Beraber akardık sevdanın damarlarında.
Etiydik, kemiğiydik, bedeniydik aşkın.
Aşk, biz demekti; bizse sevda...
Serde serzenişler duyuyorduk gözlerimizle.
Ağlıyordu kalplerimiz...
Gözyaşlarımızı toprağa gömüyorduk.
Dinmiyordu pervasız yakarışlar.
Geçiyordu günler,haftalar...
Ve eriyordu bebek yüzün günden güne.
Sebepsiz yaşıyordum erken ölümü.
Vakti gelmeden de kayboluyordun ellerimden,
Sanki şimdi de yaşamıyordun.
O gün gelip çattığında,
Kan kırmızıydı gözbebeklerim.
"Gitme!" diyordum usulca,
"Beni bırakma!" diye fısıldıyordum kulağına,
"Benim için kal!" diyordum ellerine sarılırken...
Olmuyordu.
Hiçbir şey durduramıyordu gidişini.
Sen gidiyordun...
Ve işte o zaman birer çığlığa dönüşüyordu isyanlarım,
"Neden beeeeen?" diye haykırıyordum,
"Neden benim yarimi aldın benden?
Beni de al,beni de götür onun avuçlarında!"
Hastalığa yenik düşmüş bedenin,
Gözlerimin önünde toprağa verilirken,
Sol avucumda bir tutam saçın duruyordu,
Hastanedeyken dökülen...