Dostun ihaneti.

Son güncelleme: 24.10.2022 17:41
  • “Sevgi, güveni de beraberinde getirir.” Küçükken hep buna inandım. Korktuğumda, üzüldüğümde hep dostlarımın omuzlarına dayandım. Kalp atışlarını duymak beni rahatlatırdı. Dünyanın her pisliğine karşı sevgi ve güvenin olduğunu bilmek beni hayata daha çok bağlardı. Tabi o zamanlar düzenbazlığın ne olduğunu bilmezdim…
    Şimdi gelin sorun bana, dokuz yıllık arkadaşlarımı bir anda geleceğimden sildim. Silmek zor. Fikirlerimi bile paylaşamıyorum insanlarla. Yapabilecekleri ama sadece üşendikleri için adını kısaca “imkansız” koydukları şeylere bir ışık tuttuğumda elimdeki feneri hızla alıyorlar, koşarak uzaklaşıyorlar ve beni o zifiri karanlıkta tek başıma bırakıyorlar. Artık karanlıkta yolumu aramaktan sıkıldım. Olduğum yere çöküp ölümü beklemek çok mu zor? Hayır. Bunu seçen insanlar var. Şu anda aramızda bunu seçen insanlar olduğunu sanmıyorum. Çünkü kim güvenin tam olarak ne olduğunu biliyor ki!
    Bir dosta sarıldığında onun sıcaklığıyla kalbinin hızlı hızlı atması, kanın pompalanmasıyla birlikte kendini daha canlı ve huzur içinde hissetmek ve az önce sarıldığın omuzların hiçbir zaman desteğini senden esirgemeyeceğini bilmek, hiç düşünmeden canını ona emanet edebileceğini bilmek ve karşındakini bir işe inandırmak için yemin etmek zorunda kalmamak. Güven budur bence.
    Karşındakinin kalbinin anahtarı ne kadar elinde olsa da istediğin kadar dene güven olmadan o kapıyı açamazsın.
    Bir süre önce “en yakınım” diye nitelendirdiğim biricik dostlarımı geleceğimden sildim, bana yalan söyledikleri için. “Geleceğimden” dedim çünkü ölene kadar dost kalmayı planlıyorduk. Bu kadar yakın olduğum insanları bir anda nasıl unutabildim bende çok şaşırdım. Sonra anladım ki onların benden çekip kopardıkları değil, benim onlara verdiğim değer bana acı veriyormuş ve ben istediğim zaman onlara verdiğim sevgiyi geri alabilirmişim
#02.09.2016 20:14 1 0 0
  • Paylaşım için Teşekkürler
#24.10.2022 17:41 0 0 0