Davranışların, çevredeki hâdiseler üzerinde doğuracağı tesirleri tahmin etmek veya önceden hissetmek için, insanın sembollerle görüntüleri kaynaştırmakta gösterdiği çabaya 'düşünce' denir. Her düşünce bir davranış tarzının taslağı durumundadır. İyi hareket edebilmek için doğru düşünmek mecburiyetindeyiz.Düşünme gerçek hayatta tesirini iki yolla gösterir. Birincisi vücut ve uzuvlarımızı kullanarak. İkincisi kelimeler yoluyla. Düşüncelerini elleriyle ifade eden bir insan ağır ve dirençli cisimlerin yerini değiştirirken, kelimelerle düşünen insan sadece seslerin ve işaretlerin yerlerini değiştirir. Düşüncenin kelimelere taşınması, gerçek dünyada bir seri şeyleri değiştirerek İşlerin yapılmasını kolaylaştırır. Günümüzün hayat şartları bizi hızlı ve çabuk davranmaya mecbur etmesine rağmen, acele etmekten ve önyargılı davranmaktan mümkün olduğunca kaçınmalıdır. Hızlı ve çabuk olmamızı gerektiren pek çok sebep vardır. Birincisi her şey o kadar hızlı akmaktadır ki, insanın hâdiseleri bekletmeye vakti yoktur
Menfaatlerimiz ve ihtiraslarımız (tutkularımız) Önyargılı olmamızın diğer bir sebebini oluşturur. Herkes cibilli olarak davranışlarına şöyle veya böyle bir gerekçe bulabilir ve kendini haklı göstermeye çalışır. Ayrıca ihtiras ve tutkunun, insana yaptıramayacağı hiçbir saçmalık yok.Sosyal ve ekonomik hayata ait meselelerde müteşebbis ruhlu olmak ve risk alabilmek, başarıya giden yolun önemli noktalarını oluşturur. Bu yüzden önemli olan sürekli fikir üretmek değil, bulunan doğruları hayatımıza maletmek ve onu pratikte
kullanmaktır.