Fazla Yemek Hafıza Kaybına Yol AçıyorABD'de yapılan bir araştırmaya göre fazla yemek yiyen kişilerde hafıza kaybı ve bunama riski daha fazla...
Fazla yemek yemenin, yaşlılıkta hafıza kaybı ve bunama riskini iki katına çıkardığı ortaya çıkarıldı.
ABD'nin Arizona eyaletindeki Mayo Clinic araştırmacıları, 70 ila 89 yaşlarındaki 1250 kişiyi yeme ve içme alışkanlıklarına göre çeşitli testlerden geçirdi.
Araştırmacılar, katılımcıları günlük kalori alımı 600-1500, 1500-2100 ve 2100-6000 arasında değişen üç gruba ayırdı.
Günlük 2100-6000 kalori alan grupta ileri yaşlarda bunamaya neden olan hafif bilişsel bozukluk görülen kişilerin sayısının ilk iki gruptakilere oranla iki katı olduğu ortaya çıktı.
Araştırmayı yöneten Yonas Geda, düşük kalorili beslenmenin hafıza kaybını azalttığını ve hatta Alzheimer başlangıcını engellediğini açıkladı.
Geda, düşük kalorili ve sağlıklı beslenmenin nörolojik hastalıkların önlenmesinde de önemli bir etken olduğunu belirtti.
Yemeği Yavaş Yiyin - Doymadan KalkınTürkiye obezite bakımından riskli durumda , özellikle annne babalar çocuklarını bu tehlikeden korumak için dikkatli olmak zorunda.
Türkçapar; mide kelepçesi ameliyatı ile obeziteye geçici çözüm olduğunu, ilaçların şişmanlığı gidermediğini belirtti.
HIZLI YEMEK YEME MİDEYİ BÜYÜTÜYOR
Türkiye'de kadınların yüzde 35'i, erkeklerin ise yüzde 25'inde şişmanlık vardır. İnsanları fastfood, yani hızlı yemek yemekten kaçınmaları konusunda uyaran Türkçapar, yeni kuşağın da karbonhidrat ve fastfood tüketimi nedeniyle şişman olduğuna dikkat çekti.
Türkiye'de karbonhidratlı yiyecekler grubunda sıkıntımız var, yani un ve türevleri ile besleniyoruz. Biliyorsunuz bu çok önemli. Karbonhidratlar insanları şişmanlatıyor, 'Makarna şişmanlatmaz' deniyor, hayır aksine kilo aldırıyor. Örneğin sebzeyle et yerseniz şişmanlatmaz, ama unlu yiyeceklerle et yerseniz şişmanlatır.
Bir diğer konu, iş hayatı değişince insanlar fastfooda yöneldi. Bu kesinlikle birinci hata oluyor, adı üstünde hızlı yemek. Hızlı yediğiniz zaman mideniz büyümeye başlıyor. Daha çok yemek yeme ihtiyacı hissediyorsunuz.
Şişmanlıkta Türkiye olarak riskliyiz. Özellikle yeni kuşak çok şişmandır. Bir defa aileler çocuklarına çok dikkat etmek zorundalar. Evde yeme alışkanlığı, aile ile yemek yeme alışkanlığı bunlar çok önemli. Karbonhidratlardan uzak durmak çok önemlidir. Tabi yenecek ama sınırlı oranda. Spor, yapılması çok önemli, gençler spora yönlendirilmeli ve beyaz et tüketimi teşvik edilmeli."
Çok Protein Azından daha çok ZararlıBu dengeyi ayarlamazsanız kemikleriniz tehlikede!
Düzenli spor yapanların beslenme alışkanlıklarını düzenlemesi gerekiyor. Çünkü hareketin artması ile vücudun ihtiyaçları da değişiyor.
Ancak bazı besin maddelerinin alımı kontrollü yapılmadığı takdirde istenmeyen sonuçlar ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri de protein.
Kadıköy Şifa Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Rabia Yurdagül; fazla proteinin osteoporoz gibi hastalıkları tetikleyebileceğini belirtti.
Yurdagül, konuyla ilgili şunları aktardı: "Et, tavuk, balık vb. et ürünleri, süt, yoğurt, peynir vb. süt ürünleri ile yumurta gibi besinlerle, kurubaklagiller proteinlerin en iyi kaynaklarıdır. Beslenmede yetersiz protein alımı aşırı protein alımından daha zararsızdır ve aşırı protein alımı çok riskli olabilir.
Yapılan çalışmalarda, fazla protein veya amino asit kullanımının, proteinlerin atım ürünü olan ürenin vücuttan uzaklaştırılması için idrar çıkışını arttırdığı, böylece vücuttan daha fazla sıvı kaybedildiği ve dehidrasyona neden olduğu gösterilmiştir. Ayrıca fazla protein alımı karaciğer ve böbreklerin daha fazla yorulmasına neden olur ve idrar yoluyla kalsiyum kaybına sebep olduğundan osteoporoz riskini de artırır.”
Az Yiyenler Daha Sağlıklı YaşıyorGünlük aldığı kaloriyi yarı yarıya azaltanların yaşamları, daha sağlıklı devam ediyor.
Lousiana'daki Biyomedikal Araştırma Merkezi'ne bağlı uzmanların yürüttüğü çalışmaya göre, günlük aldıkları kaloriyi yarı yarıya azaltanlar sağlıklı ve uzun yaşıyorlar.
Bununla birlikte, uzmanlar, kanser, kalp ve felç gibi hastalıklara karşı da oldukça etkin bir koruma sağlayan 'minimum kalori' diyetlerinde, gıdalardaki besleyici unsurlardan kesinlikle mahrum kalınmaması gerektiğini de vurguluyorlar.
Araştırma raporuna göre, vücuttaki protein, yağ ve DNA'da hasar meydana getiren "serbest radikal" adlı kimyasallar, alınan gıdanın, "hücrenin bataryası" sayılan mitokondrilerde enerjiye dönüştürülmesi sırasında ortaya çıkıyor.
Yeni bulgulara göre, kalori, yani gıda tüketimi ne kadar azalırsa, serbest radikallerin sayısı o kadar azalıyor ve güçlü mitokondrilerin oluşması için uygun zemin hazırlanmış oluyor.
Aşırı şişman ama obez olmayan, 36 sağlıklı denek üzerinde araştırma yapıldı. Ve 6 ay boyunca yüzde 25 kalori azaltmak, vücudun kalori yakma kapasitesini genel olarak azalttığı ve mitokondri fonksiyonunu düzelttiği gözlendi.