Eşim olma, karım ol! Bakma daha ilkel durduğuna sen, ruhu vardır
kelimelerin. "Karı-koca" "eş"ten daha çok şey anlatır. Hatta belki
bize unutulmuş bir şeyi söyler. Sahi, biliyor musun? Neden erkeğe
"koca", kadına da "onun karı" demiş eskiler? Eşim değil, karım ol!
Kedilerin eşi olur, terliklerin de... İnsanın eşi ...olmaz. Bir ömür
eşlik ediyor diye mi sevgiliye eş denir? Eşlik etmek yeter mi?
Fazlasını beklemez mi insan yârinden? Kelimeleri yitirmeseydik
anlardık belki, evlenecek erkeğe eskilerin neden "koca" dediklerini.
Çünkü "koca" bilge demektir, yüce demektir. Koca demek, dağ demektir.
Ve ne kadar yüce olursa olsun, üstünde kar olmayan dağ eksiktir.
Dağların yücesine kar yağar diye kadına da "kocanın karı" demişler.
Bakma şimdi evlenenlerin "karı-koca" ilan edildiğine. "Koca ve onun
karı" olmalıdır aslında. Yani yüce bir dağ olmalı adam. Kar gibi pak
ve masum olmalı kadın. Örtmeli ve bir ömür, süsü olmalı dağın. Çünkü
üşür tepesinde kar olmayan dağ, ne kadar yüce olursa olsun, yarım
görünür... Eşim olma, karım ol! Bana benzemeye çalışma sakın. Bana
benden lazım değil bir tane daha. Ama unutma ki sensiz yarımım. Her
zaman söylemem, ama sen anla. Eşim olma, karım ol! Beni
tamamla...