Evde Giymelik Delik Tişörtü Atamama Sevdası

Son güncelleme:
  • Selam millet, geçen gün dolabı düzenlerken fark ettim de, lise yıllarından kalma, yakası hafif sünmüş, kolaltında ufak bir deliği olan o siyah tişörtüm hâlâ duruyor. Hatta durmakla kalmıyor, eve girer girmez ilk giydiğim şey oluyor. Annem veya kız arkadaşım ne zaman görse "at artık şunu paçavra olmuş" diyor ama konfor seviyesi o kadar yüksek ki bir türlü kıyamıyorum.

    Yani dışarı çıkarken dünyanın parasını verip aldığımız o şık kıyafetlerin hiçbiri, evdeki o şekilsiz, rengi solmuş penye kadar huzur vermiyor bana. Dolapta pırıl pırıl bir sürü ev kıyafeti var aslında ama eve girip üstümü değiştirirken elim otomatik olarak yine o emektara gidiyor.

    Sizce Bu Bir Psikolojik Sığınak mı?



    Bazen düşünüyorum da, acaba dışarıda sürekli "düzgün görünme" çabasından sonra eve gelip o en salaş halimize bürünmek bizi zihnen mi rahatlatıyor? Bütün gün işte, okulda ya da sokakta bir kalıba giriyoruz, tabiri caizse jilet gibi takılıyoruz. Eve gelince o tüm "kusursuz görünme" baskısını, o emektar tişörtü sırtımıza geçirince üzerimizden atıyoruz sanki.

    Aranızda var mı böyle efsanevi ev kıyafetini senelerdir saklayan? Eşiniz veya anneniz gizlice çöpe atmasın diye koruma kalkanı oluşturduğunuz oluyor mu? Varsa nedir o kıyafetin hikayesi, bir anlatın da yalnız olmadığımı bileyim.
0 0 0