Yapay Zekanın Kullanım Amacı ve Kullanım Alanları

Son güncelleme: 01.08.2022 19:47
  • Dünyanın en zeki varlığı olarak kabul edilen insanoğlu yerine neden bilgisayar programlarını zeki hale getirmek istenilir ki? Peki bir makine tıpkı bir insan gibi mantıklı kararlar verebilir mi? Yapay zeka gerçek zekaya karşı mücadele edebilir mi?

    Yukarıdaki soruları cevaplamaya başlamadan önce University of California Davranış Bilimleri Akademisi tarafından yapılan zeka tanımını incelemek gerekir. Ünlü akademi, zekanın tanımını “bulunulan ortama ve duruma hızlı uyum sağlama becerisi” olarak yapmaktadır. Özetle, bahsi geçen üniversiteye göre; içinde bulunduğunuz duruma ne kadar çabuk adapte olur ve mevcut sorunlara karşı ne denli hızlı çözüm üretirseniz, o derece zekisinizdir.

    Aslında yapay zekanın gereksinim haline gelmesi, tam da yukarıdaki tanımdan kaynaklanmaktadır. Zira insanoğlu aynı zamanda duygusal bir varlıktır ve bulunduğu duruma adapte olup sorunlara çözüm üretirken, bazı duygusal engellere takılabilir. Örneğin; bir yakınını kaybetmenin üzüntüsünü yaşayan bir insan, yaptığı işe adapte olmakta uzun süre sorunlar yaşayabilir. Bu da düşünme, karar verme, problem çözme ve çözümü uygulama süreçlerini olumsuz etkiler. Üstelik insanoğlu duygusal çöküntülere uğrama riski yüksek bir varlıktır. Halbuki duygusal yıpranma ihtimali olmayan bir makine ya da yazılım; fiziksel gerekliliklerin sağlanması halinde her türlü şart altında aynı performansta çalışabilir. Başka bir söylemle ifade etmek gerekirse; elektrik ile bağlantısı kesilmeyen bir bilgisayar, sürekli aynı verimlilikle iş görebilir.

    Yapay zekayı ihtiyaç haline getiren bir başka neden ise kalifiye insan kaynaklarının yetersiz oluşudur. Öyle ki insanoğlunun bir alanda uzmanlaşması ve uzmanlığını yeni bir kişiye aktarması için uzun yıllar gereklidir. Halbuki bir makineyi veya yazılımı herhangi bir alanda uzmanlaştırabilirseniz seri üretim ile binlerce, hatta yüz binlerce kopyasını oluşturabilirsiniz. Örneğin; alanında uzmanlık almış bir tıp doktorunun yetişmesi için on yıldan fazla süre gerekmektedir fakat bir bilgisayar programını tıp doktoru haline getirebilirseniz dünya üzerindeki tüm sağlık kurumlarına eş zamanlı olarak ve ihtiyaç duyduğu kadar (hatta ihtiyacından daha fazla) dağıtım ve bilgi transferi yapabilirsiniz.

    Kısacası yapay zeka teknolojisi, insan kaynaklarının yeteri kadar fazla olmaması ve olan kaynağın da istenilen verimde çalışmaması nedeni ile gereklidir. Peki yapay zeka insan zekasının yerini tutar mı? Dilerseniz şimdi de bu soruya yanıt vermeye çalışalım.

    Yukarıdaki paragrafın son cümlesinde sorulan soruya cevap vermek için yapay zeka teknolojisinin fikir babası olarak kabul edilen Alan Mathison Turing’in adının verildiği bir testten bahsetmek gerekir. Amerika Birleşik Devletleri’nde her yıl düzenlenen “Loebner Ödülleri” isimli yarışmada uygulanan bu test, “Yapay zeka insan zekasının yerine geçebilir mi?” sorusunun en somut yanıtıdır. Yarışmacılar tarafından geliştirilen ve insan gibi sohbet etmeye programlanmış diyalog yazılımlarının denekler üzerinde denenmesine dayalı yarışmada; gerçek insanlar bir paravanın arka tarafına geçerek bilgisayar üzerinden sohbet etmektedir. Denekler karışık olarak gerçek insanlarla ve yazılımlarla sohbet ettirilir. Testin sonunda denekler, bazı yazılımlar için “gerçek insanla sohbet ettim” demektedir. Oldukça şaşırtıcı bir sonuç değil mi?

    Elbette yukarıdaki testin sonucu sadece yapay zekanın önümüzdeki yıllarda ne kadar gelişebileceğini gösterme yolunda bir delildir. Günümüzde çeşitli alanlarda kullanılan yapay zeka teknolojisi, hala insanoğlunun denetimine muhtaçtır.
#01.08.2022 19:47 1 0 0