başarılı kişileri örnek almak - doğruyu bulmak - taklit ettiğimiz kişiler“Doğru nasıl bulunur?” diye bir soruya başlamanız gerekse, sanıyorum ilk cevaplardan biri şöyle olur. Birçok insan doğruyu bulmak adına, aynı yollardan geçmek zorunda kalmıştır. Başaranlar ve başaramayanlar olmuştur. Ancak her kat edilen yolda öğrenilebilecek dersler vardır. Örnek alınacak kişiler de bu yollardan geçtiğine göre ve bu örnek kişiler, elde edemediğimiz hatta asla elde edemeyeceğimiz tecrübelerden geçtikleri için, onlardan öğrenebileceğimiz birçok şeyin olduğu da kaçınılmazdır. Hal böyle olunca, örnek alma, hayat oyuncuları için, hayatı öğrenme yöntemlerinden biridir sonucu çıkar. Bu sonuç çıkar ama örnek seçimi biraz karmaşıktır.
Teorik olarak bakıldığında, örnek kişiler, kendilerine dikkat ettiğimiz, taklit etmeye çabaladığımız kişilerdir. Fakat bu teori her zaman sizin sevdiğiniz insanı (zorlanarak) taklit etmenizi gerektirmeyebilir. Örneğin yürek selinizde, edebiyata karşı bir akış yoksa dünyanın en iyi şairini taklit etmeye kalkışmanız, sizleri saçma dizeler yazmaya yöneltebilir. Veya çok iyi bir oyuncuyu taklit ederek başarıyı yakalamak için çabalarınız, öz yapınızda yeteneğiniz yoksa boşa zaman kaybı olabilir. Maalesef bu hataya birçok insan düşmektedir. Bu nedenledir ki, şöhretli bir insanla, örnek alınacak insanı asla karıştırmamak gerekir. Size örnek olabilecek insan veya örnek olarak seçtiğiniz insan, başarıya giden yolda size, bir şeyler verebilecek, öğretebilecek insan olmalıdır. Bu perspektiften bakarsanız, kendi çabalarınızla, başarı yolunda size destek olabilecek insanları ararsınız.
Klasik olmakla birlikte, hemen akla gelebilecek bir örneği vermek yerinde olur kanısındayım. Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün hayat çizgisini, başarı yolundaki azmini, çaba ve çalışkanlığını okuyup irdelerseniz, yürüdüğünüz yolda inanılmaz bir beyin jimnastiği yaparak, örnek alınabilecek boyutlarda parsellerle karşılaşabilirsiniz. Onun gerçeklerinin, herkes için derslerle dolu olduğunu görmemek imkânsızdır. Tabii bu şu demek değildir. Örnek aldığınız insanlar, tarihteki büyük insanlar olmalıdır. Asla. Böyle bir tezi savunmak için bu örneği vermedim. Hayat oyuncuları, örnek alınacak kişilerin özelliklerini, dikkate almalıdır demek istedim. Ne kadar çok çalışmışlardır? Nelerin üstesinden gelmişlerdir? Ne kadar inat ederek, yollarında sebatkâr olmuşlardır?
Karşılaştıkları karşı fikirlerle, nasıl başa çıkmışlardır? Onları başarılı kılan olgular nelerdir? Devamlı irdelemek zorunda olduğumuz noktacıklar, bunlar olmalıdır. Bu noktada “Benim bakış açım doğrudur” mantığıyla asla ısrarcı hareket etmemeyi bilmeliyiz. Olayların genel durumunu, diğer insanların bakış açısıyla görmeye çalışmak da bir meziyettir. O zaman tahlil gücünüz artacak, örnek alıp uygulamaya çalıştığınız olgularla, karşı olguları analiz edip “EN DOĞRUYU” bulabilme gücünü yakalayacağınızdan şüphe etmemelisiniz. Bu süreçte kendi kusurlarınızla barışık olmayı öğrenirsiniz. Dolayısıyla hoşgörü sınırlarınızı da genişletmiş olmanız mümkündür.
Örnek aldığınız kişinin veya kişilerin, küskünlükleri bir kenara bırakıp, hak ettiği cezayı vermeyi amaçlamaktan vazgeçtiklerini, öfkelerinin omuzlarından kalktığını, acılarının hafiflediğini, haksızlıkları unuttuklarında, kendileri için ne kadar faydalı olduğunu düşündüğünüzde, siz de bu sistem ve taktikle davranıp, huzurlu insanı içinizde bulabilirsiniz. Dolayısıyla örnek aldığınız kişi gibi siz de, sevgi ve anlayışı, içinizde hissedebileceksiniz.
Hayat oyuncuları bu noktada şunu asla unutmamalıdır. Örnek aldığınız kişi veya kişileri, kopya etmemelisiniz. Onlardan kaptığınız her şeyi, repertuarınızda bir parça olarak saklamalısınız. Gereğinde kullanmak için. Bu öze SEVGİ kelimesini hazmederek yerleştirmek, her İNSANIM diyenin görevidir. Çünkü sevgi hataları unutturur. İyimser ve hoşgörülü insanlar, sevgi köprüsünden geçerek, kin beslemez, geçmiş hataların anılarını biriktirmezler.
Bunun için hayat oyuncuları öncelikle, nelerin yapılmayacağını öğrenmelidir. Bu bazen ne yapılacağını öğrenmekten, çok daha önemlidir. Söylemeye çabaladıklarımı, yüreğinizdeki sevgi selinin içinde yapıp, yaşamalısınız.