Hayatımızı anlatmaya başlarken bu veya buna benzer cümleler kurarız... Sonra herhangi bir yerinden yada bizi en çok etkileyen yerinden başlarız. Hayat dediğimiz süreç kimi zaman anlamsız gelse de aslında hiç kopamadığımız, vazgeçemediğimiz bir sevgili gibidir.
Yaşam nefes alır ve canlıdır. Biz doğduğumuz an o da bizimle doğar, büyür, gelişir, yaşlanır ve ölür. Biz hata yaptığımız an yapar “dur demez”, çünkü bize bağlıdır. Vefalı bir dost gibidir biz ondan vazgeçmediğimiz sürece o da bizden vazgeçmez. Hani zaman zaman suç işleriz yada başımıza can yakan bir olay gelir ve biz `hayat bu kahretsin` deriz ya, olayın iç yüzü hiç de öyle değildir. Aslında ipler ya bizim oluş sebebimize yani “ O MUHTEŞEM YARATICIYA” yada “ BİZ ZAVALLI YARADILMIŞA” bağlıdır. Hayatın hiç bir suçu, günahı yoktur. O bizim nefesimiz, bizim oyun alanımızdır.
Bu alani neyle doldurmak istersek, onunla doldururuz.
Yaşam bizimle var, bizim için var, bize armağan...