Selam millet, geçen akşam canım sıkkın bir şekilde koltuğa yayılmış televizyonda zap yaparken yine Soysuzlar Çetesi filmine denk geldim. Albay Hans Landa karakterini ne zaman izlesem adamın o süt içtiği sahnedeki oyunculuğuna ayrı bir hayran kalıyorum. Sonra durup kendi kendime dedim ki, bu adam kimdi, nereden çıktı da bir gecede tüm dünyanın konuştuğu bir efsaneye dönüştü? Küçük bir geçmişini kurcalayayım dedim, karşıma çıkan hayat hikayesi beni resmen kendime getirdi.
Çoğumuz bu adamı ilk kez 2009'da o film vizyona girince tanıdık değil mi? Sanki Hollywood gökten zembille dahi bir aktör indirmiş gibiydi. Oysa arka plan hiç de öyle ışıltılı değilmiş arkadaşlar.
Kariyer Bitti Derken Tarantino ile Karşılaşmak
Adam meğerse tam 30 küsür yıl boyunca Avusturya ve Almanya televizyonlarında üçüncü sınıf polisiye dizilerde, kimsenin umursamadığı sıradan yapımlarda sürünmüş. Düşünsenize; 50 yaşına gelmişsiniz, gençlik hevesleriniz çoktan sönmüş, sırf kiranızı ödeyebilmek için istemediğiniz vasat projelerde öylesine koşturuyorsunuz. Hatta öyle bir noktaya gelmiş ki Waltz, artık oyunculuğu tamamen bırakıp köşesine çekilmeyi, başka bir işle uğraşmayı ciddi ciddi düşünmeye başlamış.
Tam o sıralarda Quentin Tarantino senaryoyu yazmış ama filmi çekemiyor. Çünkü aradığı karakteri oynayabilecek kimse yok. Tarantino aylarca "Almanca, Fransızca ve İngilizceyi ana dili gibi konuşabilen, aynı anda hem çok sempatik hem de safi şeytan olabilecek" bir aktör arıyor ve bulamadığı için projeyi tamamen rafa kaldırmaya karar veriyor. Derken bir ajans aracılığıyla Christoph Waltz deneme çekimine giriyor. Tarantino adamın tiradını dinledikten sonra senaryoyu masaya vurup "Karakterimi buldum, film kurtuldu" diyor.
Pes Etmemenin En Somut Hali
Sonrasını zaten biliyorsunuz; adam birkaç yıl arayla iki tane Oscar heykelciğini cebine koyup adını sinema tarihine altın harflerle yazdırdı. 50 yaşından sonra gelen bu başarı bana inanılmaz ilham veriyor. Bazen 25-30 yaşımıza geldiğimizde bile sanki hayattaki bütün trenleri kaçırmışız gibi bir panik hali çöküyor ya üstümüze, işte bu adamın hikayesi o hissi darmadağın ediyor.
Siz ne düşünüyorsunuz bu adam hakkında? Aranızda "artık benden geçti, yaş kemale erdi" derken hayatında beklemediği bir kırılma noktası yaşayan var mı? Gelin aşağıda biraz dertleşelim.