Selam kızlar, dün sabah yaşadığım şu sinir krizini buraya yazmazsam gerçekten çatlarım.
Geçen hafta bilinen bir kozmetik mağazasındayım, içerisi pırıl pırıl, aynalar zaten insana kendini Hollywood yıldızı gibi hissettiriyor. Dedim ki bu sefer paraya kıyacağım, artık cildime cuk oturan o meşhur fondöteni alacağım. Çalışan arkadaş yanağıma denedi, boynumla eşitledi, spotun altına geçtik baktık. Yemin ederim yüzümde filtre var gibi durdu, resmen büyülendim. Kasada ödemeyi yaparken kartımın içi cız etti ama "neyse artık yüzüm gülecek" diyerek kendimi teselli ettim.
Ertesi Sabah Aynaya Baktığımda Gördüğüm Manzara
Ertesi gün hevesle paketi açtım, güzelce sürdüm. Doğal gün ışığı alan banyodaki aynaya bir döndüm ki... Bildiğiniz havuç gibi turuncuyum! Boynum apak kalmış, yüzüm mandalina kabuğu kıvamında parlıyor. Artık ürün hava aldıkça oksitlendi mi, yoksa o mağazanın hileli spot ışıklarının bir oyunu mu gerçekten çözemedim.
İşin kötüsü bu ilk defa da başıma gelmiyor. Ne zaman bir şeyi mağazada deneyip "işte bu hayatımın ürünü" desem, eve gelince ya kireç gibi soluk duruyor ya da iki saat sonra yüzümde fırınlanmış kiremit rengine dönüşüyor. Doğru rengi görmek için tester sürüp mağazadan dışarı caddeye koşsak güvenlik peşimize düşecek, öyle bir çaresizlik.
Paramız Çöp Olmasın Diye Ne Yapacağız?
Şimdi dünyanın parasını bayıldığım o cam şişe masamda bana bakıyor, ben ona bakıyorum. Çöpe atsan atılmaz, öylece kalsa vicdan azabı. İçine mavi ya da beyaz mikser damlalardan damlatıp rengi kırsam toparlar mı, yoksa daha mı berbat ederim emin olamıyorum.
Aranızda bu oksitlenme derdini veya mağaza ışığı tuzağını alt edebilen var mı? Siz doğru rengi ve o gizemli alt tonu tutturmayı nasıl başarıyorsunuz, cidden taktiği olan varsa bir el atsın.