Aşılamayı öğrenip, ustalaştıkça günde yüzlerce uygulama yapabileceğinizi hocamız özellikle vurguladı. Ayrıca %90-95 arası başarı elde edebileceğinizi sözlerine ekledi. Önemli bir ipucuyla yazımızı artık sonlandırıyoruz. Aşılama yapılacak olan kalem ya da gözlerin sağlıklı olması çok önemli. Gözler ya da kalemler bir hastalıkla bulaşık iseler, özellikle de virüslerle bulaşıksalar bu durum hem sizi üzecek hem de sağlıksız bir bitki yaşama katmanıza yol açacaktır. Bu nedenle materyal olarak kullanacağınız ağacı yetiştirme dönemindeyken mutlaka görün. Virüslerle bulaşık olan ağaçların yaprakları üzerinde rozetleşme, şekilde bozukluk olur ve ağaç sağlıksız olduğunu hemen belli edermiş.