Selam millet, geçen gün kafama acayip takılan ve beni derin düşüncelere sevk eden bir konuyu sizinle paylaşmak istedim.
Ben yıllardır haftada 3-4 gün düzenli spor salonuna giden, yediğine içtiğine az çok dikkat etmeye çalışan biriyim. Ama geçen hafta akıllı saatimin verilerine bakarken acı bir gerçekle yüzleştim. Günün neredeyse 9-10 saatini bilgisayar başında, kelimenin tam anlamıyla popomun üzerinde geçiriyorum. Akşam gidip bir saat deli gibi ter dökünce kendimi sağlıklı yaşam gurusu ilan ediyordum ama aslında durum hiç de öyle değilmiş.
Meğer tıp dünyasında buna aktif sedanter diyorlarmış. Yani hem sporunu yapıyorsun hem de günün geri kalanında bildiğin hareketsiz bir canlı gibi yaşıyorsun.
Sadece Spor Salonuna Gitmek Yetmiyor mu?
Benim gibi düşünen çok insan vardır eminim. "Nasıl olsa akşam spora gideceğim" diyerek gün boyu ofiste su almaya bile üşeniyoruz. İşin aslı, masa başında çalışırken o ihmal ettiğimiz ufak tefek hareketler aslında her şeyden daha önemliymiş. Vücut bütün gün "uyku" modunda kalınca, akşam yaptığımız o 45 dakikalık şok yükleme sistemi kurtarmaya yetmiyor.
Hatta bir yerde okudum, bütün gün hareketsiz kalmanın metabolizmaya verdiği zararı akşamki tek bir idman tamamen nötrleyemiyormuş. Resmen kendi kendimizi kandırıyoruz gibi hissettim bunu öğrenince.
Bu Kısır Döngüyü Nasıl Kıracağız?
Ben kendimce küçük önlemler almaya başladım. Saat başına alarm kurdum, her 50 dakikada bir kalkıp koridorda iki tur atıyorum veya omuzlarımı, bacaklarımı esnetiyorum. Telefonla konuşurken kesinlikle ayağa kalkıp oda içinde turluyorum. Eve dönerken de metrodan bir durak önce inip yürümeye başladım. İnanılmaz ama o gün boyu üzerime çöken ağırlık hissi hafiflemeye başladı.
Aranızda benim gibi gün boyu sandalyeye yapışık yaşayıp akşam vicdan azabıyla spora koşan var mı? Siz bu gün içindeki hareketsizliği kırmak için neler yapıyorsunuz? Yoksa "ben haftada 3 gün ağırlığımı kaldırırım, gerisine karışmam" kafasında mısınız? Gelin bir tartışalım, dökülün bakalım.