Antik Çağın Kutsal Meyvesi Kestane

Son güncelleme:
  • kestanenin özellikleri - kestanenin içeriği - kestane pişirme usülleri - kestanenin sağlığa yararlarıAntik çağda yaşamı uzattığına inanıldığı için “kutsal meyve” olarak tanınan kestane, aynı zamanda bala batırılarak yenilen ilk meyvelerden biri. Kestane, aynı zamanda içerdiği vitamin ve minerallerle fiziksel ve zihinsel yorgunluklara karşı paha biçilmez bir sağlık kaynağı.

    Adını kayıngiller (fagaceae) familyasına ait castanea ağacından alan kestanenin tohumları Güney Avrupa ve Güneybatı ve Doğu Asya'da fazlaca tüketilir. Orta Çağ’da Güney Avrupa'da yeteri kadar buğday olmadığından karbonhidrat olarak kullanılmış olan kestane, Türkiye’de en çok Bursa, Aydın, Bozdağlar’da yetişiyor. Karadeniz’in Ereğli ilçesinden Sinop’a kadar uzanan kıyı şeridinde yetişen küçük meyveli kestane ise “kuzu kestanesi” olarak adlandırılıyor.

    Kestane tabii ki pişmemiş olarak da yeniliyor. Ama kebabına itiraz edecek kimse pek bulunmuyor. Kestanecilerden küçük bir kese kağıdı kestane almak, parmakları yaka yaka kabuğunu soyup yemek, en güzel kış ritüellerimizden biri. Elbette evde de çok rahatlıkla kestane kebap yapabiliriz. Bunun için kestaneleri yıkamak, kabuğunu biraz çizerek tepsiye koymak ve fırına sürmek yeterli. Kestanenin haşlanarak yenmesi de mümkün; bu işlem sırasında da üzerini çizmeyi unutmamak gerek.

    Kestaneyi gerek yemeklerde, gerekse hamur işi ve tatlılarda da sıkça kullanıyoruz.Ayrıca özellikle güveçte yapılan et yemeklerine ve pilava çok yakışır. Kereviz, patates ve havuç gibi sebzelerle uyumu harikadır.

    Bu harika ürünü keklere, çöreklere ve şerbetli tatlılara da katabiliriz. Püresini yapıp nefis pastalara imza atabiliriz. Aynı şekilde haşlanmış kestaneyi çikolata sosu ve krem şantiyle servis edebiliriz. Geleneksel bir tat olarak balla karıştırılmış kestane püresini sabah okula giden çocuklarımıza yedirerek gün boyu zihinleri için gerekli olan enerjiyi almalarını sağlayabiliriz.

    Bu noktada bir kestane destanı olan “kestane şekeri”nden de söz etmek gerek. Çok basit olarak tarif etmek gerekirse kestanenin, şeker ve suyla uzun uzun kaynatılması ve şerbetlenmesiyle elde edilen kestane şekeri, özellikle Bursa ve çevresinin geleneksel tatlısı olarak tanınıyor.

    Lezzetiyle göz dolduran ve kesinlikle kış aylarımıza renk katan kestanenin sağlığa faydasız olduğu düşünülebilir mi? Tabii ki hayır. Kestane öncelikle zihin açar. Fiziksel yorgunluklara çok iyi gelir. Kalp ve kasları uyarır, böylelikle vücudun dengesini düzenler. Kasları güçlendirir, kan dolaşımını hızlandırır, varis ve hemoroidleri önler. Bir başka önemli etkisi de yemeklerden önce yendiğinde mideyi sıkılaştırması, yemeklerden sonra yendiğinde ise mideyi gevşetmesidir. Ayrıca kalın kabuklu olduğundan her türlü pişirilme yönteminde tüm vitaminini içinde tutar.

    BESİN DEĞERLERİ

    100 gr kestanede;
    • Kalori: 194
    • Protein: 2,9 gr
    • Karbonhidrat: 42,1 gr
    • Kolesterol: 0
    • Yağ: 1,5 gr
    • Lif: 1 gr
    • Fosfor: 88 mg
    • Kalsiyum: 27 mg
    • Demir: 1,7 mg
    • Sodyum: 6 mg
    • Potasyum: 454 mg
    • B1 vitamini: 0,22 mg
    • B2 vitamini: 0,22 mg
    • B3 vitamini: 0,6 mg

    alıntı
0 0 0