Selam millet, geçen gün kahvede oturmuş arkadaşlarla laklak ederken konu bir şekilde eski deyimlere ve atasözlerine geldi. Bizim çocuklardan biri öyle bir şey söyledi ki, masadaki herkes "Nasıl yani?" deyip telefonlara sarıldı. Meğer yıllardır doğru bildiğimiz, günlük hayatta patır kütür kullandığımız bazı sözleri tamamen yanlış anlıyormuşuz.
Düşünsenize, bir durumu açıklamak için heyecanla bir atasözü patlatıyorsunuz ama aslında söylediğiniz şeyin orijinaliyle uzaktan yakından alakası yok. Bu aydınlanmayı yaşadıktan sonra biraz araştırdım ve cidden çok garip şeylerle karşılaştım. Sizinle de paylaşmak istedim çünkü bence masalarda fena geyik konusu oluyor.
Asker Uykuda mı Yoksa Su mu Akıyor?
Mesela en bilinenlerden biri "su uyur düşman uyumaz" lafıdır. Hepimiz bunu "su bile akar gider, durur, uyur ama düşman boş durmaz" diye yorumlarız değil mi? İşin aslı hiç öyle değilmiş. Oradaki "su" aslında bildiğimiz su değil, eski Türkçede asker anlamına gelen "sü" kelimesiymiş. Yani doğrusu "ordu uyur, düşman uyumaz" demekmiş. Yıllardır dere kenarında suyun uyumasını bekleyen ben, bu gerçeği öğrenince ufak bir şok yaşadım.
Bir de şu meşhur "güzele bakmak sevaptır" mevzusu var. Bunu genellikle estetik bir şeye, ya da daha çok karşı cinse bakmayı meşrulaştırmak için kullanırız. Ama işin aslı aslında "güzel bakmak sevaptır" şeklindeymiş. Yani bir şeye iyi niyetle, güzel bir gözle, fesatlık yapmadan bakmanın sevap olduğundan bahsediliyor. Biz olayı tamamen kendi işimize geldiği gibi yontmuşuz resmen.
Aptal Değil Abdalmış O
Beni en çok şaşırtan ise "aptala malum olurmuş" lafı oldu. Bir şeyi önceden tahmin eden biriyle dalga geçmek için söyleriz genelde. Ama işin aslı derviş, ermiş insan anlamına gelen "abdal" kelimesiymiş. Yani sezgileri güçlü olan dervişlere malum olur anlamındayken, biz onu bildiğin hakarete çevirmişiz.
Daha bunun gibi "eşek hoşaftan (hoş laftan) ne anlar" falan gibi bir sürü örnek var. Biz toplum olarak dilin sınırlarını zorlamayı, kelimeleri kendimize göre eğip bükmeyi çok seviyoruz galiba.
Sizin de böyle sonradan duyup "hadi canım, bunca yıldır yanlış mı biliyormuşuz" dediğiniz, doğrusunu öğrenince şaşırdığınız atasözleri veya deyimler var mı? Gelin masayı biraz şenlendirin, dökün içinizi.