Selam arkadaşlar, dün gece televizyonda Machete filmine denk geldim de yine oturdum Danny Trejo’nun o jilet gibi sert suratını izledim. Sonra içimden dedim ki, yahu bu adamın hayatı gerçekten senaryolardan bile daha çılgın. Aramızda adamı tanımayan yoktur herhalde; nerede hapisten kaçmış bir Meksikalı mafya, nerede pala bıyıklı psikopat bir tip varsa direkt bu adam oynar. Ama işin perde arkasını bilmeyen çok kişi var.
Çoğumuz onu Hollywood zengini bir aktör sanıyoruz ama adam 40’lı yaşlarına kadar hayatının yarısını demir parmaklıklar ardında geçirmiş.
San Quentin Zindanlarından Boks Şampiyonluğuna
Adam daha çocuk yaşta sokaklara düşüyor, uyuşturucu ve silahlı soygun derken gençliğinin neredeyse tamamı ıslahhaneler ve cezaevlerinde eriyip gidiyor. Hatta Amerika’nın en belalı hapishanelerinden biri olan San Quentin'de yıllarca yatıyor. Oradayken hem hafif hem de orta sıklette cezaevi boks şampiyonu oluyor. Düşünsenize, içeride hayatta kalmak için dövüşen biri.
O dönem bir gardiyanı yaralama davasında hücreye atılıyor ve neredeyse idamla yargılanacak duruma geliyor. Danny Trejo tam o dip noktada kendi kendine bir söz veriyor: "Buradan sağ çıkarsam hayatımı tamamen değiştireceğim." Ve cidden dediğini yapıyor; hapiste uyuşturucuyu bırakıp rehabilitasyon programlarına katılıyor.
Tesadüfün Böylesi: Set Arkasından Başrole
Hapisten çıktıktan sonra gençlere bağımlılıktan kurtulmaları için rehberlik yapmaya başlıyor. Bir gün yardım ettiği gençlerden biri film setinde çalışırken kriz geçiriyor ve Danny’yi sete çağırıyor. Danny sete gittiğinde hayatının dönüm noktası yaşanıyor.
Setteki senaristlerden biri meğer onunla aynı dönem San Quentin’de yatmış eski bir mahkum çıkmasın mı? Adam Danny'yi görür görmez tanıyor ve "Sen içerideki o efsane boksör değil misin?" diyor. Başrol oyuncusu Eric Roberts’a boks öğretmesi için Danny’ye günlük 320 dolar teklif ediyorlar. Adam o gün için "Hayatımda hiç bu kadar yasal parayı bir arada görmemiştim" diyor. Sonra yönetmen Andrei Konchalovsky onun yüzündeki o doğal sertliği ve devasa dövmelerini fark edip "Seni filme de alıyoruz" deyince sinema macerası başlıyor.
Bugün adamın oynadığı film sayısı 300'ü geçti belki de. Ama adamdaki şu prensip beni hep çok etkilemiştir: Danny Trejo filmlerinde kötü karakteri oynuyorsa, o karakterin mutlaka filmin sonunda ölmesini şart koşuyor. Sebebini sorduklarında ise "Sokaktaki çocuklar kötülüğün yanlarına kar kalacağını sanmasın, cezasını çektiğimi görsünler" diyor.
Valla ne yalan söyleyeyim, bana göre gerçek bir hayatta kalma ustası. Siz ne düşünüyorsunuz arkadaşlar? Adamın tipini görüp de eskiden cidden tırsan tek ben miydim, yoksa aranızda hikayesini önceden bilen var mıydı?