Sanalparalar Helal Midir?

Son güncelleme: 31.05.2021 13:36
  • Bir paranın caiz olabilmesi için kullanıcılar arasında değiştirilebilmesi veya kıymet ölçüsü olarak genel kabul gören, kaynağı itibariyle kullanıcılara güven veren bir özellikte olması gerekiyor.

    Bu noktada önemli olan husus, para olarak bilinen değişim aracının kendi özünde yani üretim şeklinde, sürüm aşamalarında ve muhataplık niteliğinde büyük belirsizlik (garar) içerip içermemesi, bir aldatma (tağrir) aracı olarak kullanılıp kullanılmaması ve belli bir kesimin haksız ve sebepsiz zenginleşmesine vesile olup-olmamasıdır.

    Son yıllarda ortaya çıkan ve birçok çeşidi bulunan, dijital-kripto paralardan her birini kullanmanın hükmünü yukarıdaki genel ilkeler doğrultusunda değerlendirmek gerekir.

    Buna göre kendi özünde ciddi belirsizlikler taşıyan, aldanma ve aldatma riski ileri düzeyde olan, dolayısıyla herhangi bir güvencesi bulunmayan ve kamuoyunda saadet zinciri olarak bilinen uygulamalar gibi belirli kesimlerin haksız ve sebepsiz zenginleşmesine yol açan dijital kripto paraların kullanımı caiz değildir.

    Diyanet İşleri Başkanlığı

    Not: 07 Mart 2020’de Helal Finans Açısından Kripto Paralar Çalıştayı’nın Sonuç ve Değerlendirme Raporu şöyledir:

    1. İslami finans açısından parada aranan ölçü, kıymette istikrar ve ona itibar edilmesidir. Bunun için de paraların arkasında bir garantör bulunmalıdır. Garantör toplum olabileceği gibi toplumu temsilen devlet veya başka bir müessese hatta paranın dayandığı sistemin kendisi de olabilir. Para olarak kullanılan şeyin ölçüsü, ham maddesinin ne olduğu değil; bu konuda esas olan insanların örfü, yani bir şeyi para olarak kabul etmeleri ve tedavülüdür. Anılan kriterleri taşıdıktan sonra paranın mal, maden, kâğıt, kaydî, elektronik ya da kripto birim olması arasında fark yoktur. Bir şeyin içsel/hakiki değere sahip olup olmaması onun para olma hükmünü etkilememektedir. Nitekim Kur’an ve sünnette neyin para olup olmadığı konusunda bir tanım veya belirlemede bulunulmamıştır.

    2. Kâğıt paralardan itibaren tedavüldeki paraların tamamına yakınının itibari veya kaydi nitelikte oldukları unutulmamalıdır. Bunlar madeni paralar gibi hakiki bir değer içermediklerinden, manipüle, aldatma ve değeri dışında dalgalanmalara daha fazla açıktır. Bu sebeple, paranın istikrar ve itibarını koruma imkânlarına yönelik araştırmalar yapılırken diğer taraftan kripto paralar gibi yeni paraların zayıf noktaları ve yol açacağı muhtemel mağduriyetler konusunda da toplum ve ilgili paydaşlar uyarılmalıdır.

    3. Bugüne kadar kripto paralar konusunda ortaya konan çalışmaların çoğu en yaygını olan bitcoin merkezlidir. Halbuki tamamen farklı temelde çalışan yine blokzincir teknolojisi temelinde üretilen kripto para birimleri de bulunmaktadır. Çalışmalarda kripto paraların bir bütün olarak ele alınması önem arz etmektedir.

    4. Mevcut değerlendirme ve fetvalarda bu paraların dayandığı blokzincir teknolojisinden bahsedilmemekte ya da bir bütün olarak sanki zikredilen olumsuzluklara tüm kripto paraların ve dayandıkları teknolojinin de caiz olmadığı belirtilmektedir. Bundan sonraki çalışmalarda bu teknolojinin merkeze alınması daha gerçekçi sonuçlar verecektir.

    5. Kripto paralar ve dayandığı teknoloji konunun etik ve fıkhî boyutu yanında iktisat, finans, bilişim teknolojisi, mühendislik gibi farklı disiplinlerin ortak çalışma alanıdır. Bu nedenle yapılacak değerlendirmelerin ve/veya alınacak kararların ilgili disiplinlerden uzmanların ortak çalışmasıyla oluşturulacak kurullarca alınması gerekir.

    6. Mevcut haliyle kripto paraların “para” olarak kullanımı, ortaya çıkan veya çıkması muhtemel olumsuzluklar sebebiyle İslami finans ilkeleri açısından uygun gözükmemekle birlikte bu, ilgili paraların dayandığı blokzincir teknolojisinden kaynaklı değildir. Bu çerçevede İslami finans alanında da blokzincir teknolojisi yanında diğer finansal teknolojilerden azami derecede faydalanılması yoluna gidilmelidir.

    7. Kripto paraların bir takım olumsuz yönleri bulunmakla birlikte kara para aklama, illegal yapılara finans sağlama, belirsizliğe bağlı yüksek risk, para sahiplerinin meçhuliyeti, yasal dayanaktan yoksunluk gibi olumsuzlukları da barındırmaktadır.

    8. Dijital para birimlerinin üretiminde maliyetler yüksektir. Mecazen madencilik olarak isimlendirilen bu faaliyet için gerekli olan işlemcilerin ve bilgisayarların kurulumu pahalı, tükettikleri elektrik enerjisi oldukça fazladır. Ayrıca üretim tedricen zorlaştığından çok fazla zaman almaktadır. Kripto paralarla ilgili değerlendirmelerde bu konu da göz önüne alınmalıdır..

    9. Kripto paralar, şifreli bir elektronik cüzdanda muhafaza edilmektedir. Dolayısıyla şifrenin unutulması veya başkaları tarafından ele geçirilmesi durumunda o paralara ulaşmak imkânsız bir hal alır. Aynı şekilde bu paralara sahip olan bir kimsenin ölmesi halinde paraların miras yoluyla varislerine intikali ile ilgili bir düzenleme henüz söz konusu değildir. Bu da fıkhî açıdan malın korunması maksadına aykırı olarak görülebilir.

    10. Konuyla ilgili değerlendirmeler dikkate alındığında netice itibariyle kripto paraların aslen mubah oldukları; ancak bazı İslam hukuk araştırmacılarının yukarıda bahsi geçen mahzurlara yol açtıklarından şer‘an sakıncalı sonuçlara götürmesi kesin veya kuvvetle muhtemel sedd-i zerai konular kapsamına dahil ederek caiz görmedikleri anlaşılmaktadır. Bu olumsuzluklar ortadan kaldırıldığında veya minimize edildiğinde caiz olmalarının önünde bir engel kalmayacaktır.

    11. Son olarak finansal teknolojinin bir çok alanı yanında bu konuyla ilgili de daha kapsamlı ilmi toplantıların yapılması ve bu toplantılarda kripto para birimlerinin teknolojisi, niteliği (mal, değer, para), kullanımından kaynaklı spekülatif sorunların boyutu gibi hususlara özellikle yoğunlaşılmasına ihtiyaç duyulmaktadır.
#31.05.2021 13:36 9 0 0
Sürüklemek İçin Tıkla