Güneş yüzeyinde gerçekleşen şiddetli patlamalar ve taç yütüm atımları coronal mass ejection, milyarlarca ton plazma bulutunu doğrudan Dünya'ya doğru fırlatmaktadır. Bu yüksek enerjili parçacıklar gezegenimizin manyetosfer katılımı ile karşılaşmasa, atmosferimiz çok uzun süre önce güneş rüzgarları tarafından süpürülmüş olurdu.
Ancak jeomanyetik fırtınaların şiddeti arttıkça, yörüngedeki uyduların iletişim sistemleri, küresel konumlandırma sistemleri GPS ve yer altındaki uzun elektrik iletim hatları ciddi bir indüksiyon akımı tehdidiyle karşı karşıya kalmaktadır. Tarihsel süreçte kaydedilen Carrington Olayı gibi devasa fırtınaların günümüzdeki dijital altyapıyı nasıl etkileyeceği konusu, astrofizikçilerin ve telekomünikasyon mühendislerinin üzerinde en çok çalıştığı risk senaryolarından biridir. Bu kozmik olayların erken uyarı sistemleriyle ne kadar önlenebileceği ve şebekelerin nasıl korunduğu merak konusudur.