Selam millet, dün arabayı rot balansa götürdüm, usta alt takımla uğraşırken öyle bir laf etti ki dünden beri kafamın içinde yankılanıyor resmen.
Adam sigarasını yakıp bana döndü, "Yeğenim, boş teneke çok ses çıkarır ama içi dolu olanı taşımak da adamın belini büker" dedi. Durup dururken öyle bir moda girdim ki sanki oto sanayide değil de Antik Yunan’da felsefe akademisinde gibiyim. İşin garibi, bu tarz sözleri ne zaman duysam oturup üzerine saatlerce düşünesim geliyor.
Kitaplarda Aramayıp Sokakta Bulduğumuz Felsefe
Yıllarca kütüphaneler dolusu kitap karıştırırsın, afili yazarların aforizmalarını okursun ama bazen sabahın köründe kepenk açan kırk yıllık bir esnafın iki lafı gelir hepsini çöpe attırır. Mesela bizim mahalledeki kahveci geçen gün masayı silerken masadaki gençlere "Hızlı koşan atın izi belli olmaz derler ama tozu da kendi gözüne kaçar" dedi. Nereden buluyorsunuz abi bunları? Hangi hayat tecrübesi, hangi yaşanmışlık damıtılıp bu hale geliyor gerçekten hayret ediyorum.
Bence bu topraklarda yaşayan insanların en büyük yeteneği, en karmaşık dertleri tek bir okkalı cümleyle özetleyebilmesi. Ne süslü laflara ihtiyaç var ne de kasıntı cümlelere.
Aranızda böyle berberde, takside ya da sanayide denk gelip de kafasına kazınan, unutamadığı bir laf olan var mı? Paylaşın da biraz aydınlanalım akşam akşam.