Yeşil Çay Türevleri Gribi Aşıdan Daha iyi Önlüyor

Son güncelleme:
  • yeşil çayın faydaları - gribe karşı yeşil çay - virüslere karşı yeşil çayGrip sezonu şu an tüm hızıyla devam ediyor ve eş zamanlı olarak mevsimsel aşılar yoğun bir şekilde yapılıyor. Griple ilgili son yapılan bir klinik araştırmaya göre; “yeşil çay” bazlı ilaveler grip riskini %75 düşürüyor. Yakın zamanda Lancet’te (tıbba yönelik bir dergi) yayınlanan bir çalışmada aşıların grip olma riskini %60 düşürdüğü gösterildi. Bunun anlamı şu: Yeşil çay ve türevlerinin grip riskini düşürme oranı aşılardan çok daha yüksek! Yeşil çayın sağlık açısından birçok faydasının yanında, enjeksiyondan kaynaklı herhangi bir risk taşımaması da göz önüne alındığında aşıdan çok daha iyi bir alternatif olduğu görülecektir.
    Doğal bir virüs düşmanı ve bağışıklık kuvvetlendirici: Yeşil Çay

    Yeşil çayın içeriğindeki polifenollerinin etkin bir şekilde pek çok bakteri, mantar ve virüsleri yok ettiği yıllardır biliniyordu.

    Virüsler göz önüne alındığı zaman; yeşil çay, adenovirüsi, Epstein-Barr, Herpes simpleks, HIV-1 ve grip virüslerini baskılar. Bu baskıyı, yeşil çaydaki ana polifenollerden biri olan ECGC (Epigallocatechin gallate) isimli madde sağlıyor. ECGC özellikle grip virüsünün hemaglutinine bağlanıyor ve virüsün hedef reseptöre tutunmasını ve bulaşmasını engelliyor. EGCG ayrıca virüs hücre zarını başkalaştırarak virüsün diğer hücreleri enfekte etmesini engelliyor.

    Yeşil çayın bir başka önemli bileşeni ise, kuvvetli bir antimikrobiyel sitokin olan amino asit L-tein’dir. İnterferon-gama elde etmek ve çoğaltmak için gama-delta-T lenfositlerini aktive ettiği gösterilen bu lenfositler enfeksiyonlara karşı vücudun ilk savunması olarak düşünülebilir.

    Bu nedenle yeşil çay gribe karşı çift taraflı koruma sunarken aşılama bu çift taraflı faydayı sağlayamaz. Yine de nihai sonuç için klinik testlere ihtiyacımız olabilir.

    Eski Bir Klinik Kanıt: Yeşil Çay Grip Riskini Düşürüyor

    Yeşil çayın gribe karşı etkisini belirlemek üzere eski bir deney yapılmıştı. Zayıf bir yeşil çay çözeltisiyle (her fincanda %60’ı EGCG olan 50 mg kateşin) günde üç kere gargara yapmayı kapsayan deney sonucunda; kontrol grubunun %10‘unun aksine gargara yapanların sadece %1.3’ünün gribe yakalandığı gözlemlenmişti. Böylece; “boğazın, gribin başlıca enfeksiyon alanı olduğu ve gargaranın boğazdaki grip virüslerini durduracağı” teorisi doğrulanmış oldu.

    Yetişkinler üzerindeki bir başka sofistike deneyde ise; grip sezonu esnasında üç ay boyunca özel bir tein karışımı (günlük yaklaşık 10 fincan yeşil çay değerinde, fakat tam miktar belirlenemedi) kullanıldı. Bu deney rastgele seçimli, “çift-kör”* ve plasebo kontrollü bir deneydi. Deneklerde %32 daha az hastalık ve %35 daha az “belirti günü” görüldü. %70 oranında yeşil çay haplarını alan kişiler (düşük bir oran olsa da) istatistiksel analize dahil edildiler.

    * Çift kör: Genellikle tıbbi deneylerde kullanılan bir yöntemdir. Hem denek grubu hem de uygulama grubu gerçek ilaç ile plasebo (etkisiz) ilacın hangisi olduğunu bilmez.
    Çarpıcı Sonuç: %75 Daha Az Hastalık

    Yakın geçmişte, 198 sağlık çalışanına çok daha kontrolü sağlanmış, kapsamlı bir deney uygulandı. Bu deneyde, klinik deneylerin en üst standardı olan “rastgele seçimli”, “çift-kör” ve “plesebo” kontrollü yapıldı. Her deney grubuna Kasım 2009 tarihinden Nisan 2010 tarihine kadar 378 mg yeşil çay kateşinleri (270mg EGCG içeren) ve 210 mg tein günlük doz şeklinde verildi. Deneklerin %93′ü, plana uygun bir şekilde, verilen dozları aldılar.

    Yeşil çay alanlarda klinik olarak %75 daha az grip enfeksiyonu gözlendi ve bu değer istatistiksel olarak dikkat çekici bir orandı (p=0.022) ancak, gözlenen hastalıkların hepsi iyi huylu grip değildi. Gerçek grip enfeksiyonunu teyit etmek için laboratuar sonuçlarına bakıldığında yeşil çayın grip olma riskini %83‘lük müthiş bir oranla düşürdüğü görüldü. Yine de bu gerçek, grip vakalarının sayısal azlığından dolayı istatistiksel açıdan pek bir anlam ifade etmiyordu.

    Sonuç olarak; son klinik deneyler yeşil çay türevlerinin gribal hastalıkları önleme konusunda grip aşısından çok daha iyi sonuçlar verdiğini göstermiştir. Bu gerçek, grip aşısının faydalı olduğuna inanan birçok insan için gerçekçi gelmeyebilir ama doğal yaşamanın gereklerine uymaya çalışan, anlayan ve uygulayan kimseler için hiç de sürpriz değildir.

    Yeşil Çay, Dertlere Deva

    Uzman diyetisyen Banu Topalakçı, güçlü antioksidan özelliğiyle bilinen yeşil çayla ilgili son araştırmaları ele aldı.

    Çay güçlü antioksidan özelliği ile kansere karşı koruma sağlar, kan şekerini düşürür, iltihabı önler, kolesterolü düşürür, kalp rahatsızlığı ve kansere karşı korur, metabolizmayı harekete geçirme becerisi mevcuttur

    İçildiğinde keyif ve sağlık açısından pek çok fayda sağlayan çok az sayıdaki içecekten biridir çay. Büyük olasılıkla sudan sonra dünyada ve ülkemizde, en yaygın tüketilen içecektir. Çayın sağlık açısından faydalarının nedeni içeriğindeki fenolik bileşkeler ya da polifenoller olarak bilinen bitki bazlı büyük bir koruyucu kimyasal grubundan dolayıdır.

    Polifenoller, çoğu kanser karşıtı faaliyet gösteren güçlü bir antioksidandır. Bu bileşkelerin 4.000'den fazla çeşidi vardır ve flavonoidler, antosiyaninler, izoflavonlar dahil olmak üzere çok sayıda sınıf ve altsınıfa ayrılmaktadır. Polifenoller, diğer antioksidanlar gibi hücrelerin "oksidatif stres" olarak bilinen normal ancak zarar verici fizyolojik süreçlerden korunmasına yardımcı olur. Oksijen her ne kadar yaşam için hayati derecede önemli olsa da aynı zamanda serbest radikaller olarak isimlendirilen reaktif maddeler de birleşir. Bu, vücudumuzdaki hücrelere zarar verebilir, bu zarar ise kalp rahatsızlığı ve kansere sebep olur.

    Pek çok araştırmada, polifenollerin kanser karşıtı özellikleri ortaya konmuştur. Bunlar serbest radikallerin hücrelere verdiği zararı durdurabilir, tümör gelişimi için çalışan enzimleri etkisiz kılabilir ve kanseri tetikleyen unsurları işlevsiz bir duruma getirebilir.

    Siyah mı, yeşil mi?

    Çayın rengi nasıl bir işlemden geçtiği ile ilgilidir. Çayın yeşil mi, siyah mı, beyaz mı ya da kırmızı mı olacağını belirleyen şey yapraklarının hasat sonrası maruz bırakıldığı işlem derecesidir. Siyah çay tam fermente edilmiştir, kırmızı çay kısmen fermente edilmiştir, yeşil çay ise hiç fermente edilmemiş ancak belli bir sıcaklıkta çevrilerek kurutulmuştur, beyaz çay ise neredeyse hiç işlem görmemiştir.

    Bu dört çeşit çay arasında olgunlaşmamış, filizleri henüz tam açmadan hemen önce toplanan çay yapraklarıyla yapılan tek çay beyaz çaydır. Filizlerinin üzeri hala gümüş rengi tüylerle kaplıdır, çay kurutulduğunda bu gümüş tüyler beyaza döner ki çayın adı da buradan gelir. Beyaz çay en az işlenen çay türüdür ve aslında polifenoller bakımından da en zengin olan çay türüdür.

    Nasıl hazırlanır?

    Hepsi de olgun yapraklardan yapılan yeşil, kırmızı ve siyah çay kurutulur. Bundan sonra uygulanan işlem hepsi için birbirinden biraz farklıdır. Yeşil çay yapmak için kurutulan yapraklar buhara tutulur ya da belli bir ısıda karıştırılarak pişirilir, sonra tekrar kurutulur. Kırmızı çay yapmak için kurutulmuş yapraklar önce ufalanır sonra kısmen fermente edilir, sonra belli bir ısıda karıştırılıp kavrularak kurutulur. Siyah çay yapmak için kurutulmuş yapraklar ilk olarak sarılır, sonra tam olarak fermente edilir, ardından belli bir ısıda karıştırılarak pişirilip kurutulur. Dünyada tüketilen çayın yüzde yetmiş sekizini siyah çay oluşturur, yeşil çayın kapladığı alansa yüzde yirmidir.
0 0 0
  • Hem siyah hem yeşil çay kanserle savaşır

    Çay yaprağına uygulanan işlemler kimyasal niteliğini değiştirir. Koyu renk çayların daha fazla işlemden geçirildiğini artık biliyoruz, ancak bu durum bu besinin sağlık açısından sağladığı faydaları kaybettiği anlamına gelmiyor. Yeşil çay ve tahminen ondan daha az işleme tabi tutulan beyaz çay kateşin olarak adlandırılan çok güçlü bir polifenol grubu içerir. Kateşinler yeşil çaya kanser karşıtı özelliğini kazandıran bir polifenoldür.

    İnme riskini azaltıyor

    Siyah çay ise yeşil çaydan daha fazla kompleks polifenol içerir. Siyah çayın fermentasyonu sırasındapek çok özel antioksidan oluşur. Journal of Nutrition'da 2001 senesinde yayımlanan bir araştırma raporunda ve Hollanda NationalInstitute of Public Healtand the Environment tarafından yapılan bir araştırmada düzenli siyah çay tüketimi ile inme riskindeki düşüş arasında bağlantı bulunmuştur. Yapılan bir başka çalışmada ise, 552 erkek 15 yıl boyunca gözlem altına alınmış ve siyah çaydaki flavonoidlerin inme ve kalp krizine sebep olabilecek "kötü" kolesterol yani LDL üretiminin düşmesine yardımcı olduğu sonucuna varılmıştır.

    Siyah çay damarların görevini yerine getirmesine yardımcı olur, inme ve kalp rahatsızlığını önler.

    Cancer'da yayımlanan yakın tarihli bir araştırma, 109 Polonyalı kadın arasında yüksek miktarda siyah çay tüketiminin, salyada en güçlü östrojen hormonu olan ve hormonla ilintili kanserlerde kansorejenlerin seviyesinin azalmasına sebep olduğunu ortaya çıkartmıştır.

    Yeşil çayın faydaları saymakla bitmiyor

    Yeşil çay; gerçekten de dünyadaki en muhteşem besinlerden biridir, kanser karşıtı özelliği vardır. Kilo vermeye yardımcıdır. Kolesterolü düşürür. Kalp rahatsızlığı oranını önemli derecede düşürmesiyle bilinir. Ayrıca içinde depresyon ve bunalımın üstesinden gelmeye yardımcı olan bileşkeler içerir.

    Kanser önlenmesinde yeşil çayın etkisi o kadar güçlüdür ki; Ulusal Kanser Enstitüsü'nün Kanser Önleme Dalı, çay bileşkelerini insan deneklerde kanser önleme amaçlı kullanmak için bir plan başlatmıştır. Örneğin 1994 senesinde Journal of theNational Cancer Institute, yeşil çay tüketmenin Çin 'deki erkek ve kadınlarda yemek borusu kanser riskini yaklaşık %60 oranında azalttığını gösteren epidemiyolojik bir incelemenin sonuçlarını yayımlamıştır. 2004 senesinde Harvard Tıp Fakültesi'nden bir ekip, yeşil çayın yemek borusu ile ilişkili kanser hücrelerinin büyüme ve çoğalmasını engellediğini ifade etmiştir.

    Gerçekleştirilen yüzlerce yeşil çay araştırması, yeşil çayın insanlarda görülen ve aşağıda listelenen kanser türlerini önlemekte etkili olduğu artık günümüzde oldukça kesinleşmiş bir gerçektir: kolon, yemek borusu, pankreas, rektum ve mide kanserleri.

    Yeşil çaydaki kateşinlerin kanser karşıtı ve antioksidan etkilerini gösteren araştırmaların sayısı oldukça çoktur. Tek bir örnek vermek gerekirse Tokyo Japonya'da Kanser Kemoterapi Merkezi' nde gerçekleştirilen, lösemi ile kolon kanseri hücre kültürlerinin kullanıldığı heyecan verici bir araştırmada yeşil çayın telomerazı doğrudan ve güçlü bir şekilde engellediği kanıtlanmıştır. Telomeraz, tümör hücre kromozomlarının uç noktalarını besleyerek kanser hücrelerini "dayanıklı hale getiren" bir enzimdir.

    Yeşil çay kolesterolü düşürür

    Yeşil çayın kolesterol düşürücü etkisi hem hayvan hem de insan üzerinde yapılan araştırmalarda kanıtlanmıştır. Yeşil çay aynı zamanda vücutta yer alan pıhtı ve inmeye sebep olabilen fibrinojen maddesinin de miktarını azaltır. Circulation Journal 'da Temmuz 2004'te yayımlanan "Yeşil Çay Tüketiminin Koroner Arter Rahatsızlığının Gelişimi Üzerindeki Etkileri" başlığını taşıyan bir makalede araştırmacılar, hastaların yeşil çay tüketimlerinin koroner arter rahatsızlığına yakalanma olasılıklarını düşürdüğü sonucuna varmışlardır.

    Yeşil çay kilo vermeye yardımcıdır

    Yeşil çay kilo vermek isteyen kişilere de yardımcı olabilir. American Journal of Clinical Nutrition 'da yayımlanan bir araştırmada yeşil çay içirilen erkekler yeşil çaydan farklı ancak ona çok benzer bir içecek tüketenlere kıyasla daha çok kalori harcamıştır. Araştırmalar yeşil çayın metabolizmayı daha fazla çalıştırdığını dile getirmektedir.

    Yeşil Çay dopaminin salgılanmasını sağlar

    Yeşil çaydaki tenin adlı madde iyi bir ruh haline ve artan bir rahatlama hissine neden olur. Hatta Japonya'da sadece bu maksatla kullanılmaktadır. Tenin, beyni sakinleştirme eğilimi olan bir hormonun salgılanmasını sağlar. Aynı zaman da mutluluk ile yakından ilintili olan temel beyin kimyasallarından dopaminin salgılanmasını da tetikler. Dopamin beynin temel zevk ve ödül sağlayıcısıdır ve çay içildiğinde salgılanan dopamin büyük oranda mutluluk hissine katkıda bulunur.

    Alzheimer'a karşı yeşil çay

    Antioksidanların nörodejeneratif rahatsızlıkların önlenmesinde önemli bir rölü vardır. Annals of Clinical Psychiatry'de 2005 senesinde yayımlanan "Antioksidanlar ve Alzheimer Hastalığının İncelenmesi" başlıklı bir araştırmada, alzheimer'ın önlenmesine yardımcı olacak etkenler bildirilmiştir ki bunlar: Yeşil çay, sarımsak, resveratrol (üzüm çekirdeği), C ve E vitaminidir.

    alıntı
0 0 0