Selam çocuklar, geçen gece YouTube'da takılırken eski bir Cillian Murphy röportajına denk geldim. Adamdaki o "benim burada ne işim var, bitse de gitsek" tavrı öyle bir dikkatimi çekti ki, oturdum hayatını biraz kurcaladım.
Düşünsenize, adam Oppenheimer ile Oscar aldı, Peaky Blinders ile dünya çapında bir fenomene dönüştü ama hâlâ magazin basınına röportaj verirken acı çekiyor gibi duruyor. Aslında gençken tek hayali rock yıldızı olmakmış. Hatta grubuyla ciddi bir albüm sözleşmesi imzalamak üzereyken son anda vazgeçip tiyatroya sarmış. İyi ki de sarmış vallahi, yoksa Thomas Shelby gibi bir efsaneden mahrum kalacaktık.
Beni en çok şaşırtan detay ne oldu biliyor musunuz? Adam sırf çocukları "çok İngiliz aksanıyla" konuşmasın ve magazin saçmalıklarından uzak büyüsün diye Londra'daki evini satıp doğduğu yer olan İrlanda'ya taşınmış. Akıllı telefon bile kullanmadığı söyleniyor, sosyal medyayla zaten hiç alakası yok. Kırmızı halı yürüyüşlerini ve galaları işinin "katlanılması gereken en sinir bozucu kısmı" olarak tanımlıyor.
Bizim piyasada iki bölüm dizide oynayıp kendisini dünya starı zanneden tipleri düşününce, Cillian'ın bu tavrı bana inanılmaz karizmatik geldi. Sadece işini en iyi şekilde yapıp sonra kendi kabuğuna çekilen o eski usül sanatçılardan biri.
Popülerlik mi Yoksa Huzur mu?
Açıkçası Hollywood gibi her şeyin sahte gülücükler ve prim üzerine kurulu olduğu bir sektörde bu kadar "normal" kalabilmek gerçekten büyük başarı. Adam röportajlarında bildiğin "ben sadece akşam evine dönmek isteyen bir memurum" kafasında takılıyor.
Aranızda adamın filmlerini veya yaşam tarzını takip eden var mı? Sizce bu kadar gözden uzak yaşamak ve medyadan kaçmak kariyerine zarar veriyor mu, yoksa tam tersine insanlardaki merak duygusunu besleyip onu daha mı devleştiriyor?