Kincilere duyurulur

Son güncelleme: 13.09.2022 14:50
  • Dil yarası en ağır yara dir, insan olan insana yakışmaz...
    Zaten duygu ,düşünce, emapti, hoşgörü sahibi de yapmaz ...

    Beni tanımadan yargılama....lütfen....
    Ben de bir insanım, senin gibi duygularım var ,düşüncelerim var
    Izle gör ve ondan sonra konuş.....lütfen...toplum olarak saygımızı kaydedersek, bizden sonra ki nesiller hep bir savaş icin de yaşar,saygısız,sevgisiz nefret ,kin ,beselerler,
    Beyinsiz birer canavara dönüşür nesiller ..
    Kuran kerim de ne güzel bir rehber onu okuyana yol var,
    Kull hakkı denen bir güç var
    Sonunda gelir bulur sahibini
    Dil yarası acıdır....
    Kimse kimseden de üstün değil-dir.....
    Hiç kimse de mükemmel değil-dir, o yüzden ben inanıyorum bu dünyayı hoşgörü, nezaket ve sevgi saygi ,ve güven kurtaracak ne oldu o eski insanlara kibar konuşan, bir yudum kahvede 40 yil hatırı olan ,ne oldu o 40 yil hatır bilen ler toprak mi oldu .
    Gel beraber sevgi ve hoşgörü ile insanlığı kurtaralım .....
#23.08.2022 20:07 31 0 0
  • Kinci insanlar affetmez ve asla unutmaz

    Bazı insanlar affeder, fakat hiç unutmaz. Kinci insanlar kendilerine yalan söyleyerek başkalarını affettiklerini dile getirirler. Fakat içten içe söz konusu kişilere karşı olumsuz duygular beslemeye devam ederler.
    Geçmişten ders çıkarmazlar

    Her zaman geçmişte takılır kalırlar. Hiç bir zaman geçmişte yaşadıkları olumsuz deneyimlerden ders çıkarmış gibi davranmazlar.
    Hatalı olduklarını kabul etmezler

    Kin güden insanlar kendilerinin mükemmel olduğunu ve hiç hata yapmadıklarını düşünürler. Bu nedenle karşılarındaki insan bekledikleri gibi davranmadığında çok katı bir tavır takınırlar.
    Çok alıngandırlar

    Kinci bir insanla konuşmaya çalışmak hiç kolay olmayabilir çünkü söyleyeceğiniz tek bir söz ya da yapacağınız tek bir hareket onları bir şekilde gücendirebilir.
    Başkalarından daha iyi olduklarını düşünürler

    Başkalarının onlarda bıraktığı acı duygusu onları bir kurban pozisyonu almaya iter ki bu da düşünce yapılarındaki hatayı görmelerine engel olur. Gerçekliği algılama biçimleri çoğu zaman yanlıştır.
    Hayat bir pembe dizi gibidir

    Kindar ya da kinci bir insanın hayatı güvensizlik ve geçmişe takılıp kalma arasında döner durur. Hayat daima mağdur konumunda oldukları bir pembe dizi gibidir.
#26.08.2022 11:05 0 0 0
  • Başkalarının onlarda bıraktığı acı duygusu onları bir kurban pozisyonu almaya iter ki bu da düşünce yapılarındaki hatayı görmelerine engel olur. Gerçekliği algılama biçimleri çoğu zaman yanlıştır.
    Hayat bir pembe dizi gibidir
#26.08.2022 11:09 0 0 0
  • Kull hakkı denen bir güç var
    Sonunda gelir bulur sahibini
    Dil yarası acıdır....
    Kimse kimseden de üstün değil-dir.....
#01.09.2022 16:21 0 0 0
  • Hz. Ali (a.s): "Kinci insanın kardeşliği olmaz." (Gurer-ül Hikem, hadis: 7483)
    Hz. Ali (a.s): "Kinci insanın dostluğu olmaz." (Gurer-ül Hikem, hadis: 1043)
#13.09.2022 14:47 0 0 0
  • Kinci insanlar

    Kincilere duyurulur




    Çevremizdeki insanları seçmek her zaman mümkün olmuyor. Örneğin; akrabalarımız, iş arkadaşlarımız, kardeşlerimiz kinci bir yapıya sahip olabilir.

    Kin tutmaya yatkın bir insanı değiştirmek mümkün olmayabilir ama bu kişilere karşı daha dikkatli yaklaşarak zorunlu ilişkilerinizde muhtemel kırgınlıkların önüne geçebilirsiniz.
    Kinci bir insanla ikili ilişkilerinizde kendinizi suçlamamalısınız. İlişkinizde saygı çerçevesinde mesafe koymanız iç huzurunuz açısından yararlı olacaktır.
#13.09.2022 14:48 0 0 0
  • 1- Kin Nedir?
    Kin, insanın, kendisine yanlış yapan bir kimseye karşı kalıcı, gizli ve içten içe beslediği bir düşmanlık ve nefret hissidir. Bu his kontrol edilip kökü kazınmadığı ve kalpten atılmadığı takdirde, günden güne büyür, şiddetlenir ve bilahare insan için hem madden ve hem de manen çok büyük ve tehlikeli sonuçlar doğurur. Kısacası insan cismi olarak hastalanmaya elverişli bir vücut yapısına sahip olduğu gibi, ruhen de bu tür hastalıklara müptela olma olasılığı vardır. Dolayısıyla mümkün mertebe bu hastalığa müptela olmamaya dikkat etmeliyiz. Ama müptela olunca da bir an evvel onu tedavi etmeğe ve nefsimizden, ruhumuzdan uzaklaştırmaya çalışmalıyız.
    2- Kin ve Kinciliğin Önemi:
    Bu ruhi hastalığın önemi ve ne kadar tehlikeli bir şey olduğunu hep birlikte hadislerin dilinden öğrenelim:
    Allah Resulü (s.a.a) bir gün ashaba hitaben şöyle buyurdu: "Bana benzemekten en uzak olanınızı size haber vereyim mi?" Evet ya Resulallah" dediklerinde, şöyle devam ettiler: "Arsızca-fütursuzca günah işleyen, ağzını bozup başkasına söven, cimrilik yapan, kibirli davranan, başkasına kin güden ve haset eden kimse." (El-Kafi, c.2, s.291)
    Hz. Emirü’l Muminin Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır: "Kin, kınanmaya en çok layık kusurdur." (Gurer-ül Hikem, hadis: 966)
    Yine bu konuda şu hadisler İmam’dan (a.s) nakledilmiştir:
    "Kınanmaya en çok layık huy, kindir." (Gurer-ül Hikem, hadis: 2917)
    "Kusurların başı kindir." (Gurer-ül Hikem, hadis: 5243)
    "Kin, haset ehli olanların ahlakıdır." (Gurer-ül Hikem, hadis: 422)
    "Kin, çetin bir dert ve helak edici bir hastalıktır." (Gurer-ül Hikem, hadis: 1499)
    "Kin, öyle bir ateştir ki isteğine ulaşmadan sönmez." (Gurer-ül Hikem, hadis: 2203)
    "Kötülüğün silahı kindir." (Gurer-ül hikem, hadis: 5555)
    3- Kinin kötü sonuçları:
    a) Gazap ve öfkeyi körüklendirir:
    Hz. Ali (a.s): "Kin, gazabı ve öfkeyi doğurur." (gurer-ül Hikem, hadis: 530)
    b) Kin tedavi edilmesi gereken tehlikeli bir hastalıktır. (Yukarıdaki hadisler geçti.)
    c) Kin fitnelere yol açar:
    "Hz. Ali (a.s): "Fitnelerin sebebi kindir." (Gurer-ül Hikem, hadis: 5522)
    d) Mihnet ve sıkıntılara yol açar:
    "Hz. Ali (a.s): "Kim, kin ekerse, mihnet ve sıkıntı biçer." (Gurer-ül Hikem, hadis: 9157)
    e) Rahatlık ve huzuru yok eder:
    Hz. Ali (a.s): "Kinci insan kendi nefsine eziyet eder ve kat kat sıkıntıya müptela olur." (Gurer-ül Hikem, hadis: 1962)
    İmam Hasan Askeri (a.s): "Kin güdenler, insanlardan en az huzur ve rahatlığı olan kimselerdir." (Tuhef-ül Ukul, s.488)
    Hz. Ali (a.s): "Kim, kini içinden atarsa, kalbini ve beynini rahatlatır (ve huzura kavuşur)." (Gurer-ül Hikem, hadis: 8584)

    f) Kardeşlikleri ve arkadaşlıkları yok eder:
    Hz. Ali (a.s): "Kinci insanın kardeşliği olmaz." (Gurer-ül Hikem, hadis: 7483)
    Hz. Ali (a.s): "Kinci insanın dostluğu olmaz." (Gurer-ül Hikem, hadis: 1043)
    Hz. Ali (a.s): "Ne kötü arkadaştır kin güden kimse!" (Gurer-ül Hikem, hadis: 440)
    Hz. Ali (a.s): "Değerli insan kinci olmaz." (Gurer-ül Hikem, hadis: 10564)
    Hz. Ali (a.s): "En şiddetli düşmanlığı besleyen kalp, kincinin kalbidir!" (Gurer-ül Hikem, hadis: 2932)
    4- Mumin İle Kafirin Farkı:
    Hadislerden anlaşılan şudur ki mumin kimse, birisine karşı kin duysa bile bu geçicidir. Ama kâfir kinini ömür boyu devam ettirir:
    Resulullah (s.a.a) muminin özelliklerini sayarken ez cümle şöyle buyurmuştur: "Muminin kini az sürer." (Biharu’l Envar, c.67, s.311)
    "İmam Cafer-i Sadık (a.s): "Mumin kimsenin kini, bulunduğu yerde kalır. Kardeşinden ayrıldığında artık ona karşı kin duymaz. Ama kâfirin kini ömür boyu sürer." (Biharu’l-Envar, c.75, s.211)
    Yine şöyle buyurmuştur: "Muminin kini (en fazla) mecliste (bu hissinin ilk uyandığı yerde) bulunduğu müddetçe devam eder. Ama oradan ayrıldığında kini de kaybolup gider." (Tuhef-ül Ukul, s. 310)

    5- Kinciliğe Yol Açan Sebepler:
    Kin ve düşmanlık daha çok insanların birbirlerine karşı yaptıkları yanlışlardan kaynaklanır. Dolayısıyla muminler, davranışlarına dikkat edip birbirlerini incitmemeli ve birbirlerine yanlış yapmamalıdırlar. Yaptıklarında da hemen bunu telafi etmeğe çalışmalıdırlar. Yine birbirlerinin yanlışlarına mümkün mertebe tahammül etmeli ve yanlışa bir başka yanlışla karşılık vermemelidirler. Hz. Emiru’l Mumin Ali (a.s) şöyle buyurmuştur:
    "Kardeşinde olan (yanlışlara) tahammül et ve sıkça kınama ve azarlama yoluna gitme; zira bu, kin ve düşmanlığa yol açar." (Bihar-ül Envar, c.77, s.212)
    6- Kincilerin Kinini Yok Etme Yolları:
    Bu konuda hem kin duyan kimsenin sorumluluğu vardır, hem de başkalarının. Bu kötü hisse ve ruhi hastalığa müptela olan kimsenin her şeyden önce akletmesi gerekir. Hz. Ali (a.s) şöyle buyurmaktadır: "Gerçek akıllı o kimsedir ki kin ve düşmanlıkları yok etmiş olsun." (Gurer-ül Hikem, hadis: 3868)
    Neyi ve nasıl akletmesini ise yine Hz. Ali (a.s) şöyle beyan etmektedir: "Cimriliğin, kinciliğin gazap ve hasedin, galeyan etmesinden sakının. Onların her birisiyle mücadele edecek hazırlığınız olsun: Şöyle ki bu işlerin akıbetini-sonuçlarını düşünün. Bunlardan kaçınarak rezil olmaktan kurtulacağınızı, fazilet elde edeceğinizi, ahiretinizi ıslah edeceğinizi ve bilahare tahammüllü olmanız gerektiğini düşünün (ve ona göre davranın)." (Gurer-ül Hikem, hadis: 2565)
    Yine şöyle buyurmaktadır: "Dünya, o kadar küçük, değersiz ve alçaktır ki onda kinlere teslim olup düşmanca yaşamaya asla değmez!" (Gurer-ül Hikem, hadis: 1804)
    Kincilerin kinlerini bertaraf etmek için başkalarının da vazifeleri vardır tabi ki: Evvela yukarıda da değindiğimiz gibi insanları yaptıkları yanlıştan dolayı sürekli kınama, küçümseme vs. yollara başvurmaktan şiddetle kaçınmalıyız. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi Hz. Ali (a.s) buyuruyordu ki: "Kardeşinde olan (yanlışlara) tahammül et ve sıkça kınama ve azarlama yoluna gitme; zira bu, kin ve düşmanlığa yol açar." (Bihar-ül Envar, c.77, s.212)
    Saniyen başkalarının kin ve düşmanlığına maruz kalmak istemeyen kimsenin kendisi de onlara karşı kin gütmemelidir. Bakın Hz. Emiru’l Mu’minin ne buyuruyor: "Başkasının göğsünden (sana karşı olan) kötü (his ve düşünceleri) temizlemek istiyorsan, kendi göğsünde (onlara kaşı) olan (kin ve düşmanlıklar)ı söküp at." (Bihar-ül Envar, c.75, s.212)
    Allah Resulü (s.a.a) de şöyle buyurmaktadır: "(Başkalarına karşı) güler yüzlü olmak, (onlarda olabilecek) kin ve düşmanlığı yok eder." (Tuhef-ül Ukul, s.45)
    Hz. Ali (a.s): "Onları güler yüzle karşıla; böylece kin ve düşmanlıklarını yok etmiş olursun." (Gurer-ül Hikem, hadis: 5129)
    Yine şöyle buyurmuştur: "İnsanın, dostlarının kalbini kazanma ve düşmanlarının kalbinden kin ve düşmanlığı yok edebilmelerinin en güzel yolu, onlarla karşılaştığında güler yüzlü olmaları, ortada gözükmediklerinde onları arayıp sormaları ve huzurlarında onlara karşı hoş ve güler yüzlü davranmalarıdır." (Bihar-ül Envar, c.78, s.57)
    Aslında böyle bir davranış, insana karşı olan kin ve düşmanlıkları yok etmenin yanı sıra manevi açıdan da insana çok faydası vardır. Bu konuda bir hadisi dikkatinize sunmakla yetiniyorum:
    Emir-ül Mu’minin Ali (a.s): "(Mu’min) kardeşlerinizle karşılaştığınızda onlarla tokalaşın ve onlara karşı açık ve güler yüzlü olun; bunu yaparsanız, birbirinizden ayrıldığınızda üzerinizde olan vizr u veballeriniz dökülür." (Bihar-ül Envar, c.76, s.20)
    Tabi şunu da bilmemiz gerekir ki bu açıklamalar, mu’minlerin kendi arlarındaki ilişkiler için geçerlidir. Yoksa her mu’min, Allah’ın dostuyla dost ve düşmanıyla düşman olmalıdır; Allah’ın dostlarının dostuyla dost, dostlarının düşmanlarıyla düşman olmalıdır. Allah’ın düşmanlarının dostlarıyla düşman olmalıdır. Bu onun imanının bir parçası olan tevelli ve teberri vazifesidir ve sonuna kadar devam etmelidir.
    Allah-u Teala Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyurmaktadır: "Muhammed Allah'ın elçisidir. Onun yanında bulunanlar da kâfirlere karşı çetin, kendi aralarında merhametlidirler…" (Fetih, 29)
    Allah-u Teala bizlere güzel sıfatlarla süslenmeyi ve kötü ve rezil sıfatlardan kendimizi arındırmayı nasip buyursun.
#13.09.2022 14:50 0 0 0