Nuh (a.s.), kendisine iman etmeyen oğlu suda boğulunca; "Rabbim! Şüphesiz ki oğlum da ailemdendir. Senin vaadin elbette haktır, Sen hakimler hakimisin" diye münacaatta bulunmuş, bunun üzerine Allahu Teala "Ey Nuh! O senin ailenden sayılmaz; çünkü kötü bir iş işlemiştir; öyleyse bilmediğin şeyi Benden isteme. İşte sana öğüt, bilgisizlerden olma" (Hud, 11/45-46) diye buyurmuştur.
Okunuşu: "Rabbi innî eûzu bike en es'eleke mâ leyse lî bihî ilm(ilmun), ve illâ tagfirlî ve terhamnî ekun minel hâsirîn."
Anlamı: "Ey Rabbim! Bilmediğim şeyi istemekten Sana sığınırım. Eğer Sen, beni bağışlamaz ve esirgemezsen, ben ziyana uğrayanlardan olurum!" (Hûd, 11/47)
Nuh (a.s)'ın Kur'an'ı Kerim'de geçen diğer duaları:
رَبِّ انصُرْنِي بِمَا كَذَّبُونِ
Okunuşu: "Rabbinsurnî bimâ kezzebûn"
Anlamı: “Ey Rabbim! (Kavmimin) beni yalanladıklarına karşı bana yardım et.” (Mü'minun, 23/26)
Okunuşu: "Rabbigfirlî ve li vâlideyye ve li men dehale beytiye mu’minen ve lil-mu’minîne vel-mu’minâti ve lâ tezidiz-zâlimîne illâ tebârâ."
Anlamı: "Rabbim! Beni, ana babamı, iman etmiş olarak evime girenleri, iman eden erkekleri ve iman eden kadınları bağışla, zalimlerin de ancak helâkini arttır!" (Nûh, 71/28)