Geceleri otoyollarda seyir halindeyken farlarımızın ışığıyla aniden parlayan o küçük plastik kedi gözü reflektörler, trafik güvenliğinde hayati bir rol oynamaktadır. Aslında bu malzemelerin arkasında son derece zarif bir optik mühendisliği yatar. Sürücülerin hayatını kurtaran bu küçük araçlar, gelen ışığı dağıtmak yerine tam olarak geldiği kaynağa, yani aracın farlarına geri yansıtacak şekilde tasarlanmıştır.
Bu mucizevi geri yansıtma prensibi, kübik köşe reflektörleri adı verilen özel geometrik formlar sayesinde gerçekleşir. Birbirine dik açıyla yerleştirilmiş üç düzlem ayna düşünün; bu sisteme giren her ışın, yüzeylerden üç kez yansıyarak tam olarak geldiği paralel eksene geri döner. Bu mekanizmanın doğadaki en güzel benzeri ise bazı bitki tohumlarında ve deniz canlılarının göz yapılarında karşımıza çıkmaktadır.
Günümüz ulaşım teknolojisinde boya teknolojileri ve mikro-prizmatik yüzeyler geliştikçe bu reflektörlerin verimliliği de katlanarak artmaktadır. Enerji harcamadan tamamen pasif bir şekilde çalışan bu optik sistemlerin fiziksel sınırları ve üretim detayları üzerine düşünmek, insan zekasının doğadaki yansımalarını keşfetmek adına oldukça ilham vericidir.