Selam arkadaşlar, uzun zamandır kafamı kurcalayan ve muhtemelen birçoğunuzun da dönem dönem yaşadığı bir konuyu açmak istedim.
Geçen gün tam ezan okunurken alarm çaldı. İçimden dedim ki "Sadece 5 dakika daha gözlerimi kapatayım, hemen kalkıyorum." Sonuç ne oldu dersiniz? Saat iki saat ileri fırlamış, güneş tepeme dikilmiş! O anki pişmanlık ve hissettiğim o vicdan azabı gerçekten tarif edilemez.
Şeytanın En Tatlı Tuzağı: 5 Dakika Daha
İşin garip yanı, normalde işe veya okula giderken çalar saati duyar duymaz fırlayan ben, konu sabah namazı olunca bir anda dünyanın en ağır uykusuna dalıyorum. Yatak sanki beni içine çekiyor, yorgan pamuktan bir dağ gibi üzerime çöküyor. Hani derler ya insan en tatlı yerinden sınanır diye, gerçekten de öyle.
Aranızda bunu çözebilen var mı? Mesela telefonu odanın diğer ucuna koymayı denedim, kalkıp yürüyüp alarmı kapatıp geri yattım haha. Gece su içip yatmak diyorlar, onu da yaptım ama yine de nefisle olan o amansız mücadeleyi bazen kaybedebiliyorum.
İradeyi Güçlendirmek İçin Ne Yapmalı?
Bazen düşünüyorum da, mesele aslında sadece uykuyu bölmek değil; o anki manevi irade meselesi. İnsan zihni kalkmamak için çok hızlı bahane türetiyor. Ama kalkıp o soğuk suyla abdest aldıktan sonra kılınan o iki rekatın verdiği huzur da başka hiçbir şeyde yok. O sessizlikte, herkes uyurken secdeye gitmenin hissi bambaşka.
Peki siz bu durumu nasıl aşıyorsunuz dostlar? Sabahları rahatça uyanabilmek için uyguladığınız özel bir yöntem, kendinize söylediğiniz bir söz var mı? Tecrübelerinizi bekliyorum, biraz dertleşelim.